Yıllardır gazetecilik yapıyorum.En azından ben öyle zannediyorum.Bugüne kadar yanlış yapıp mahkemelik olduğum bir konu yok.
Çünkü basit bir haberi yazarken bile “indinin dındığını” sorarım. Köşe yazısı başka iştir.Orada önce kendi mahalleni temizlersin.
Önce kendi çöplüğünü karıştırırsın.Ama dedim ki bu kez:
“Bir de Ankara çöplüğüne dalayım, ne var ne yok bakalım.”
Daldım…
Ve karşıma açlıktan bitap düşmüş bir milletvekili çıktı.
Sosyal medyadan yazmış…
Okuyunca kahvaltıyı yarıda bıraktım.
Çayı soğuttum.
Lokma boğazımda kaldı.
Meğer gariban vekilimiz çok zor durumdaymış.
Öyle böyle değil.
450 bin lirayla ay sonunu getiremiyormuş.
Hatta bir de teklifte bulunmuş:
“Benim maaşımı alın, bir ay vekillik yapın.”
Vekillik değil sanki açık cezaevi.
Bir ay dayanabilirsen madalya verilecek.
Yetmemiş, bir de eklemiş:
“Emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereyim, sen idare et.”
Allah Allah…
Bu teklif niye hâlâ resmî gazetede yayımlanmadı acaba?
Bir de Meclis lokantasına veryansın etmiş:
“Yemeklere zam yaptılar.
Sizin yüzünüzden zamlı yiyoruz.
Beş defa zam yaptılar!”
Bak sen şu işe…
Demek zamların sebebi bizmişiz.
Emekli, asgari ücretli, gariban vatandaş…
Meclis’te köfte pahalıysa bizim yüzümüzden.
Bu muhteremin maaşına buradan resmen talibim.
450 bin lira…
Vallahi ben razıyım.
Hatta üstüne çorbayı da kendim yaparım.
Açık konuşayım:
Bugüne kadar Mestan Özcan ismini hiç duymadım.
Tarım Komisyonu’ndaymış, bugün öğrendim.
Üniversite mezunuymuş.
İyi, maşallah.
Ama insan merak ediyor:
85 milyonluk memlekette bugüne kadar ne yapmış?
Tekirdağ milletvekiliymiş.
Tekirdağ’da ne var biliyor musunuz?
551 bin 879 emekli.
Toplam nüfus: 1 milyon civarı.
Seçmen sayısı: 858 bin.
Yani ne demek bu?
Tekirdağ’da her iki seçmenden biri emekli.
Şimdi soruyorum:
Sayın Özcan,
Bu konuşmadan sonra o emekliler size:
“Helal olsun vekilim, 450 binle zor geçiniyorsun” deyip
sandıkta mührü basar mı?
Gelelim işin en can alıcı yerine…
Ben önce vekilin köfteci fiyatlarına baktım.
Dedim ki:
“Bu adam gerçekten aç olabilir.”
Özcanlar Köfte – Açlıkla Mücadele Tarifesi
Tekirdağ Köftesi (170 g): 420 TL
Kaşarlı Köfte: 535 TL
Kasap Köfte: 630 TL
Karışık Köfte: 760 TL
Özcanlar Special: 640 TL
Çocuk menüsü bile:
490 TL
Çocuk aç kalmasın diye herhalde.
Sonra döndüm Meclis’e baktım…
TBMM Üyeler Lokantası
Çorba: 23 TL
Etli yemek: 100 TL
Izgara köfte: 160 TL
Tatlı: 18 TL
Bir de halk lokantası:
Hasanpaşa Köfte: 66 TL
Şimdi tabloyu yan yana koyun…
Millet:
66 liraya köfte arıyor.
Vekil:
23 liraya çorba içip
100 liraya et yiyip
Çıkıp diyor ki:
“450 binle geçinemiyorum.”
Valla ne diyelim…
Açlık zor.
Köfte pahalı.
Ama vicdan hepsinden pahalı.
Son söz mü?
Allah doyursun.
Ama önce vicdanı.
O MAAŞLA GEÇİNİLMEZ….
Bir gün emekli bir vatandaş Meclis’in Üyeler Lokantası’na girer.
Menüye bakar, fiyatlara bakar, bir de cebine…
Sonra garsona döner:
— Usta, bir köfte–ekmek alabilir miyim?
Garson ciddi ciddi sorar:
— Hangi statüden?
— Emekli…
Garson başını iki yana sallar:
— O zaman köfte yok.
— Ekmek var ama fotoğrafını verebiliriz.
— Yanında da Sayın Mestan Özcan’ın tavsiyesi ücretsiz.
Vatandaş merak eder:
— Ne tavsiyesi?
Garson okur:
— “450 bin lira maaşı alın, bir ay idare edin.”
Vatandaş sinirlenir:
— O maaşla idare edilmez,
— O maaşla kasaplar odası açılır.
Garson son cümleyi yapıştırır:
— Meclis’te köfte zamlanmış diye dert var,
— Sokakta ekmek küçülmüş diye kimsenin umurunda yok.
— Çünkü biri yiyor, biri seyrediyor.