Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de yaptığı basın açıklamasında, ekonomik krizde 'erken genel seçim' çağrısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 18.08.2024 13:04
Haber Güncellenme Tarihi: 18.08.2024 13:04
Kaynak:
IGF
İZMİR (İGFA) - Büyük bir ekonomik yangının Türkiye'yi yaktığını ifade eden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, "AK Parti, Saray ekonomi üzerindeki kontrolü tam anlamıyla yitirmiş durumda. Erdoğan’ın durumu ekonomi ile ilgili freni patlamış bir belediye otobüsünün yokuş aşağı hızla inen ve gittikçe hızlanan direksiyondaki şoföre benziyor. Yapabileceği hiçbir şey yok. Mehmet Şimşek de biletçi, o da düşmemek için bir yere tutunmuş sallanıyor sadece. Mehmet Şimşek’in modeli çok basit; enflasyonu düşürmek için dövizi sabit tutmak. Bunun için de sıcak paraya ihtiyacı var. Sıcak paraya büyük faiz veriyor. Bu sıcak para sonunda Türkiye’den çıkacak, büyük kazançlar elde ederek çıkacak. Bunun bedelini de bugün tarlada domatesin kilosunu geçen sene 4 lira iken bugün 5 liradan satan çiftçi ödüyor. Bunun bedelini 12 bin 500 liraya geçinmeye çalışan emekli ödüyor" dedi.
Mehmet Şimşek’in politikalarının çöktüğünü iddia eden Genel Başkan Özdağ, "Bu politikaların bir sonuç alması mümkün değildir. Bakın, muhasebeciler sokağa döküldüler., Türkiye’nin değişik yerlerinde miting yapıyorlar. Enflasyon muhasebesi makaleleri yazılıyor iş dünyasında bunların tartışmaları yapılıyor. Köylüler, Türkiye’nin değişik yerlerinde tarlalarını terk edip otoyollara çıkıp gösteriler yapmaya başladılar. Çanakkale’de, Balıkesir’de, Gaziantep’te, Antalya’da köylüler sokakta. Türkiye’de son kalan 500 bin çiftçi sokağa çıktı ve çıkmak üzere. Oysa çiftçi en sabırlı halk kesimidir. Üretim modelinden dolayı da çiftçi sabırlıdır. Eğer çiftçiler sokağa çıktılarsa bu ekonominin gerçekten kontrol edilemez bir yıkım içerisinde olduğunu göstermektedir" diye konuştu.
Konuşmasında ‘Kürsü dokunulmazlığı’ kavramına da dikkkati çekerek, Türkiye'nin önceki gün yaşananlardan sonra ‘kürsü yumruğu’ kavramı ile de tanıştığını söyledi. "TBMM’de kürsüde, bir milletvekili dayak yemeden konuşamayacaksa Türkiye’de hiçbir vatandaşın bundan sonra özgürce fikirlerini dayak yemeden anlatma imkanı kalmamış demektir" diyen Özdağ, "Bu aslında yönetilemeyen bir Türkiye’yi ortaya koymaktadır" dedi.
Türkiye'nin ekonomide, siyasette, hukukta yaşadığı bu kilitlenmeyi aşmak için erken genel seçime gitmek zorunda olduğunun altını çizen Özdağ, "Zafer Partisi olarak tek çareyi bu kilitlenmeyi aşmak için erken genel seçimde görüyoruz. Bu erken genel seçimde Türk halkı, seçmen sadece yeni bir partiyi seçmeyecektir. Halk, bunun ötesinde yeni bir ekonomik yaklaşımı, modeli tercih edecektir. Ekonomiyi kur ve faiz denklemi arasına sıkıştıran neoliberal ekonomik model, kalkınmadan, istihdamdan, büyümeden bahsetmeyen bu modelin dışında istihdamı, üretimi, sürdürülebilir planlı kalkınmayı, teknoparkları, petrokimya tesislerini, yüksek teknoloji, demir çelik sanayinde yeni atılımları, yeni iş yerlerini, yüksek katma değerli üretimi ve dar gelirli halk kitlelerinin dar gelirli olmaktan kurtulmaya başladıkları bir ekonomik modeli de bu seçimlerde Türk halkı seçecektir." diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Özdağ'dan 'erken genel seçim' çağrısı
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de yaptığı basın açıklamasında, ekonomik krizde 'erken genel seçim' çağrısında bulundu.
İZMİR (İGFA) - Büyük bir ekonomik yangının Türkiye'yi yaktığını ifade eden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, "AK Parti, Saray ekonomi üzerindeki kontrolü tam anlamıyla yitirmiş durumda. Erdoğan’ın durumu ekonomi ile ilgili freni patlamış bir belediye otobüsünün yokuş aşağı hızla inen ve gittikçe hızlanan direksiyondaki şoföre benziyor. Yapabileceği hiçbir şey yok. Mehmet Şimşek de biletçi, o da düşmemek için bir yere tutunmuş sallanıyor sadece. Mehmet Şimşek’in modeli çok basit; enflasyonu düşürmek için dövizi sabit tutmak. Bunun için de sıcak paraya ihtiyacı var. Sıcak paraya büyük faiz veriyor. Bu sıcak para sonunda Türkiye’den çıkacak, büyük kazançlar elde ederek çıkacak. Bunun bedelini de bugün tarlada domatesin kilosunu geçen sene 4 lira iken bugün 5 liradan satan çiftçi ödüyor. Bunun bedelini 12 bin 500 liraya geçinmeye çalışan emekli ödüyor" dedi.
