Selahattin Yusuf: ‘’Kasabalı bir toplumuz, kasabada sıkışıp kaldık’’
Selahattin Yusuf: ‘’Kasabalı bir toplumuz, kasabada sıkışıp kaldık’’
14. Kocaeli Kitap Fuarındaki söyleşiler de yazarlar Betül İlter, Selahattin Yusuf ve İhsan Süreyya Sırma kitapseverlerle bir araya geldi
Haber Giriş Tarihi: 05.10.2024 17:41
Haber Güncellenme Tarihi: 05.10.2024 17:41
Kaynak:
IGF
KOCAELİ (İGFA) - Bu yıl “Savaşın ve Acının Edebiyatı” teması ile düzenlenen 14. Kocaeli Kitap Fuarı, kapılarını Kocaeli Kongre Merkezinde kitapseverlere açtı. Farklı alanlardaki söyleşi programları ve imza etkinlikleriyle düzenlenen kitap fuarında, birçok yazar, edebiyatçı, akademisyen ve entelektüel isim kitapseverlerle bir araya geliyor. Karamürsel Alp Salonundaki söyleşiler de yazarlar Betül İlter, Selahattin Yusuf ve İhsan Süreyya Sırma düzenlenen oturumlarda katılımcılara hitap etti. Selahattin Yusuf’un, “Biz kasabalı bir toplumuz. Kasabada sıkışıp kaldık. Kasabalılaşma; insanların ne köylü olabildiği ne de şehirleşebildiği bir durumdur. İkisinin arasında sıkışıp kalmıştır” sözleri dikkat çekti.
“HIZLI OKUMA; SESSİZ OKUMA TEKNİĞİDİR”
“Hızlı Okuma Teknikleri Üzerine” konulu söyleşisi ile kitapseverlerle bir araya gelen Yazar Betül İlter, “Hızlı okuma tekniğine geçmeden önce çocuklar birinci sınıfta okuma yazmayı öğrenmesi gerekiyor. İkinci sınıftan itibaren okuma yazma tekniklerine geçmesini doğru buluyorum. Hızlı okuma tekniklerine bakıldığında, hızlı okursam anlamam ki gibi bir ön yargı var. Sesli okumak, hızlı okuma tekniği değildir. Hızlı okuma tekniği sessiz okuma tekniğidir. Sessiz hızlı okumak için okuma alışkanlığımızı oluşturmamız gerekiyor. Aslında sesli okurken normal bir hızla, daha sakin okumak, vurgusuna ve tonuna dikkat ederek okumak daha iyidir” dedi.
“KASABADA SIKIŞIP KALDIK”
“Türk Şiiri Işığında Modern Türk Romanı” konulu söyleşisiyle kitapseverlerle bir araya gelen Yazar Selahattin Yusuf, Türkiye’nin sosyolojik, siyasi, edebi ve diğer pek çok alanına dair tespitlerini dile getirdi. Yazar Yusuf, “Biz kasabalı bir toplumuz. Kasabada sıkışıp kaldık. Şehirli insan bir kapasiteye ulaşmış bir insandır. Şehir kendi kendine yetebilen insanların olduğu bir yerdir. Türkiye’nin meselesi kasabalılaşmasıdır. 1920’lerde şehirleşme oranı yüzde 15 veya 20’lerde iken bugün yüzde 90’lara ulaşmış durumda. Bu kadar hızlı şehirleşmiş bir ülkede insanları hala kasabalılaşmış kafadan nasıl kurtarabilirsiniz. Kasabalılık bir rantiyeciliktir. Köylü dediğimiz insan bir değer üretir. Köy neden önemli çünkü değer üretiyor. Yani bir emek veriyor. Kasabalılaşma nedir, insanların ne köylü olabildiği ne de şehirleşebildiği bir durumdur. İkisinin arasında sıkışıp kalmıştır” şeklinde konuştu.
