Türkiye'de her yıl yaklaşık 300 bin kişi kalp krizi geçirirken, dünyada en önemli ölüm sebeplerinden biri olmaya devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 10.05.2024 12:05
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2024 12:05
Kaynak:
IGF
İSTANBUL (İGFA)- Kalp krizinin en yaygın belirtisi, ‘göğüs ağrısı’ oluyor.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalp krizinin en yaygın belirtisinin ‘göğüs ağrısı’ olduğuna dikkat çekerek, “Ağrı süresi 10 dakikayı geçtiğinde akla mutlaka kalp krizi gelmelidir. Bu durumda hastaya en kısa sürede tam teşekküllü bir hastanede müdahale etmek yaşamsal önem taşımaktadır. Günümüzde erken tanı ve doğru tedavi sayesinde kalp krizinden ölüm oranları giderek azalmaktadır” dedi.
GÖĞÜS AĞRISI 10 DAKİKADAN FAZLA SÜRDÜYSE, DİKKAT!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalbe ait göğüs ağrısının şiddetli ve ani başlangıca sahip olmadığını belirterek, “Ağrı girdikten sonra şiddeti yavaşça artar. Nefes almakla şiddeti değişmez, genel olarak baskı tarzında künt bir ağrıdır. Hasta ağrıyı parmakla gösteremez, eli veya yumruğu ile göğüs üzerindeki yerini tarif edebilir. Sol kola, boyuna, omuzlara, karın, çene ve sırta yayılabilir” dedi. Prof. Dr. Akgöz, “Ağrı süresi 10 dakikayı geçtiğinde akla mutlaka kalp krizi gelmelidir” uyarısında bulunarak, kalp krizinin diğer belirtilerini şöyle sıralıyor: “Daha az sıklıkta olmak üzere; nefes darlığı, çarpıntı, terleme, tansiyonda düşme veya yükselme, halsizlik, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, kol iç yüzü ve parmaklara yayılan uyuşma önemli belirtiler arasında sayılmalıdır. Ancak diyabetik hastalarda ağrı şikayeti nöropati nedeniyle daha az ön planda olabilir.” diye konuştu.
Kalp krizi geçiren hastaya doğru müdahalede bulunmak yaşamsal önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalp krizi sırasında yapılan bazı hatalı uygulamaların hastaya ciddi zarar verebileceğini işaret ederek, “Başını soğuk suyla yıkama, ağrı kesici verme, hatta mide rahatsızlığına yorarak hastayı kusmaya teşvik etme girişimleri sadece daha fazla zarar verme potansiyeli taşır ve zaman kaybını artırır” uyarısında bulundu. Kalp krizi kalbin kanlanmasından sorumlu olan koroner damarlardaki tıkanıklık veya aşırı daralmalara bağlı olarak kalp kasına kan akışının kesilmesi durumu olarak tanımlanırken, "Koroner kan damarlarındaki tıkanmalar genel olarak bu damarların iç yüzünde yer alan aterosklerotik plakların yırtılması ve üzerinde pıhtı oluşmasıyla meydana geliyor. Daha az olarak da bu plaktan kopan parçaların veya pıhtının daha alt bölgeye doğru hareket edip daha ince bir damar segmentini tıkamasıyla da oluşuyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, düzenli kontroller ve yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan düzenlemeler ile kalp krizinin büyük oranda önlenebileceğini belirterek, “Öncelikle her birey koroner kalp hastalığını kolaylaştıran faktörler açısından kendini sorgulamalı, hiçbir yakınması olmasa bile 40 yaşından itibaren düzenli olarak kalp muayenesini ve kan tahlillerini yaptırmalıdır. Ayrıca sigara kullanımını bırakmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, diyabet varlığında şekerin normal sınırlarda kalmasına özen göstermek, kan basıncını düşük tutmak ve stresten uzak kalmak son derece önemlidir” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kalp krizinde bu hatalara dikkat!
Türkiye'de her yıl yaklaşık 300 bin kişi kalp krizi geçirirken, dünyada en önemli ölüm sebeplerinden biri olmaya devam ediyor.
İSTANBUL (İGFA)- Kalp krizinin en yaygın belirtisi, ‘göğüs ağrısı’ oluyor.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalp krizinin en yaygın belirtisinin ‘göğüs ağrısı’ olduğuna dikkat çekerek, “Ağrı süresi 10 dakikayı geçtiğinde akla mutlaka kalp krizi gelmelidir. Bu durumda hastaya en kısa sürede tam teşekküllü bir hastanede müdahale etmek yaşamsal önem taşımaktadır. Günümüzde erken tanı ve doğru tedavi sayesinde kalp krizinden ölüm oranları giderek azalmaktadır” dedi.
