Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

ŞİMDİLİK...

Yazının Giriş Tarihi: 27.07.2026 11:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.07.2026 11:31

Koltuklar Geçici, Cümleler Kalıcı

Siyasette bazen söylenen kadar, söylenmeyen de önemlidir.

Tahsin Becan'ın son açıklamasını okudum. Bir kez okudum, iki kez okudum... Sonra "Acaba satır arasında bir şey mi kaçırıyorum?" diye üçüncü kez okudum.

En sonunda şu cümlede durdum:

"Kurultay kararı alınıncaya kadar şimdilik partimde olmaya devam edeceğim."

Siyasette "şimdilik" kelimesi kadar tehlikeli çok az kelime vardır.

Çünkü "şimdilik", ne evettir ne hayırdır.

"Şimdilik" demek;

"Bugün buradayım, yarın Allah kerim."

demektir.

Eğer gerçekten "Ben CHP'den ayrılmam." demek isteseydi bunu söylemek için yalnızca dört kelime yeterdi:

"CHP'den ayrılmayacağım."

Ama denmedi.

Yerine ne dendi?

"Şimdilik..."

İşin ilginç tarafı, açıklamanın devamında hem kalanlara hem gidenlere sitem var.

Yeni yönetime kızıyor...

Partiden ayrılanlara da kızıyor...

Görevden almalara karşı çıkıyor...

Kurultay istiyor...

Kimsenin adamı olmadığını söylüyor...

Yani herkes biraz haklı, herkes biraz haksız...

Sonunda ise en kritik cümleyi bırakıyor:

"Kurultaya kadar partimdeyim."

Siyasette buna "açık kapı siyaseti" denir.

Kapıyı kapatmıyorsun...

Ama ardına kadar da açmıyorsun.

İçeridesin...

Ayağın ise kapının eşiğinde.

Aslında CHP'nin bugün yaşadığı tablo da tam böyle.

Bir taraf "Ben kazandım." diyor.

Diğer taraf "Ben haklıyım." diyor.

Vatandaş ise pazardan dönerken poşeti bırakıp televizyona bakıyor ve kendi kendine soruyor:

"Arkadaş... Benim elektrik faturası ne olacak?"

Siyasetçinin kavgası koltuk üzerine...

Vatandaşın kavgası mutfak üzerine...

Aradaki fark tam da burada başlıyor.

Tahsin Becan doğru bir noktaya temas ediyor:

Kurultay yapılmalı.

Çünkü demokrasinin nefesi seçimdir.

Partilerin nefesi de kurultaydır.

Ama kurultay yapılırken unutulmaması gereken başka bir gerçek daha var.

Millet artık kimin genel başkan olacağını değil...

Kimin ülkeyi yöneteceğini merak ediyor.

Siyasetçiler birbirlerine konuşurken vatandaş mutfaktaki tencereye bakıyor.

Onlar delegeleri sayıyor...

Vatandaş market fişini.

Bir de şu "koltuk savaşı" meselesi var...

Bizde koltuk öyle ilginçtir ki...

Otururken bırakılmaz...

Bırakılınca da özlenir.

Sonra herkes "Ben koltuk peşinde değilim." der.

Ama nedense bütün kavga hep koltuk yüzünden çıkar.

Yazıyı yılların eskitemediği bir fıkrayla bitirelim.

Temel ile Dursun siyaset konuşuyormuş.

Temel sormuş:

— Ula Dursun, siyasetçi dediğin nasıl anlaşılır?

Dursun hiç düşünmeden cevap vermiş:

— Çok kolay...

"Gitmiyorum." der gider...

"Gelmiyorum." der gelir...

"Şimdilik buradayım." der, herkes nereye gideceğini merak eder!

Galiba siyasette en uzun yolculuklar, hep "şimdilik" diye başlayan cümlelerle başlıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.