Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

YALOVA'DA İŞLER VAHİM!

Yazının Giriş Tarihi: 07.11.2026 08:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.11.2026 09:02

Yalova'nın bir fotoğrafını çekmek için artık sahilini, meydanını, tersanelerini veya yükselen binalarını göstermeye gerek yok. Bir de TÜİK'in rakamlarına bakın. Çünkü bazen bir şehrin gerçek fotoğrafını en iyi rakamlar çeker.

TÜİK'in Ekim 2026 tarihli bölgesel istatistik raporu, Yalova'nın önüne öyle bir tablo koydu ki, görmezden gelmek mümkün değil.

Yalova'da işler vahim!

İşsizlik yüzde 11,8'e ulaşmış. Kocaeli yüzde 8,7, Sakarya yüzde 7,9, Düzce yüzde 7,5, Bolu yüzde 6,4...

Yani Yalova, komşularını işsizlikte geride bırakmış! Ama ne yazık ki bu, övünülecek bir başarı değil.

Daha da vahimi, istihdam oranında da beş il arasında son sıradayız.

Şimdi soruyorum: Yalova'nın tersaneleri nerede? Organize sanayi bölgeleri nerede? Üretim tesisleri nerede? Milyonlarca dolarlık ihracat rakamları nerede?

Bunca ekonomik hareketliliğin yaşandığı bir şehirde işsizlik neden bu kadar yüksek?

Yatırım var, üretim var, ihracat var ama işsizliğin önüne geçilemiyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

Demek ki mesele yalnızca yatırım yapmak değil, bu yatırımı Yalovalının sofrasına ekmek olarak koyabilmek.

SAĞLIKTA DA SINIFTA KALDIK!

Gelelim sağlık meselesine...

OECD ülkelerinde 2023 verilerine göre bin kişiye ortalama 3,9 hekim düşüyor. Başka bir ifadeyle bir hekime yaklaşık 256 kişi düşüyor.

Yalova'da ise 2024 verilerine göre bir hekime 553 kişi düşüyor.

Aradaki fark ortada!

Üstelik Yalova, karşılaştırılan Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu'nun da gerisinde.

Sağlık hizmetlerinde insan kaynağı bu kadar önemliyken, nüfusu hızla artan bir kentte hekim ve sağlık personeli ihtiyacının daha fazla gündeme gelmesi gerekmiyor mu?

Vatandaş hastaneye gittiğinde yalnızca tedavi olmak istiyor. Sıra beklemek, randevu aramak, sağlık hizmetine ulaşmak için mücadele etmek istemiyor.

Sağlık, bir şehrin lüksü değil, temel hakkıdır.

NÜFUS ARTIYOR, SORUNLAR DA ARTIYOR!

Yalova göç alıyor. 2025 yılında 18 bin 100 kişi gelmiş, 11 bin 700 kişi gitmiş. Net göç 6 bin 300 kişi.

Nüfus artıyor, konut satışları artıyor.

Peki bu artışa paralel olarak ulaşımımız, sağlık hizmetlerimiz, altyapımız, otoparklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız da aynı hızla gelişiyor mu?

İşte asıl mesele burada!

Bir şehir yalnızca yeni binalar dikilerek büyümez. Bir şehrin büyümesi, insanlarının daha iyi yaşamasıyla ölçülür.

Konut satışlarının artması güzel. Ama bu konutlara kimler sahip olabiliyor? İşsizlikle mücadele eden, geçim derdi yaşayan vatandaş bu büyümenin neresinde?

TARIMDA DA TABLO İÇ AÇICI DEĞİL!

Yalova'nın toplam tarım alanı 117 bin dekar. Ekilen alan ise 44 bin dekar.

Karşılaştırılan beş il arasında en düşük tarım alanına sahibiz.

Yalova gibi verimli toprakları, tarımsal üretim potansiyeli ve geçmişten gelen üretim kültürü bulunan bir şehirde tarım alanlarının korunması hayati önem taşıyor.