Mehmet Şimşek’in politikalarının çöktüğünü iddia eden Genel Başkan Özdağ, "Bu politikaların bir sonuç alması mümkün değildir. Bakın, muhasebeciler sokağa döküldüler., Türkiye’nin değişik yerlerinde miting yapıyorlar. Enflasyon muhasebesi makaleleri yazılıyor iş dünyasında bunların tartışmaları yapılıyor. Köylüler, Türkiye’nin değişik yerlerinde tarlalarını terk edip otoyollara çıkıp gösteriler yapmaya başladılar. Çanakkale’de, Balıkesir’de, Gaziantep’te, Antalya’da köylüler sokakta. Türkiye’de son kalan 500 bin çiftçi sokağa çıktı ve çıkmak üzere. Oysa çiftçi en sabırlı halk kesimidir. Üretim modelinden dolayı da çiftçi sabırlıdır. Eğer çiftçiler sokağa çıktılarsa bu ekonominin gerçekten kontrol edilemez bir yıkım içerisinde olduğunu göstermektedir" diye konuştu.
Konuşmasında ‘Kürsü dokunulmazlığı’ kavramına da dikkkati çekerek, Türkiye'nin önceki gün yaşananlardan sonra ‘kürsü yumruğu’ kavramı ile de tanıştığını söyledi. "TBMM’de kürsüde, bir milletvekili dayak yemeden konuşamayacaksa Türkiye’de hiçbir vatandaşın bundan sonra özgürce fikirlerini dayak yemeden anlatma imkanı kalmamış demektir" diyen Özdağ, "Bu aslında yönetilemeyen bir Türkiye’yi ortaya koymaktadır" dedi.
Türkiye'nin ekonomide, siyasette, hukukta yaşadığı bu kilitlenmeyi aşmak için erken genel seçime gitmek zorunda olduğunun altını çizen Özdağ, "Zafer Partisi olarak tek çareyi bu kilitlenmeyi aşmak için erken genel seçimde görüyoruz. Bu erken genel seçimde Türk halkı, seçmen sadece yeni bir partiyi seçmeyecektir. Halk, bunun ötesinde yeni bir ekonomik yaklaşımı, modeli tercih edecektir. Ekonomiyi kur ve faiz denklemi arasına sıkıştıran neoliberal ekonomik model, kalkınmadan, istihdamdan, büyümeden bahsetmeyen bu modelin dışında istihdamı, üretimi, sürdürülebilir planlı kalkınmayı, teknoparkları, petrokimya tesislerini, yüksek teknoloji, demir çelik sanayinde yeni atılımları, yeni iş yerlerini, yüksek katma değerli üretimi ve dar gelirli halk kitlelerinin dar gelirli olmaktan kurtulmaya başladıkları bir ekonomik modeli de bu seçimlerde Türk halkı seçecektir." diye konuştu.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
18 GÖLETLE 3 MİLYON METREKÜPLÜK GÜVENCE
Yalova İl Özel İdaresi, tamamladığı 18 göletle 2 milyon 903 bin m³ su kapasitesine ulaştı. Yeni yatırımlarla bu rakamın 3 milyon 83 bin m³'e çıkarılması hedeflenirken, doluluk oranları ortalama %90 seviyesine yükseldi.
HAFIZASI SİLİNEN ŞEHİR
Yalova'da cadde ve park isimlerinin liyakatten uzak ve dönemsel tercihlerle değiştirilmesi eleştiriliyor. Özellikle Yaşar Okuyan'ın isminin kaldırılması üzerinden şehrin hafızasının ve vefasının yok olduğu vurgulanıyor.
Bir tetikçimiz eksikti
Türkiye genelinde 54 ilde düzenlenen “Tetikçi” operasyonunda, dijital platformlar üzerinden tetikçi temini ve illegal faaliyetler yürüten 258 şüpheli gözaltına alındı. Yalova Emniyeti'nin de destek verdiği operasyonlarda geniş çaplı aramalar yapıldı.
YALOVA KOM’DAN “TETİKÇİ” OPERASYONU
Yalova'nın da aralarında olduğu 54 ilde düzenlenen 'Tetikçi' operasyonunda, dijital platformlar üzerinden tetikçilik ilanı veren ve suç örgütü faaliyetleri yürüten 258 şüpheli gözaltına alındı.
28 YILDIR BİTMEYEN YOL!
1998'de ihalesi yapılan 45 km'lik Yalova-Armutlu yolu, 28 yıldır tamamlanamadı. 4 cumhurbaşkanı, 6 başbakan ve 9 ulaştırma bakanının görev yaptığı süreçte maliyetler milyarlara ulaşırken, proje halen bitmeyi bekliyor.
Tehlike bakın ne kadar uzakta
16 Haziran 2026'da Balıkesir açıklarında meydana gelen 3.7 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş, KAF'ın Güney Kolu'nda 1935'ten beri süren gerilim birikiminin arttığına ve bu durumun özellikle Yalova kıyılarını ilgilendirdiğine dikkat çekti.