1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayına ilişkin Nev Sağlık Grubu Radyoloji bölümünden Uzm. Dr. Tecelli Poçan önemli açıklamalarda bulundu. Poçan,“Meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını, 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi çektirilmesi gerektiğini bildirdi.
Haber Giriş Tarihi: 09.10.2024 11:06
Haber Güncellenme Tarihi: 09.10.2024 11:06
Kaynak:
IGF
BURSA (İGFA) - “Çevresel tetikleyicilerin artışı ve stresli günlük yaşam temposuna bağlı olarak 2030 senesine geldiğimizde yıllık yaklaşık 22 milyon kişiye kanser tanısı konulacağı tahmin edilmektedir” diyen Nev Sağlık Grubu Radyoloji bölümünden Uzm. Dr. Tecelli Poçan, “Kanser gibi bireylerin yaşantısını psikolojik, sosyal ve ekonomik anlamda fazlasıyla zorlaştıran bir hastalığın artışı ciddi bir problemdir. Hiç şüphesiz günümüzde kanser ile ilgili en kıymetli stratejiler erken tanı ve korunma yöntemlerini geliştirmek olacaktır” dedi.
“Meme kanseri, kadınlarda tespit edilen kanserlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturması nedeni ile en fazla görülen kanser çeşididir” diyen Poçan, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen ve erken aşamada teşhisi mümkün olan bir kanser tipidir. Bu anlamda ülkemizde birinci basamakta sağlanan koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bileşenlerinden biri olan erken tanı yöntemleri meme kanserinin tespitinde önemli bir yere sahiptir” dedi.
“40 YAŞINDAN İTİBAREN YILDA BİR KEZ MAMOGRAFİ ÇEKTİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR “
Meme kontrolünün nasıl olması gerektiğini anlatan Poçan, “Memedeki problemleri tespit etmek için yaş fark etmeksizin, kendi kontrollerimizi aksatmamalıyız. Kontrollerde bir problem tespit ettiğimizde ya da kırk yaş üstünde ise bir hekim tarafınca kontrol, meme ultrasonu, gereklilik halinde mamografi veya meme MRG ile tetkikleri gerekmektedir. Ülkemiz sağlık politikalarınca mamografi ön planda tutulsa da teknolojik gelişmelerin ultrason cihazlarında yapmış olduğu belirgin gelişim nedeniyle meme ultrasonu ile değerlendirme hem güvenilir hem de değerlidir” dedi.
Meme Ultrasonu, Mamografi ve Meme MR’ı hakkında da bilgiler veren Dr. Poçan,“Her üç yöntem de meme kanseri taramasında önemli rol oynar, ancak uygulama durumuna, hastanın özelliklerine ve risk faktörlerine göre tercih edilir” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“Mamografi erken tanı ve tedavi için önemli”
1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayına ilişkin Nev Sağlık Grubu Radyoloji bölümünden Uzm. Dr. Tecelli Poçan önemli açıklamalarda bulundu. Poçan,“Meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını, 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi çektirilmesi gerektiğini bildirdi.
BURSA (İGFA) - “Çevresel tetikleyicilerin artışı ve stresli günlük yaşam temposuna bağlı olarak 2030 senesine geldiğimizde yıllık yaklaşık 22 milyon kişiye kanser tanısı konulacağı tahmin edilmektedir” diyen Nev Sağlık Grubu Radyoloji bölümünden Uzm. Dr. Tecelli Poçan, “Kanser gibi bireylerin yaşantısını psikolojik, sosyal ve ekonomik anlamda fazlasıyla zorlaştıran bir hastalığın artışı ciddi bir problemdir. Hiç şüphesiz günümüzde kanser ile ilgili en kıymetli stratejiler erken tanı ve korunma yöntemlerini geliştirmek olacaktır” dedi.
“Meme kanseri, kadınlarda tespit edilen kanserlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturması nedeni ile en fazla görülen kanser çeşididir” diyen Poçan, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen ve erken aşamada teşhisi mümkün olan bir kanser tipidir. Bu anlamda ülkemizde birinci basamakta sağlanan koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bileşenlerinden biri olan erken tanı yöntemleri meme kanserinin tespitinde önemli bir yere sahiptir” dedi.
“40 YAŞINDAN İTİBAREN YILDA BİR KEZ MAMOGRAFİ ÇEKTİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR “
Meme kontrolünün nasıl olması gerektiğini anlatan Poçan, “Memedeki problemleri tespit etmek için yaş fark etmeksizin, kendi kontrollerimizi aksatmamalıyız. Kontrollerde bir problem tespit ettiğimizde ya da kırk yaş üstünde ise bir hekim tarafınca kontrol, meme ultrasonu, gereklilik halinde mamografi veya meme MRG ile tetkikleri gerekmektedir. Ülkemiz sağlık politikalarınca mamografi ön planda tutulsa da teknolojik gelişmelerin ultrason cihazlarında yapmış olduğu belirgin gelişim nedeniyle meme ultrasonu ile değerlendirme hem güvenilir hem de değerlidir” dedi.
Meme Ultrasonu, Mamografi ve Meme MR’ı hakkında da bilgiler veren Dr. Poçan, “Her üç yöntem de meme kanseri taramasında önemli rol oynar, ancak uygulama durumuna, hastanın özelliklerine ve risk faktörlerine göre tercih edilir” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
Eşini katletti..!
Yalova'da Muhammed D., 8 aylık hamile eşi Sultan P.D.'yi pompalı tüfekle vurarak öldürdü; . Ardından kendisini vuran Muhammed D.'nin durumu ağır. Olayla ilgili polis soruşturma başlattı.
8 AYLIK HAMİLE EŞİNİ KATLETTİ:
Yalova'da Muhammed D., 8 aylık hamile eşi Sultan P.D.'yi pompalı tüfekle vurarak öldürdü; Ardından kendisini vuran Muhammed D.'nin durumu ağır. Olayla ilgili polis soruşturma başlattı.
YALOVA’DA GÖLETLERE 30 BİN YAVRU SAZAN BIRAKILDI
Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi kapsamında Armutlu'daki Mecidiyeköy, Sarpdere ve Yumrudere göletlerine toplam 30 bin yavru sazan bıraktı. Yetkililer, sürdürülebilir avcılık kurallarına uyulması çağrısı yaptı.
MARMARA’DA 101 DEPREM! 84’Ü ADALAR-ÇINARCIK-YALOVA HATTINDA
19 Ağustos 15.05 ile 20 Ağustos 07.18 arasında Marmara'da 101 deprem kaydedildi. Sarsıntıların 84'ü Adalar, Çınarcık ve Yalova hattında yoğunlaştı. En büyük deprem 19 Ağustos'ta Adalar'da 3,2 büyüklüğünde gerçekleşti.
MARMARA’DA DERİNLERDE HAREKET!
17-19 Ağustos tarihleri arasında Çınarcık ve Adalar hattında 23 sarsıntı kaydedildi. Prof. Dr. Osman Bektaş, 10-13 km derinlikteki mikrodepremlerin Adalar Fayı'nda 'creep' (yavaş sürünme) hareketine işaret edebileceğini belirtti.
MARMARA’DA DERİNLERDE HAREKET!
17-19 Ağustos tarihleri arasında Çınarcık ve Adalar hattında 23 sarsıntı kaydedildi. Prof. Dr. Osman Bektaş, 10-13 km derinlikteki mikrodepremlerin Adalar Fayı'nda 'creep' (yavaş sürünme) hareketine işaret edebileceğini belirtti.