Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) ile Bursa Felsefe Kulübü’nün birlikte düzenlediği Açık Kapı Toplantıları / Felsefe Söyleşilerinin 2023-2024 döneminin ilk toplantısında, “Türkiye’de Sosyal Felsefenin Dünü ve Bugünü” konuşuldu.
Haber Giriş Tarihi: 25.10.2023 12:20
Haber Güncellenme Tarihi: 25.10.2023 12:20
Kaynak:
IGF
BURSA (İGFA) - Moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen’in yaptığı toplantıda konuşan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtul Gülenç, sosyal felsefenin Platon’la başlatılabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Gülenç, Platon'un Devlet adlı eserinde iyi bir toplumun nasıl inşaa edilebileceğini tartıştığını kaydetti.
Türkiye’de ise sosyal felsefenin 1933’te üniversite reformuyla hayatımıza girdiğini ifade eden Prof. Dr. Gülenç, “Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi olmasıyla başlayan bir süreç de diyebiliriz. Cumhuriyetin kurucu kadrosu bunu gerçekleştirdi”. Prof. Dr. Macit Gökberk’in bu dönem için en önemli isim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gülenç, Gökberk’in felsefenin Türkçe yapılmasına çok önemli bir katkısının olduğunu da ifade etti. Prof. Dr. Gülenç, 1933-1960 arasının Türkiye’de cumhuriyetin aydınlanmacı anlayışın oturtulmaya çalışıldığı bir dönemi temsil ettiğini ve pozitivizmin etkisindeki dönem olduğunu da kaydetti. Bu dönemin ulus çizgisinde bir kültür oluşturmayı da gündeme getirdiğini ve burada Macit Gökberk'in katkısının büyük olduğunu söyledi.
1960-1980 arasındaki siyasal hareketlerin de sosyal felsefenin konusu haline geldiği, bu dönemde ulusal ve sınıf temelli hareketlerin ön plana çıktığını ifade eden Prof. Dr, Gülenç, 1980’ler sonrası ise mikro tarihi konuların öne çıktığını belirtti.
Gülenç, gelen sorular üzerine ise günümüzde ise toplum ve doğa ayrımının olmadığın bir tartışmanın özellikle pandemiyle gündeme geldiğini de kaydetti.
Toplantı daha sonra Prof. Dr. Gülenç ve Prof. Dr. Becermen’e “Kır Çiçekleri Okusun Diye” kampanyasına yapılan bağış sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de sosyal felsefe BUSİAD’da konuşuldu
Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) ile Bursa Felsefe Kulübü’nün birlikte düzenlediği Açık Kapı Toplantıları / Felsefe Söyleşilerinin 2023-2024 döneminin ilk toplantısında, “Türkiye’de Sosyal Felsefenin Dünü ve Bugünü” konuşuldu.
BURSA (İGFA) - Moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen’in yaptığı toplantıda konuşan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtul Gülenç, sosyal felsefenin Platon’la başlatılabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Gülenç, Platon'un Devlet adlı eserinde iyi bir toplumun nasıl inşaa edilebileceğini tartıştığını kaydetti.
Türkiye’de ise sosyal felsefenin 1933’te üniversite reformuyla hayatımıza girdiğini ifade eden Prof. Dr. Gülenç, “Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi olmasıyla başlayan bir süreç de diyebiliriz. Cumhuriyetin kurucu kadrosu bunu gerçekleştirdi”. Prof. Dr. Macit Gökberk’in bu dönem için en önemli isim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gülenç, Gökberk’in felsefenin Türkçe yapılmasına çok önemli bir katkısının olduğunu da ifade etti. Prof. Dr. Gülenç, 1933-1960 arasının Türkiye’de cumhuriyetin aydınlanmacı anlayışın oturtulmaya çalışıldığı bir dönemi temsil ettiğini ve pozitivizmin etkisindeki dönem olduğunu da kaydetti. Bu dönemin ulus çizgisinde bir kültür oluşturmayı da gündeme getirdiğini ve burada Macit Gökberk'in katkısının büyük olduğunu söyledi.
1960-1980 arasındaki siyasal hareketlerin de sosyal felsefenin konusu haline geldiği, bu dönemde ulusal ve sınıf temelli hareketlerin ön plana çıktığını ifade eden Prof. Dr, Gülenç, 1980’ler sonrası ise mikro tarihi konuların öne çıktığını belirtti.
Gülenç, gelen sorular üzerine ise günümüzde ise toplum ve doğa ayrımının olmadığın bir tartışmanın özellikle pandemiyle gündeme geldiğini de kaydetti.
Toplantı daha sonra Prof. Dr. Gülenç ve Prof. Dr. Becermen’e “Kır Çiçekleri Okusun Diye” kampanyasına yapılan bağış sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
Kim hesap verecek ?
Yalova’nın en işlek caddesinde ağır tonajlı araçlara izin verilmesi yeniden tartışma yarattı: “Bu kamyonlar şehir merkezinde neden var?”
YALOVA’DA OPERASYON
Manisa Saruhanlı'da fabrika kasası soygunu operasyonunda 8 şüpheli yakalandı, 7'si tutuklandı. Çetenin Akhisar, Bandırma, Orhangazi ve Söğüt'te de hırsızlık yaptığı belirlendi. Operasyon İstanbul ve Yalova'da eş zamanlı düzenlendi.
Manisa’daki fabrika soygununun izi Yalova’ya uzandı, 7 kişi tutuklandı.
Manisa'daki fabrika soygunu operasyonunda 7 kişi tutuklandı. Yalova'da düzenlenen baskınlarda yakalanan 8 şüpheliden 7'si cezaevine gönderildi. Çetenin, Manisa ve diğer 4 ilçede toplam 5 kasa hırsızlığı olayına karıştığı belirlendi.
Yalova Ayağında Dev Operasyon: 810 Milyon TL’lik Vurgun Ağı Çökertildi
Ekonomik Baskı Dolandırıcının İşini Kolaylaştırıyor
VATANDAŞA EVİNi, SATTIRDILAR
Yalova'da kendilerini polis-savcı olarak tanıtan şüpheliler vatandaşı dolandırdı: Evini sattırıp 52bin 650$ ve 999bin TL aldı. Amasya'da 2 şüpheli tutuklandı, 1'i cezaevinde, 1'i firari. Emniyet, vatandaşları uyardı.
Vatandaşa Evini Sattırıp 52 Bin Dolar ve 999 Bin TL’yi Aldılar
Yalova'da kendilerini polis-savcı olarak tanıtan şüpheliler, vatandaşı dolandırarak evini sattırıp 52 bin $ ve 999 bin TL aldı. Amasya'da 2 şüpheli tutuklandı, 1'i cezaevinde, 1'i firari. Emniyet, vatandaşları uyardı.