GÖĞÜS AĞRISI 10 DAKİKADAN FAZLA SÜRDÜYSE, DİKKAT!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalbe ait göğüs ağrısının şiddetli ve ani başlangıca sahip olmadığını belirterek, “Ağrı girdikten sonra şiddeti yavaşça artar. Nefes almakla şiddeti değişmez, genel olarak baskı tarzında künt bir ağrıdır. Hasta ağrıyı parmakla gösteremez, eli veya yumruğu ile göğüs üzerindeki yerini tarif edebilir. Sol kola, boyuna, omuzlara, karın, çene ve sırta yayılabilir” dedi. Prof. Dr. Akgöz, “Ağrı süresi 10 dakikayı geçtiğinde akla mutlaka kalp krizi gelmelidir” uyarısında bulunarak, kalp krizinin diğer belirtilerini şöyle sıralıyor: “Daha az sıklıkta olmak üzere; nefes darlığı, çarpıntı, terleme, tansiyonda düşme veya yükselme, halsizlik, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, kol iç yüzü ve parmaklara yayılan uyuşma önemli belirtiler arasında sayılmalıdır. Ancak diyabetik hastalarda ağrı şikayeti nöropati nedeniyle daha az ön planda olabilir.” diye konuştu.
Kalp krizi geçiren hastaya doğru müdahalede bulunmak yaşamsal önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, kalp krizi sırasında yapılan bazı hatalı uygulamaların hastaya ciddi zarar verebileceğini işaret ederek, “Başını soğuk suyla yıkama, ağrı kesici verme, hatta mide rahatsızlığına yorarak hastayı kusmaya teşvik etme girişimleri sadece daha fazla zarar verme potansiyeli taşır ve zaman kaybını artırır” uyarısında bulundu. Kalp krizi kalbin kanlanmasından sorumlu olan koroner damarlardaki tıkanıklık veya aşırı daralmalara bağlı olarak kalp kasına kan akışının kesilmesi durumu olarak tanımlanırken, "Koroner kan damarlarındaki tıkanmalar genel olarak bu damarların iç yüzünde yer alan aterosklerotik plakların yırtılması ve üzerinde pıhtı oluşmasıyla meydana geliyor. Daha az olarak da bu plaktan kopan parçaların veya pıhtının daha alt bölgeye doğru hareket edip daha ince bir damar segmentini tıkamasıyla da oluşuyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Haldun Akgöz, düzenli kontroller ve yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan düzenlemeler ile kalp krizinin büyük oranda önlenebileceğini belirterek, “Öncelikle her birey koroner kalp hastalığını kolaylaştıran faktörler açısından kendini sorgulamalı, hiçbir yakınması olmasa bile 40 yaşından itibaren düzenli olarak kalp muayenesini ve kan tahlillerini yaptırmalıdır. Ayrıca sigara kullanımını bırakmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, diyabet varlığında şekerin normal sınırlarda kalmasına özen göstermek, kan basıncını düşük tutmak ve stresten uzak kalmak son derece önemlidir” diye konuştu.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
Ölü sayısı 2'ye çıktı
Çınarcık Kocadere köyünde kahvehanede çıkan tartışma sonrası İlhan D., Özcan Ö.'yü evinin önünde öldürdü. Jandarma ekiplerinin teslim ol çağrısı üzerine intihar eden İlhan D. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayda ölü sayısı 2'ye yükseldi.
KÖY KAHVESİNDE BAŞLAYAN TARTIŞMA CİNAYETLE BİTTİ
Çınarcık Kocadere köyünde kahvehanede tartışan İ.D., komşusu Ö.Ö.'yü evinin önünde silahla öldürdü. Jandarma ekiplerinin teslim ol çağrısı üzerine intihar girişiminde bulunan İ.D. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Suç makinesi yakalandı
Altınova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 7 Mayıs 2026'daki operasyonuyla, uyuşturucu ticareti ve taksirle yaralama gibi suçlardan 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı. Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
YALOVA TERSANELERİNDE KRİZ DERİNLEŞİYOR
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Altınova tersanelerindeki kalifiye iş gücü krizine dikkat çekerek konuyla ilgili Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu. Becan; kötü çalışma şartları ve ücretlerin sektöre ilgiyi azalttığını vurguladı.
DAHA BÜYÜK FELAKET OLABİLİRDİ
Yalova-Bursa Karayolu Orhangazi Göl Kavşağında, Yaşar Yüksel idaresindeki yedek parça yüklü tır, trafik ışıklarında bekleyen akaryakıt tankerine çarptı. Kazada sürücü Yaşar Yüksel hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
“Çarşı festivallere karşı”
Yalova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aydın Kaçır, Kurban Bayramı öncesi planlanan alışveriş festivallerinin haksız rekabete yol açarak yerel esnafı zor durumda bıraktığını belirterek konuya karşı girişim başlatacaklarını açıkladı.