Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Vatandaş kavga istemiyor

Yalova'da su sorunu gündemde. AK Parti eski İl Başkanı Bağatar'ın "suyumuz bitiyor" açıklaması sonrası, Başkan Gürel su sıkıntısının önlem alınmamasından kaynaklandığını belirtti. Projeler onay sürecinde uzarken, Yeşil Körfez Su Birliği finansal zorluklar yaşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 12.01.2026 08:42
Haber Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 08:43
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bolge.com.tr
Vatandaş kavga istemiyor

Yalova da su siyaseti başladı. AK Parti eski İl Başkanı Muğlim Bağatar’ın yaptığı samimi itiraftan sonra su krizi konusunda AK Parti yönetimi tarafından suçlanan belediye başkanı Mehmet Gürel’in belediye meclisinde yaptığı açıklamada,” Öncelikle, AK Parti’nin bir önceki dönem il başkanı sosyal medyada bir paylaşım yaptı. “Suyumuz bitiyor diyorlar. Bitecek tabii. Yatırım lazım dedik.

PROJE HAZIRDI AMA…

Tek yapacağımız Ankara’dan onay almaktı. Proje hazırdı, zemin etüdü yapılmıştı. Altı yıldır yaptıramadım, bu da benim ayıbım olsun” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bu açıklamanın ardından ortam hareketlendi. Muhtemelen mevcut il yönetimi de bu paylaşım üzerine, konuyu CHP’ye veya ilgili belediyeye nasıl yönlendirebileceklerini tartıştı.

Ardından mevcut AK Parti İl Başkanı bir açıklama yaptı. Hatta Fatih Bey de bu açıklamalara katkı sundu. Açıklamada, “Başkan Gürel görevini yapsaydı bugün su sıkıntısı yaşamazdık” denildi.

Yani AK Parti İl Başkanı, benim görevimi yapmadığımı ve bu nedenle su sıkıntısı yaşandığını iddia etti. Ayrıca “DSİ uyarmıştı” denildi.

Peki, DSİ ne demiş? Kuraklık var, tedbirlerinizi alın demiş. Tarih: 11 Nisan. Devamında, “Kuyularımız var, bu kuyulardan saniyede şu kadar litre su çıkıyor. Bunlar devreye alınsaydı bugün susuzluk yaşanmazdı” ifadeleri kullanıldı. Ardından yıllardır yapılmayan ama yapılacak denilen birçok konu sıralandı.

Fatih Bey de yerel idarenin görevinin biriken suyu şehre ulaştırmak olduğunu, kayıp-kaçak oranlarının yüksek olduğunu ve altyapıya önem verilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca su deposu yapılması gerektiğini, Yalova Merkez İlçesi için onaylanan yaklaşık 4,5 milyar liralık bütçenin önemli bir kısmının bu konuya ayrılması gerektiğini ifade etti” şeklinde konuştu.

“Aylar öncesinden, “Kasım ayında bir gün, aralık ayında bir gün yağmur yağacak” diye öngörüp, kuyuları halkın kullanımına mı açacaktık?

Kamuoyunda bahse konu olan DSİ yazısı hakkında bilgilendirmede bulunan Başkan Gürel, “DSİ bize 11 Nisan’da yazı yazdı. Peki neden? Çünkü biz 27 Mart’ta DSİ’ye yazı yazmışız ve kuyularla ilgili bilgi istemişiz.

KUYULAR NEREDE..?

Baraja takviye için meğerse sadece 3 kuyu varmış..!

DSİ de buna cevap vermiş. Görevi zaten bu. Şimdi deniliyor ki “Kuyular devreye alınsaydı sorun olmazdı.” Peki bu kuyular nerede biliyor musunuz? Toplam 15 kuyumuz var. Bunların 11’i Altınova ilçesinde: 4’ü Altınova merkezde, 2’si Subaşı’nda, 3’ü Taşköprü’de, 1’i Kaytazdere’de.

3 kuyu Kadıköy’de, onlar zaten baraja ve arıtmaya bağlı. 1 kuyu Elmalı’da, o da saniyede 6 litre verimi olduğu için kapalı durumda.

Yani bahsedilen kuyular Yalova merkezle ilgili değil. Altınova ve çevresindeki belediyelerin uhdesinde olan kuyular bunlar. Barajla ya da arıtmayla doğrudan bir bağlantıları yok. Şimdi bu açıklamalardan nasıl bir anlam çıkarmam bekleniyor? Aylar öncesinden, “Kasım ayında bir gün, aralık ayında bir gün yağmur yağacak” diye öngörüp, kuyuları halkın kullanımına mı açacaktık? Böyle bir şey olabilir mi? Zaten acil durumlarda kuyu suları devreye alınıyor.

DSİ her ay tüm belediyelere kuraklık uyarısı yazıları gönderiyor. Bu sadece DSİ’nin bildiği bir durum değil; bütün dünya biliyor. Kuraklık olacak. Biz de buna göre kayıp-kaçakları azaltmak, altyapıyı iyileştirmek ve tasarrufu teşvik etmekle yükümlüyüz. Eğer siyaset yapılacaksa, “20 yıldır neden baraj ya da gölet yapılmıyor?” diye sormuştu.