‘’CEKETİMİ VEREYİM AMA KÜDÜS’Ü VERMEM”
“İslam ve Tarih” konulu söyleşisi ile kitapseverlerle bir araya gelen Yazar İhsan Süreyya Sırma, “Tarih boyunca Allah’u Teala tarih 124 bin peygamber göndermiş. Bunların sonuncusu Mekkeli olan Hz. Muhammed Efendimiz. O da görevini yaptı. Kendisine gelen vahiy etti. Bazı insanlar ona inandı itaat etti bazı insanlar inanmadı. Daha sonra İslam devletini kurdu, bu şekilde bizde onun ümmeti olarak bu günlere geldik. Çağımızdaki hiç kimse ben Hz. Muhammed’i tanımıyorum diyemez. Aynı şekilde Fatih’i veya Abdülhamit’i tanımıyorum diyemez. Sultan Abdülhamit; Yahudilere Kudüs’te, Filistin’de bir yer vermedi. Sultan Abdülhamit’in Yahudi Theodor Herzl’e verdiği cevap müthişti; ‘Ceketimi iste sana vereyim ama Kudüs’ü size vermem.’ Peki bunun gerçekleşmesi için ne lazımdı Abdülhamit’i devirmeleri lazımdı” ifadesini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Selahattin Yusuf: ‘’Kasabalı bir toplumuz, kasabada sıkışıp kaldık’’
14. Kocaeli Kitap Fuarındaki söyleşiler de yazarlar Betül İlter, Selahattin Yusuf ve İhsan Süreyya Sırma kitapseverlerle bir araya geldi
KOCAELİ (İGFA) - Bu yıl “Savaşın ve Acının Edebiyatı” teması ile düzenlenen 14. Kocaeli Kitap Fuarı, kapılarını Kocaeli Kongre Merkezinde kitapseverlere açtı. Farklı alanlardaki söyleşi programları ve imza etkinlikleriyle düzenlenen kitap fuarında, birçok yazar, edebiyatçı, akademisyen ve entelektüel isim kitapseverlerle bir araya geliyor. Karamürsel Alp Salonundaki söyleşiler de yazarlar Betül İlter, Selahattin Yusuf ve İhsan Süreyya Sırma düzenlenen oturumlarda katılımcılara hitap etti. Selahattin Yusuf’un, “Biz kasabalı bir toplumuz. Kasabada sıkışıp kaldık. Kasabalılaşma; insanların ne köylü olabildiği ne de şehirleşebildiği bir durumdur. İkisinin arasında sıkışıp kalmıştır” sözleri dikkat çekti.
“HIZLI OKUMA; SESSİZ OKUMA TEKNİĞİDİR”
“Hızlı Okuma Teknikleri Üzerine” konulu söyleşisi ile kitapseverlerle bir araya gelen Yazar Betül İlter, “Hızlı okuma tekniğine geçmeden önce çocuklar birinci sınıfta okuma yazmayı öğrenmesi gerekiyor. İkinci sınıftan itibaren okuma yazma tekniklerine geçmesini doğru buluyorum. Hızlı okuma tekniklerine bakıldığında, hızlı okursam anlamam ki gibi bir ön yargı var. Sesli okumak, hızlı okuma tekniği değildir. Hızlı okuma tekniği sessiz okuma tekniğidir. Sessiz hızlı okumak için okuma alışkanlığımızı oluşturmamız gerekiyor. Aslında sesli okurken normal bir hızla, daha sakin okumak, vurgusuna ve tonuna dikkat ederek okumak daha iyidir” dedi.
“KASABADA SIKIŞIP KALDIK”
“Türk Şiiri Işığında Modern Türk Romanı” konulu söyleşisiyle kitapseverlerle bir araya gelen Yazar Selahattin Yusuf, Türkiye’nin sosyolojik, siyasi, edebi ve diğer pek çok alanına dair tespitlerini dile getirdi. Yazar Yusuf, “Biz kasabalı bir toplumuz. Kasabada sıkışıp kaldık. Şehirli insan bir kapasiteye ulaşmış bir insandır. Şehir kendi kendine yetebilen insanların olduğu bir yerdir. Türkiye’nin meselesi kasabalılaşmasıdır. 1920’lerde şehirleşme oranı yüzde 15 veya 20’lerde iken bugün yüzde 90’lara ulaşmış durumda. Bu kadar hızlı şehirleşmiş bir ülkede insanları hala kasabalılaşmış kafadan nasıl kurtarabilirsiniz. Kasabalılık bir rantiyeciliktir. Köylü dediğimiz insan bir değer üretir. Köy neden önemli çünkü değer üretiyor. Yani bir emek veriyor. Kasabalılaşma nedir, insanların ne köylü olabildiği ne de şehirleşebildiği bir durumdur. İkisinin arasında sıkışıp kalmıştır” şeklinde konuştu.
