Bugünkü CHP mitingine “taşıma seçmen” getirildiğini söyleyen AK Parti İl Başkanlığı'nın açıklamasını görünce insan gülmekten kendini alamıyor. Çünkü yıllardır tüm partilerin aynı yönteme başvurduğunu bilmeyen kalmadı.
Her seçim döneminde aynı sahne:
Otobüsler dizilir, flamalar takılır, megafonlar çalışır…
Sonra herkes birbirini taşımayla kalabalık yapmakla suçlar da, sanki kendisi hiç yapmıyormuş gibi davranır.
Bu durum, çocukların kendi aralarında söylediği o meşhur lafa benzemiyor mu?
“Benim babam senin babanı döver!”
Siyasetin geldiği nokta tam olarak bu.
Hatta daha da ötesi var:
“Tencere dibin kara, seninki benden kara.”
Yani herkes birbirine aynı suçlamayı yapıyor ama kimse aynaya bakmıyor.
AK Parti diyor ki:
“Otobüsler geldi ama Yalovalı gelmedi.”
CHP diyor ki:
“Onlar da aynısını yapıyor.”
Ve haklılık payı iki tarafta da var.
Çünkü gerçek şu:
Her seçim döneminde bütün partiler taşıma seçmen kullanıyor.
Kimisi para dağıtıyor, kimisi yemek, kimisi yol masrafını karşılıyor.
Sonra da meydandaki o kalabalığı “milletin coşkusu” diye süslüyorlar.
Halkı kandırdıklarını sanıyorlar ama aslında kendilerini kandırıyorlar.
Bir günlük kalabalık, bir günlük gösteri, bir günlük şov…
Ama ertesi gün o kalabalığın yarısı memleketine dönüyor.
Meydanlar coşabilir ama sandık asla yalan söylemez.
Gerçek ilgiyi, gerçek tepkiyi, gerçek sesi sadece sandık gösterir.
Taşıma kalabalıkla siyaset yapılmaz.
Bugün birbirine “sen taşıdın – hayır sen taşıdın” diyenler, yarın aynı yöntemi sessizce tekrar kullanacak.
Bu da bir gerçeği net şekilde ortaya koyuyor:
Siyaset artık hizmet yarışı olmaktan çıkıp, çocukların kavgasına dönmüş durumda.
Ve bu şehir – Yalova – artık bu kısır çekişmelerden, taşımayla doldurulan meydanlardan, yapay coşkulardan bıktı.
Yalova’nın beklediği şey otobüs yarışı değil;
icraat, çözüm ve samimiyet.
Kusura bakmasınlar ama miting meydanlarına taşınan insan selinin hiçbir siyasi değeri yoktur.
O kalabalıklar ertesi gün dağılır, geriye sadece süslü sosyal medya videoları kalır.
Bu kalabalıkların çoğu ne Yalova’nın gündemini bilir, ne sorununu, ne beklentisini.
Asıl trajikomik olan şu:
Siyasetçiler taşıma kalabalıkla halkı kandırdıklarını sanıyorlar ama aslında kendi kendilerini kandırıyorlar.
Sosyal medyada bir video yayınlayıp, iki slogan atarak şehirlerin nabzını tuttuklarını sanıyorlar.
Ama gerçek değişmez:
Sandık kalabalığın değil, gerçeğin fotoğrafını çeker.
Bugün miting alanları nasıl dışarıdan taşınan kalabalıkla doldurulduysa, yarın aynı kalabalık başka bir parti için doldurulacak. Çünkü bu düzenin adı artık meydan siyaseti değil;
"Taşıma Siyaseti."
Ve Yalova bu tiyatrodan sıkıldı.
Bu şehir otobüs yarışına değil;
Şeffaflığa, samimiyete ve icraata bakıyor.
Birileri hâlâ çocuk kavgası tadındaki “sen taşıdın – hayır sen taşıdın” polemiğine devam edebilir.
Ama Yalova çoktan kararını verdi:
Taşıma kalabalıkla siyaset yapanların sözü de, etkisi de aynı kalabalık gibi—geldiği gibi gider.