Sanayileşelim, gelişelim, yeni yatırımlar yapalım. Buna kimsenin itirazı yok.

Ama tarımı da kaybetmeyelim.

Çünkü betonun üzerine beton koyarak büyüyen şehirlerin geleceği, üretimden kopmaları halinde hiç de parlak olmayabilir.

PEKİ BU ŞEHRİ KİM YÖNETİYOR, KİM SORGULUYOR?

İşte şimdi asıl sorulması gereken yere geldik.

Yalova'nın işsizlik oranı bölgenin en yükseği olmuş. İstihdamda son sıraya düşmüşüz. Sağlık personeli ihtiyacı ortada. Tarım alanlarımız sınırlı. Nüfusumuz hızla artıyor.

Bunlar küçük meseleler değil.

Bu tablo karşısında yerel yöneticilerden, milletvekillerinden, siyasi partilerden ve ilgili kurumlardan somut çözüm önerileri beklemek vatandaşın en doğal hakkıdır.

Kimse çıkıp yalnızca yapılan yatırımları, açılan tesisleri, satılan konutları ve ihracat rakamlarını anlatmasın.

Önce şu soruya cevap versin:

Yalovalı neden iş bulamıyor?

Bir şehirde işsizlik yükseliyorsa, sağlık hizmetleri nüfusun gerisinde kalıyorsa, altyapı artan nüfusa yetişemiyorsa başarı hikâyesi anlatmak kolay değildir.

Yalova'nın artık fotoğraf vermeye değil, sorunlarını çözmeye ihtiyacı var.

Bu şehir sahiliyle, doğasıyla, tersaneleriyle, turizmiyle ve üretim potansiyeliyle çok daha iyisini hak ediyor.

Ama potansiyel başka, gerçekler başka!

TÜİK'in rakamları ortada. Şimdi sıra bu rakamların gereğini yapacak olanlarda.

Yalova'da işler vahim!

Ve artık bu şehrin güzel sözlere değil, işsizliği azaltacak, sağlık hizmetlerini güçlendirecek, üretimi koruyacak ve vatandaşın yaşam kalitesini yükseltecek gerçek çözümlere ihtiyacı var.

Çünkü Yalova'nın kaybedecek zamanı yok!

TEMEL'E SORMUŞLAR: YALOVA'YI KİM KURTARACAK?

Temel'i bir gün Yalova'da kahvehanede otururken görmüşler. Önüne TÜİK raporunu koymuşlar.

Demişler ki:

— Temel, Yalova'da işsizlik yüzde 11,8 olmuş. Sağlıkta bir hekime 553 kişi düşüyor. İstihdamda bölgenin sonuncusuyuz. Ne diyorsun?

Temel çayından bir yudum almış:

— Ula, bunu bizim iktidar milletvekillerine sorun!

— Sormuşlar zaten. Yatırımları anlatmışlar, ihracatı anlatmışlar, yolları, projeleri anlatmışlar...

Temel başını sallamış:

— İyi de, biz iş soruyoruz, onlar yol tarif ediyor!

— Peki sağlık meselesini ne yapacağız?

Temel hiç düşünmeden cevap vermiş:

— Bir hekime 553 kişi düşüyorsa, milletvekillerini de doktorun yanına oturtsunlar. Belki sıranın kısalmasına faydaları olur!

— Ya işsizlik?

Temel son çayını da bitirmiş, ayağa kalkmış:

— Ula, işsizlikte birinci olmuşuz, istihdamda sonuncu... Bizim vekiller bu başarıyı kutlamak için de bir açılış yapar artık!

Sonra kapıya yönelmiş, arkasından seslenmiş:

— Ama açılışta kurdele kesmeye işsizleri çağırsınlar. Hiç değilse bir günlüğüne ellerine iş vermiş olurlar!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.