Günümüz dünyasında aşkın evrensel bir olgu olduğunun kabul edildiğini ifade eden uzmanlar, çok sayıda araştırmanın da aşkın kültürel bağlamsal koşullardan etkilendiğine işaret ettiğini söylüyor.
Haber Giriş Tarihi: 24.12.2023 10:49
Haber Güncellenme Tarihi: 24.12.2023 10:49
Kaynak:
IGF
İSTANBUL (İGFA) - Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, ‘Aşkın Nörofizyolojisi’ konusunu değerlendirdi.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, ilişki kavramının insanın hayatındaki belki de en değerli kavramlardan biri olduğunu ifade ederek, bağ kurmanın önemli olduğunu ve beynin birbirini ‘tamamlayıcı’ özellikte olan ‘iki yarımküreden’ oluşuyor olmasına da işaret etti.
"İletişim olmazsa nöronlar da insanlar da kuruyup ölüyor" dyen Bingöl, nöronların birbirleriyle ne kadar sık iletişim kurarsa aradaki bağlantıların o kadar güçlü olacağını dile getirdi.
Aşkı; ‘Her iki tarafın da daha iyi ilişkiler yaratabilecek olan hayal gücüyle olumlu yanılsamalara kapıldığı ve diğer kişiye kendisinin idealize ettiği önyargılı bir imgeye, ayrılmaz biçimde bağlandığı yoğun bir süreç’ olarak tanımlayan Dr. Mert Sinan Bingöl, günümüz dünyasında aşkın evrensel bir olgu olduğu kabul edilmekle birlikte çok sayıda araştırma bulgusunun aşkın kültürel bağlamsal koşullardan etkilendiğine işaret ettiğini söyledi.
PEKİ AŞK BİR HASTALIK MI?
Dr. Mert Sinan Bingöl, “Aşk, neredeyse tüm psikiyatrik hastalıklara ait kriterleri bünyesinde barındıran coşkunluk hâlidir. Psikiyatrik hastalıklarda görünen belirtilerin ve bulguların hemen hemen hepsi bir aşk sürecinde görülebiliyor.” diye konuştu.
Duygularının hissedilebilmesi için bilişsel faktörlerin tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda belli bir duyguya uygun nörokimyasal ve otonomik sinir sistemi tepkilerinin de olabilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları da kaydetti:
“Cinsel uyarılma sırasında aktive olan beyin bölgeleri romantik aşk sürecinde aktive olanlarla benzerdir. Aşk ve sevgi ilişkileri, beyindeki ödüllendirme sisteminin (limbik sistem) aktivasyonuna da dayanan karmaşık nörobiyolojik fenomenlerdir. Amigdala; görsel ve işitsel uyaranların kesişme noktasını oluşturması ve limbik sistem, beyin kabuğu ve beyin sapı ile yaptığı yaygın bağlantılar nedeniyle özellikle önem taşır. Erkek amigdalasının dişi amigdalasından yüzde 20 daha büyük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle görsel cinsel uyaranlara erkek amigdalası daha duyarlıdır. Bu bilgi, erkeklerde pornografinin daha yaygın görülmesini ve kadınların neden görsel uyaranlar karşısında erkekler kadar hızlı uyarılmıyor oluşunu açıklayabilir.”
ANNE BABANI SEÇEMİYORSUN, EŞİNİ SEÇİYORSUN AMA NASIL?
İnsanların ebeveynlerini, kardeşlerini ya da çocuklarını seçemediğini ama kendi tercihi olarak eşini seçebildiğini dile getiren Dr. Bingöl, “Onu da büyük oranda bilinçdışı seçiyoruz. Fiziksel çekim, bir kişiyle karşılaştığımızda ilk dikkat ettiğimiz özelliktir. Karşı cinsin yakışıklı veya güzel bulunması gibi dış özellikler, ilişkinin erken aşamalarında en önemli belirleyicilerinden biridir.” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Aşk psikiyatrik bir hastalık mı?
Günümüz dünyasında aşkın evrensel bir olgu olduğunun kabul edildiğini ifade eden uzmanlar, çok sayıda araştırmanın da aşkın kültürel bağlamsal koşullardan etkilendiğine işaret ettiğini söylüyor.
İSTANBUL (İGFA) - Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, ‘Aşkın Nörofizyolojisi’ konusunu değerlendirdi.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, ilişki kavramının insanın hayatındaki belki de en değerli kavramlardan biri olduğunu ifade ederek, bağ kurmanın önemli olduğunu ve beynin birbirini ‘tamamlayıcı’ özellikte olan ‘iki yarımküreden’ oluşuyor olmasına da işaret etti.
"İletişim olmazsa nöronlar da insanlar da kuruyup ölüyor" dyen Bingöl, nöronların birbirleriyle ne kadar sık iletişim kurarsa aradaki bağlantıların o kadar güçlü olacağını dile getirdi.
