Bazı yerler vardır; şehrin haritasında bir yeşil alan olarak görünür ama aslında bir mahallenin hafızasıdır. İnsanların yürüdüğü, çocukların oynadığı, yaşlıların oturduğu, nefes aldığı yerlerdir.
Bayraktar Mahallesi’ndeki bölge de yıllardır böyle bir yer olarak anlatılıyor.
Ama bugün vatandaşların anlattığı tablo bambaşka.
Bakım yok, temizlik yok, kamelyalar yok, düzen yok…
Daha da önemlisi, mahalle sakinlerinin anlatımına göre burası uyuşturucu kullanan gençlerin toplandığı alanlardan biri haline gelmiş. Bazı vatandaşlar bu konuda CİMER’e başvurduklarını, sosyal medyada görüntüler paylaştıklarını ancak yeterli sonuç alamadıklarını söylüyor.
Ve şimdi, Radar Caddesi yakınlarında 20 yaşında bir gencin hayatını kaybetmesi, bölgedeki sorunların yeniden ve çok daha acı bir şekilde konuşulmasına neden oldu.
Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
Bir gencin ölümünün nedenini, resmi soruşturmanın sonucu ortaya çıkmadan bölgedeki koşullara bağlayamayız.
Ama şu soruyu sormaktan da kaçamayız:
Bir mahalle defalarca “burada sorun var” diyorsa, yetkililerin harekete geçmesi için daha ne olması gerekiyor?
Vatandaşların anlattıkları düşündürücü.
“Bıktık, bezdik” diyorlar.
“CİMER’e yazdık, olmadı.”
“Sosyal medyada video paylaştık, olmadı.”
Bunlar sıradan yakınmalar değil. Bunlar, bir mahallenin “Bizi görün” diye yaptığı çağrılar.
Üstelik mesele yalnızca güvenlik de değil.
Vatandaşların aktardığına göre geçmişte bölgede yürüyüş yolları, kamelyalar, araç park yerleri ve aydınlatmalar yapılmış. Yani buraya para harcanmış, emek verilmiş, düzen kurulmuş. Fakat bugün o düzenin büyük ölçüde ortadan kalktığı ve kamelyaların dahi sökülüp götürüldüğü ileri sürülüyor.
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Bir şehir neden yaptığı güzel işi koruyamaz?
Bir belediye yeni bir park yapabilir.
Yeni bir yürüyüş yolu açabilir.
Yeni kamelyalar koyabilir.
Ama asıl belediyecilik, yapılanı yıllarca yaşatabilmektir.
Bir yeri yapmak kadar onu temiz tutmak, aydınlatmak, güvenli hale getirmek ve vatandaşın kullanımına açık tutmak da hizmettir.
“YALOVA’NIN AKCİĞERLERİ” SÖZÜNÜN KARŞILIĞI NEREDE?
Yıllardır “Yalova’nın akciğerleri” denilen bir alanın vatandaşların anlatımına göre çöplerle, hafriyatla ve bakımsızlıkla anılması ciddi bir çelişkidir.
Bir vatandaşın sözü çok ağır ama üzerinde düşünülmesi gereken türden:
“Yalova’nın akciğerleri diyorlar ama hep lafta kalıyor.”
İşte mesele tam da burada.
Tabela asmak kolaydır.
Bir yere “akciğer” demek kolaydır.
Asıl mesele o akciğeri temiz tutabilmektir.
Eğer vatandaş “Sanki Yalova’da başka hafriyat alanı kalmamış” diye tepki gösteriyorsa, belediyenin çıkıp bu iddiaya açık ve net bir yanıt vermesi gerekir.
KARAKOL NEDEN KALDIRILDI?
Bir başka soru da bölgede daha önce bulunduğu belirtilen polis karakolunun kaldırılmasıyla ilgili.
Mahalle sakinleri, karakolun kaldırılmasından sonra bölgedeki sorunların arttığını düşünüyor.
Elbette bir karakolun kaldırılmasının suç veya uyuşturucu kullanımındaki artışın nedeni olduğunu söylemek için resmi verilere ihtiyaç var.
Ama vatandaşın güvenlik hissi azalmışsa, o hissin kendisi bile ciddiye alınmalıdır.
Çünkü şehir sadece beton, asfalt ve binalardan oluşmaz.
Şehir biraz da insanların akşamları kendini güvende hissedebilmesidir.
BU KEZ “TAMAM” YETMEZ
Vatandaşın en çok tepki gösterdiği noktalardan biri de şu:
Fotoğraf gönderiliyor…
Şikâyet ediliyor…
“Tamam” deniliyor…
Sonra?
İcraat yok.
İşte vatandaşın öfkesi tam burada başlıyor.
Bir belediye başkanının her şikâyeti bizzat takip etmesi mümkün olmayabilir. Ancak başkanın görevi, kendisine ulaşan sorunun ilgili birim tarafından gerçekten çözülmesini sağlamaktır.
Fen İşleri var.
Temizlik ekipleri var.
Zabıta var.
Güvenlik birimleri var.
Kısacası devletin ve belediyenin kurumları var.
O halde vatandaşın sorusu çok basit:
Bölge neden bu halde?
ARTIK GÖRMEK GEREKİYOR
Bu yazının amacı bir kişiyi hedef göstermek değil.
Bir kurumu peşinen suçlamak da değil.
Ama vatandaşın sesini duyurmak.
Çünkü ortada bir genç insanın ölümü gibi son derece acı bir olay var. Ölümün nedeni konusunda resmi soruşturmanın sonucunu beklemek zorundayız.
Fakat o soruşturmanın sonucunu beklerken bölgedeki sorunları da görmezden gelemeyiz.
Çünkü vatandaşlar aylardır, belki yıllardır aynı şeyi söylüyorsa…
CİMER’e yazıyorsa…
Video çekiyorsa…
Fotoğraf gönderiyorsa…
“Uyuşturucu kullanılan yerlerden biri oldu” diyorsa…
“Mahalleli bıktı, bezdi” diyorsa…
O zaman artık yapılması gereken şey bir başka “tamam” demek değil, gidip yerinde görmek.
Sayın Başkan…
Bir gün makam aracından inin ve bölgeye gidin.
Hafriyatı görün.
Çöpleri görün.
Sökülen kamelyaların yerlerine bakın.
Yürüyüş yollarına bakın.
Aydınlatmalara bakın.
Mahallelinin ne söylediğini dinleyin.
Ve en önemlisi, bu alanın neden bu hale geldiğini sorun.
Çünkü Yalova’nın akciğerleri denilen bir yer nefes alamıyorsa, mesele yalnızca o bölgenin meselesi değildir.
Bu, “Yaptığımızı koruyor muyuz, yoksa bizden önce yapılanı yok sayıp yeniden mi başlıyoruz?” meselesidir.
Ve artık vatandaşın beklediği şey söz değil.
Hizmet.
Bakım.
Güvenlik.
Temizlik.
Ve en önemlisi:
Birilerinin gerçekten gidip görmesi…