BECAN KONUŞTU, PEKİ AK PARTİLİ VEKİLLER NEREDE?
Kış kapıya dayanıyor. Doğal gaz faturaları vatandaşın belini bükmeye hazırlanıyor. Yalova’da ise hâlâ aynı sorular havada uçuşuyor: Doğal gaz tüketim limitleri hangi ölçüye göre belirlendi? Neden Yalova, daha ılıman iklimli bazı illerle karşılaştırıldığında düşük tüketim sınırlarıyla karşı karşıya? Ve en önemlisi, Yalova’nın milletvekilleri bu mesele için ne yaptı?
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, 14 Nisan 2026’da TBMM kürsüsüne çıktı. BOTAŞ’ın kademeli doğal gaz tarifesini eleştirdi. Yalova’nın tüketim sınırının 213 metreküp olarak belirlendiğini, İzmir’de bu sınırın 277, Antalya’da ise 221 metreküp olduğunu dile getirdi. “BOTAŞ tablosuna bakınca Yalova ili Hatay ve Antakya’dan daha sıcak görünmektedir” diyerek meselenin çelişkisine dikkat çekti.
Aradan altı ayı aşkın süre geçti.
Peki, sonuç ne?
Kamuya açık kaynaklarda Becan’ın bu çağrısına doğrudan verilmiş resmî bir yanıt tespit edilemiyor. Yalova’nın limitlerinin bu girişim sonucunda değiştirildiğini gösteren doğrulanmış bir karar da ortada yok.
Vatandaşın önünde yine aynı fatura, aynı endişe, aynı belirsizlik!
PEKİ, AK PARTİLİ VEKİLLER NEREDE?
Yalova’nın TBMM’de üç milletvekili var. Biri CHP’li Tahsin Becan, ikisi AK Partili.
Doğal gaz meselesi yalnızca CHP’nin meselesi mi? Yalova’da yaşayan AK Partili vatandaşlar başka bir şehirde mi oturuyor? Doğal gaz faturası yalnızca muhalefete oy veren vatandaşın mı cebini yakıyor?
Elbette hayır!
O hâlde insan sormadan edemiyor: Tahsin Becan bu konuyu Meclis kürsüsüne taşıdıysa, AK Partili Yalova milletvekilleri ne yaptı? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıyla görüştüler mi? BOTAŞ’a başvurdular mı? Yalova’nın tüketim limitlerinin yeniden değerlendirilmesi için bir girişimde bulundular mı? Konuyu parti yönetimine taşıdılar mı?
Eğer böyle bir girişim yapıldıysa neden kamuoyuna açıklanmadı? Yapılmadıysa Yalova’nın milletvekilleri neden sessiz?
Bu soruların cevabını bilmek Yalovalının hakkıdır.
Burada kimseye peşinen suç yüklemiyoruz. Ancak seçilmiş milletvekillerinden hesap sormak da gazeteciliğin, kamuoyunu bilgilendirmenin doğal bir parçasıdır. Milletvekilliği yalnızca seçim döneminde vatandaşın kapısını çalmak, fotoğraf vermek ve açılış kurdelesi kesmek değildir. Asıl görev, vatandaşın canını yakan sorunlarda devreye girmek ve sonuç almaktır.
VATANDAŞ SONUÇ İSTİYOR, SESSİZLİK DEĞİL!
Doğal gaz tarifesindeki mesele basit bir rakam tartışması değildir. Aylık tüketim sınırını aşan bir konut abonesinin daha yüksek birim fiyatla karşılaşması, doğrudan aile bütçesine yansır. Kışın evi ısıtmak lüks değil, ihtiyaçtır.
BOTAŞ’ın yayımladığı tabloda iller arasında farklı limitler bulunuyor. Bu limitlerin hangi verilerle hesaplandığı, Yalova’nın kış koşullarının ne ölçüde dikkate alındığı açık biçimde anlatılmalıdır.
Tahsin Becan’ın itirazı bu nedenle önemlidir. Ancak bir milletvekilinin konuşması tek başına çözüm değildir. Konuşmanın ardından takip, görüşme, yazılı başvuru ve sonuç gerekir.
Aynı şekilde AK Partili milletvekillerinin de iktidar partisinde bulunmalarını, bu konuda daha kolay iletişim kurabilecekleri bir imkân olarak kullanıp kullanmadıkları sorulmalıdır. Eğer girişimleri varsa belgeleri ve sonuçlarıyla açıklasınlar. Eğer limitlerin değişmesi için bir çalışma yürütülüyorsa Yalovalı bunu bilsin.
Yok eğer ortada henüz bir sonuç yoksa, vatandaşın karşısına çıkıp bunu da açıkça söylesinler.
Çünkü Yalova’nın ihtiyacı, kimin hangi partiden olduğuna göre değişen bir doğal gaz faturası değil; gerçekçi, şeffaf ve adil bir uygulamadır.
KIŞ GELİYOR, HESAP VERME ZAMANI DA GELİYOR!
Şimdi gözler hem BOTAŞ’ta hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında hem de Yalova’nın üç milletvekilinde.
Becan’ın gündeme taşıdığı talep ne aşamada? AK Partili vekillerin bu konuda bir girişimi oldu mu? Olduysa hangi kurumla görüşüldü, hangi yanıt alındı? Yalova’nın tüketim limitlerinde bir değişiklik yapılması için somut bir adım atılacak mı?
Bunlar cevabı hak eden sorulardır.
Yalova halkı, kışın kombinin düğmesine basarken bir de “Acaba bu ay hangi faturayla karşılaşacağım?” korkusuyla yaşamak istemiyor.
Milletvekillerine düşen görev de birbirlerinin partisini eleştirmek değil, vatandaşın sorununa çözüm aramaktır.
Tahsin Becan konuştu. Şimdi AK Partili milletvekillerinin de ne yaptıklarını açıklama zamanı.
Yalova’nın doğal gaz meselesi bir parti meselesi değil, Yalova’nın meselesidir. Bu şehirde yaşayan herkesin hakkını savunmak, üç milletvekilinin de ortak sorumluluğudur.
Kış kapıda. Vatandaş cevap bekliyor. Artık sessizlik değil, açıklama ve sonuç zamanı!
GÜNÜN TEMEL FIKRASI Temel Fıkrası: “Ula, Vekiller Neredeydi?”
Temel kahvede Dursun’la oturmuş, Yalova’nın doğal gaz meselesini konuşuyormuş.
Temel sormuş:
“Ula Dursun, Tahsin Becan Meclis’te Yalova’nın gaz limitlerini konuşurken bizim AK Partili vekiller de orada mıydı, yoksa çay molasına mı çıkmışlardı?”
Dursun cevap vermiş:
“Ula Temel, Meclis’te miydiler, değiller miydi, onu bilmeyrum. Ama konuşmanın üzerinden altı ay geçmiş, hâlâ ses seda yok!”
Temel kafasını kaşımış:
“Peki, belki onlar da konuşmuştur da bizim haberimiz yoktur?”
Dursun gülmüş:
“E iyi da Temel, konuşmuşlarsa niye söylemeyiler?”
Temel son noktayı koymuş:
“Ula Dursun, demek ki mesele gaza gelmek değil, gaz meselesine gelmekmiş!”
Dursun kahkahayı basmış:
“Ha uşağum, vatandaş kombiyi yakmaya korkayi, vekillerin sesini duymaya kulak yetmeyi!”
Kıssadan hisse: Yalova’nın gazı söz konusuysa, mesele parti değil; vatandaşın evidir. Vekiller oradaydıysa ne yaptıklarını anlatsınlar, yoktularsa da neden olmadıklarını açıklasınlar!