Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Uzun zamandan sonra Merhaba…

Yazının Giriş Tarihi: 13.03.2021 19:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.03.2021 19:28

Tüm dünya da yazılı basın yavaş yavaş gücünü kaybederken internet basını her geçen gün üst sıralarında yerini almaya başladı…Binlerce insanın çalıştığı yazılı basın kuruluşları teker teker kapanmaya ve emekçileride işsiz kalmaya başladı.

Ülkemizde bile bir çok gazete kapılarını kapatmaya başladı ve kapandı. Anadolu basını da artık yok olmaya başladı. Bilhassa Anadolu basının tek gelir kaynağı olan resmi ilanlarda ölçülerde küçülme başladı. Devlet desteği olan bu finans şeklide her geç gün küçülmeye başladı.

Gün gelecek Anadolu basını da kapanmaya başlayacak. Yıllar evvel, bir moda haline gelen haftalık gazeteler yok oldu gitti.

Bu kapanmalara en büyük etken  son on senedir gittikçe yaygınlaşan sosyal medya furyası ve internet gazeteciliği sebep oldu.

İnternet gazeteciliği az maliyetle tüm piyasayı ele geçirirken zaten okumayı sevmeyen Türk insanı gazete almadan, beleş yollu haberleşme organı internet gazeteciliğine yöneldi.

Gün gelecek sırf devletin basını ayakta tutmak için verdiği resmi ilanlar ortadan kalkacak binlerce insan işsiz kalacak.

Bazen gözlerimi kapadığım zaman aklıma Yalova’dan İstanbul da çalıştığım gazete ve televizyon kanallarına nasıl fotoğraf ve kaset gönderdiğim aklına gelir.

Yalova dört yolda saatlerce  otobüs bekleyerek, fotoğrafları ve kasetleri gönderebilmek için kaptana yalvarışlarım hep aklıma gelir.

Sonra İDO seferlerine başladı…Fotoğraf ve kasetleri bu kanallarla gönderme kolaylığına kavuştuk. Daha sonra terör iyice hortlayınca İDO da zarflarımızı kabul etmez oldu.

Kiminiz sever, kiminiz sevmez, ben onun candan davranışını çok severim. Sayın Binali bey İDO Genel Müdürü olunca biraz olsun rahatladık.Bir telefonla gazetecilerin ve televizyonların ulaşımına çare oldu, talimatı ile bize Anadolu’dan gelen haber zarflarını Yalova dan ulaştırır olduk.

Binali bey bizden sadece bir şey istedi. O da Hürriyetin taşra baskısı…her gün Yalova’dan İstanbul’a Hürriyetin taşra baskısını yıllarca gönderdik. Kanallara çekim yaptığımız 35 kg.lık kameralar küçüldü…Teknoloji geldi…Cep telefonları bile kaliteli görüntü çeker oldu.

Yalova dan fotoğrafı telefoto ile gönderdik. Daha kolaydı. Postaneden fotoları İstanbul daki merkeze geçerdik. Tek sıkıntımız telefon hatlarına sesler karışınca, olmadı baştan yapıp resimleri gönderirdik. Sonra bilgisayarlar hız görüntü geçme aracı oldu.

Gazete patronlar o zaman müteahhitler, iş adamları değildi. Gazete patronları Ankara da iş takibinde bulunmazdı… Başlıklarının yanında Türk bayrağı, Başlığın altında “ Önce vatan, Türkiye Türklerindir” yazardı. Ya şimdi gazete başlıklarında bu kelimeleri ve şanlı bayrağımızı görmez olduk. Nerede ise Türklüğümüzden korkar olduk.

Evet kimlik kaybeden basın artık yok olmaya başladı. Bizde 2004 yılında “Bölge Gazetesi” adlı bir tabloid gazetenin yanı sıra internet gazeteciliğine başladık.

Haftalık gazete maalesef ancak 3-4 sene dayanabildi. Kapattık. Yazılı basının işi zor. Hele hele Yalova gibi küçük bir ilde çıkmak daha zor. Allah Yalova da çıkan 3 günlük gazeteye kolaylık versin. Hayatta kalabilmek için canla başla çalışıyorlar..

2004 den bu yana 16 sene geçti. O günden beri bolge.com.tr’yi hiçbir karşılık beklemeden çıkardım. Amatör ruh ile çıkardığım haber sitem artık yorgun düşmüştü. Teknoloji değişti. Okuyucularımız dert yanmaya başladı.  Zira çoğu kimse mobil uyumu olmadığı için sitem etti.

Sitemizi hazırlayan ve 16 yıldan beri teknik destek veren Uzay İletişim A.Ş. bizleri bırakmak istediğini söyleyince arayışa girdim. Başka yerlerden teknik destek aradım. Karşıma büyük rakamlar çıktı ödemeyi yapmam imkansız olunca bolge.com.tr’yi kapatma kararı verdim.

Sizleri bilmem ama benim sevdiğim takdir ettiğim bir arkadaşımız Fedai Güngör vardır…Koronanın ilk çıktığı zaman bana telefon açıp ”Ağbi sen habercilikte benim akıl hocamsın. Sıkıldığım zaman gece gündüz demeden seni arıyorum. Aman abi koronaya yakalanma dikkat et. Ölüp ,gazeteciliği bırakma ” deyince o zaman 40 sene ölmeyeceğimi, rahat olmasını söyledim.

Haber sitesini kapatma kararı alınca Fedai Güngör’ü arayıp, ”Fedai kusura bakma. Şua anda ölmüyorum. Daha işim var ama  siteyi…kapatıyorum” deyince “Ağbi sen merak etme…Yeter ki haberciliği bırakma. Ben sana istediğin gibi bir site yaptırırım “dedi…. Kapatmaktan vaz geçirdi…

22 Şubattan beri hazırlanmak üzere sitemiz kapandı. Artık mobil uygulamada var. Canlı video yapma olanağı. Daha geniş arşivleme ve yeni yüzle hazırlandı…16 sene sonra gençleştik. Çağımıza uygun olarak karşınıza çıktık…

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.