Aşkı; ‘Her iki tarafın da daha iyi ilişkiler yaratabilecek olan hayal gücüyle olumlu yanılsamalara kapıldığı ve diğer kişiye kendisinin idealize ettiği önyargılı bir imgeye, ayrılmaz biçimde bağlandığı yoğun bir süreç’ olarak tanımlayan Dr. Mert Sinan Bingöl, günümüz dünyasında aşkın evrensel bir olgu olduğu kabul edilmekle birlikte çok sayıda araştırma bulgusunun aşkın kültürel bağlamsal koşullardan etkilendiğine işaret ettiğini söyledi.
PEKİ AŞK BİR HASTALIK MI?
Dr. Mert Sinan Bingöl, “Aşk, neredeyse tüm psikiyatrik hastalıklara ait kriterleri bünyesinde barındıran coşkunluk hâlidir. Psikiyatrik hastalıklarda görünen belirtilerin ve bulguların hemen hemen hepsi bir aşk sürecinde görülebiliyor.” diye konuştu.
Duygularının hissedilebilmesi için bilişsel faktörlerin tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda belli bir duyguya uygun nörokimyasal ve otonomik sinir sistemi tepkilerinin de olabilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları da kaydetti:
“Cinsel uyarılma sırasında aktive olan beyin bölgeleri romantik aşk sürecinde aktive olanlarla benzerdir. Aşk ve sevgi ilişkileri, beyindeki ödüllendirme sisteminin (limbik sistem) aktivasyonuna da dayanan karmaşık nörobiyolojik fenomenlerdir. Amigdala; görsel ve işitsel uyaranların kesişme noktasını oluşturması ve limbik sistem, beyin kabuğu ve beyin sapı ile yaptığı yaygın bağlantılar nedeniyle özellikle önem taşır. Erkek amigdalasının dişi amigdalasından yüzde 20 daha büyük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle görsel cinsel uyaranlara erkek amigdalası daha duyarlıdır. Bu bilgi, erkeklerde pornografinin daha yaygın görülmesini ve kadınların neden görsel uyaranlar karşısında erkekler kadar hızlı uyarılmıyor oluşunu açıklayabilir.”
ANNE BABANI SEÇEMİYORSUN, EŞİNİ SEÇİYORSUN AMA NASIL?
İnsanların ebeveynlerini, kardeşlerini ya da çocuklarını seçemediğini ama kendi tercihi olarak eşini seçebildiğini dile getiren Dr. Bingöl, “Onu da büyük oranda bilinçdışı seçiyoruz. Fiziksel çekim, bir kişiyle karşılaştığımızda ilk dikkat ettiğimiz özelliktir. Karşı cinsin yakışıklı veya güzel bulunması gibi dış özellikler, ilişkinin erken aşamalarında en önemli belirleyicilerinden biridir.” dedi.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
Çınarcık’ta Zincirleme Trafik Kazası
Çınarcık'ta akşam saatlerinde zincirleme trafik kazası yaşandı. Çok sayıda araç karıştığı kazada maddi hasar oluştu, trafik bir süre kontrollü sağlandı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
32 yıl hükmü vardı
Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma” suçundan aranan K.Y. isimli şahsın Çınarcık ilçesinde olduğu tespit edildi
Eski Başkan Bahar Doğan’dan “Denetim” Çağrısı
Taşköprü'deki beton tesislerinden kaynaklandığı iddia edilen toz ve dumana eski başkan Bahar Doğan'dan denetim çağrısı. Vatandaşlar, tesislerin filtre sistemlerini yetersiz buluyor, sağlık risklerine dikkat çekiyor. Çevre denetim talebi yükseliyor.
Gerçek ne?,tepkilere dikkat !
Yalova Çınarcık'ta 14 aylık bebekle babası darbedildi. Şener Ergin tutuklandı, Servet Ergin serbest bırakıldı. İçişleri Bakanlığı müfettiş görevlendirdi. Baba Muhammet Baca, kızının gözünde morarma ve kafatasında çatlak olduğunu belirtti. Olayla ilgili çelişkili iddialar sürüyor. Adli tıp raporları belirleyici olacak.
Çocuk Gürültüsü” Tartışması Vahşete Dönüştü: 14 Aylık Bebeğin Kafatası Çatladı
14 aylık kızı İkra kucağındayken komşusu Şener E.’nin sopalı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu Baca’nın burnu kırıldı, küçük İkra’nın ise kafatasında çatlak oluştu.
Yalova da Listede
İçişleri Bakanlığı koordinesinde 28 ilde siber suç operasyonu düzenlendi. 324 şüpheli yakalanırken 181’i tutuklandı. Yalova da operasyon kapsamındaydı. Yaklaşık 210 milyon liralık mal varlığına el konuldu. Dolandırıcılık uyarısı yapıldı.