SU SİYASETİ BAŞLADI

İşte bu açıklamalardan birkaç gün sonra, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili il binasında basın mensupları ile buluştu.

Güçlü, süreci tüm ayrıntılarıyla anlatarak Yalova Belediyesi yönetimini bilgi eksikliği ve yönetim zafiyetiyle eleştirdi.

‘KUYULARDAN HABERİ YOK’..

Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in siyaset yaptığını söyleyen Başkan Umut Güçlü, “Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor.

Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız.

Mehmet Başkan ‘bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokol ile bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?” dedi.

DERENİN KENARINDA BURNUNU TUTUYORDU’..

“Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor.Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız.

ANKARA’DA ONAYLANMIŞ DOSYA YOKMUŞ?

DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok.

Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır.

Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir” ifadelerine yer verdi.

‘YALOVA’YI BU HALE TEDBİRSİZLİK GETİRDİ’..

Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyledi. Umut Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başkan Bey aylar öncesinden ‘yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor.

Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir.

Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a.”

‘KURTKÖY HATTINDAN NEDEN SU ALINMAYA DEVAM EDİLMEDİ?’

Yapılması gereken çok açıktı. Kasım–Aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak.

Her şeyi çarpıtıyor

Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir.

Sabotaj da gündemdeydi..

Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu, 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?”

Yıllardan beri baştakilerin bildiği ve halkın bilmediği bir gerçek var..Neden tam suda tasarruf yapılamıyor.Yeşilkörfez su birliği bir veya iki belediye hariç paralarını belediyelerden tahsil edemiyor. Ya dere ağzından tankerlere yada fabrikalara su satıyor. Birliği öyle ayakta tutuyor. Bazı belediyeler halktan topladığı paraların üstüne yatıyor. Yaz hesaba deniyor.Yani gasp ediyor.

KRİZİN GÖRÜNMEYEN GERÇEĞİ: YEŞİLKÖRFEZ SU BİRLİĞİ SANAYİ SUYUNA BAĞIMLI HÂLE GELDİ

Yalova’daki su tartışmalarında şimdiye kadar yüksek sesle dile getirilmeyen kritik bir gerçek gün yüzüne çıkıyor:

Sanayi kuruluşları kullandıkları suyun bedelini düzenli olarak Yeşil Körfez Su Birliği’ne ödüyor.

Birlik de tüm masraflarını bu gelirle çeviriyor.

Yani sistem, tamamen sanayiden gelen para sayesinde ayakta duruyor.

VATANDAŞIN ÖDEDİĞİ SU PARASI BİRLİĞE UĞRAMIYOR

İddialara göre Yalova Belediyesi ve bazı ilçe belediyeleri:

Vatandaşlardan su faturası topluyor,

Ancak bu faturaların karşılığını Yeşil Körfez Su Birliği’ne tam olarak aktarmıyor.

Bu nedenle Birlik, giderlerini karşılayabilmek için sanayiden gelen ödemelere bağımlı hâle gelmiş durumda.

“FABRİKALARA SUYU KESİN” DİYEMEMELERİN SEBEBİ BU

Bu finansal yapı çok sert bir sonuca yol açıyor:

Fabrikaların suyu kesilirse, Yeşil Körfez Su Birliği kendi masraflarını karşılayamayacak.

Çünkü:

İşletme giderleri

Enerji giderleri

Bakım ve onarım

Personel maaşları

Arıtmaların çalışması

Pompa ve hatların maliyetleri

tamamen sanayiden gelen su faturalarıyla ödeniyor.

Yani görünürde “sanayiye ayrıcalık” gibi duran bu durumun arka planında aslında mecburi bir finansal bağımlılık var.

Bu da şu gerçeği ortaya çıkarıyor:

Yeşil Körfez Su Birliği, bugün sanayi gelirleri olmadan ayakta duramıyor.

BU MODEL NİÇİN RİSKLİ?

Bu sistem Yalova için büyük bir tehlike barındırıyor:

Sanayi suyu aksarsa Birlik kilitleniyor,

Birlik kilitlenirse arıtma ve pompa sistemleri duruyor,

Sistem durursa önce sanayi değil, vatandaş susuz kalıyor.

Bu da şu temel soruyu gündeme getiriyor:

Bir şehrin su güvenliği, neden sanayi faturalarına bağımlı hâle getirildi?

20 YILIN HESABI: UCUZA SU POLİTİKASI BUGÜNE GETİRDİ

Yıllardır:

Altyapı yenilenmedi,

Kayıp-kaçak azaltılmadı,

Yeni baraj yapılmadı,

Gelir modeli güncellenmedi.

Sonuç olarak bugün Yalova, sanayi suyu kesilirse çökecek bir su yönetim modeli ile karşı karşıya.

Tartışmalar siyasi zeminde dönse de mesele aslında çok daha derin:

Yalova’nın su yönetimi sürdürülemez bir finansal modele mahkûm edilmiş durumda.

Sanayinin ödediği para sayesinde dönen bir birlik,

Vatandaştan toplanıp aktarılmayan faturalar,Ve tüm sistemi kilitleyen bir bağımlılık…

Bu tablo değişmeden su krizi bitmeyecek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.