‘’CEKETİMİ VEREYİM AMA KÜDÜS’Ü VERMEM”
“İslam ve Tarih” konulu söyleşisi ile kitapseverlerle bir araya gelen Yazar İhsan Süreyya Sırma, “Tarih boyunca Allah’u Teala tarih 124 bin peygamber göndermiş. Bunların sonuncusu Mekkeli olan Hz. Muhammed Efendimiz. O da görevini yaptı. Kendisine gelen vahiy etti. Bazı insanlar ona inandı itaat etti bazı insanlar inanmadı. Daha sonra İslam devletini kurdu, bu şekilde bizde onun ümmeti olarak bu günlere geldik. Çağımızdaki hiç kimse ben Hz. Muhammed’i tanımıyorum diyemez. Aynı şekilde Fatih’i veya Abdülhamit’i tanımıyorum diyemez. Sultan Abdülhamit; Yahudilere Kudüs’te, Filistin’de bir yer vermedi. Sultan Abdülhamit’in Yahudi Theodor Herzl’e verdiği cevap müthişti; ‘Ceketimi iste sana vereyim ama Kudüs’ü size vermem.’ Peki bunun gerçekleşmesi için ne lazımdı Abdülhamit’i devirmeleri lazımdı” ifadesini kullandı.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
ÇINARCIK'TA FECİ KAZA:
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Sevim P., otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanarak hastanede hayatını kaybetti. Sevim P.'nin cenazesi Esenköy'de uğurlandı. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.
Yalova'da Yürek Yakan İş Kazası
Yalova'nın Altınova ilçesinde tır yıkadıkları sırada elektrik akımına kapılan Samim Okur ve lisanslı güreşçi oğlu Olcay Okur, kaldırıldıkları hastanelerde hayatını kaybetti. Olayla ilgili jandarma tarafından soruşturma başlatıldı.
EBRD'den Yalova'ya 41 Milyon Dolarlık
EBRD, Tersan Tersanecilik'in Yalova tesisine Panamax sınıfı yeni yüzer havuz yatırımı için 41 milyon dolara kadar kredi sağlayacak. Yatırımla gemi bakım kapasitesinin artırılması ve çevreci modernizasyonun desteklenmesi hedefleniyor.
GÖZLER DEMİRLEME SAHASINA ÇEVRİLDİ
10 Temmuz 2026'da Yalova Dereağzı Limanı açıklarında ticari bir gemi, 'DİDO' isimli tekneye çarparak batmasına neden oldu. Denize atlayarak kurtulan iki kişinin sağlık durumu iyi. Gemi kaptanı hakkında adli işlem başlatıldı, soruşturma sürüyor.
YALOVA AÇIKLARINDA GEMİ TEKNEYİ BATIRDI!
10 Temmuz 2026'da Yalova Dereağzı Limanı açıklarında ticari bir gemi, DİDO isimli tekneye çarparak batırdı. Denize atlayarak kurtulan 2 kişinin sağlık durumu iyi. Gemi kaptanı hakkında adli işlem başlatıldı, soruşturma sürüyor.
ATATÜRK İLKOKULU ARAZİSİNDE YENİ DÖNEM
Yalova Belediye Meclisi, mahkeme kararı doğrultusunda depreme dayanıksız Atatürk İlkokulu arazisini oy birliğiyle "plansız" bıraktı. Alanın geleceği; okul, meydan veya otopark seçenekleri ve bağış şartları ekseninde tartışılmaya devam edecek.