Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

YALOVA BÜYÜYOR MU, BORÇLANARAK MI ŞİŞİYOR?

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2026 08:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 08:26

Son açıklanan BDDK verileriyle birlikte Yalova yeniden dikkatleri üzerine çekti. Kişi başına düşen kredi kullanımında Türkiye’nin 10’uncu sırasında yer alan şehir, ekonomik hareketlilik açısından önemli bir tablo ortaya koyuyor. Ancak asıl soru şu: Yalova gerçekten büyüyor mu, yoksa borçlanarak mı şişiyor?

Bugün şehirde nereye bakarsanız bakın bir hareketlilik görüyorsunuz. Yeni konut projeleri yükseliyor, arsa fiyatları sürekli artıyor, küçük işletmeler çoğalıyor, İstanbul’dan gelen yatırımcı ilgisi büyüyor. Özellikle İstanbul’a yakınlığı sayesinde Yalova, son yıllarda sadece bir sahil şehri değil, aynı zamanda alternatif yaşam ve yatırım merkezi haline geldi.

Kağıt üzerinde bakıldığında bu tablo olumlu görünüyor.

Fakat madalyonun diğer yüzü biraz daha ağır.

Çünkü şehirde oluşan ekonomik büyümenin önemli kısmı üretimden değil; kredi, tüketim ve gayrimenkul üzerinden ilerliyor. İnsanlar ev almak için kredi çekiyor, işletmeler ayakta kalmak için finansmana yükleniyor, yatırımcılar arsa topluyor. Bu durum kısa vadede piyasayı canlandırıyor olabilir ancak uzun vadede ciddi riskler de barındırıyor.

Bugün Yalova’da en hızlı yükselen şeylerden biri maaşlar değil, konut fiyatları.

Bir memurun, emeklinin ya da asgari ücretlinin şehirde ev sahibi olması her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Kiralar artıyor, yaşam maliyeti yükseliyor. Şehir değer kazanırken, burada yaşayan insanların alım gücü aynı hızda büyümüyor.

İşte tam bu noktada “büyüme” ile “refah” arasındaki fark ortaya çıkıyor.

Bir şehirde binaların çoğalması, arsa fiyatlarının yükselmesi ya da bankalardan daha fazla kredi kullanılması tek başına zenginleşme anlamına gelmez. Gerçek büyüme; üretim, istihdam, teknoloji, sanayi ve sürdürülebilir gelir artışıyla olur.

Yalova bugün yatırım çekiyor olabilir. Ancak bu yatırımın ne kadarının üretime, ne kadarının sadece beton ve arsaya gittiği çok önemli.

Çünkü sadece emlakle büyüyen şehirler bir süre sonra nefes almaya başlar. Fiyatlar şişer, gelir yetişemez, borç yükü ağırlaşır. Sonunda şehir ekonomik olarak büyümüş görünür ama vatandaş daha zor yaşamaya başlar.

Yalova’nın önünde iki yol var.

Ya sadece konut ve arsa piyasasıyla büyüyen bir yatırım kenti olacak…

Ya da bu hareketliliği üretime, teknolojiye, turizme ve kalıcı istihdama dönüştürerek gerçek anlamda güçlenen bir şehir haline gelecek.

Asıl mesele artık kaç bina yapıldığı değil; bu şehirde yaşayan insanların gerçekten daha iyi yaşayıp yaşamadığıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.