Teknolojiye aşırı güvenmenin doğal hafıza işlevlerimize zarar verebileceğine dair endişelerin arttığını ifade eden uzmanlar, dijital bağımlılığın bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneğimiz üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 11.08.2024 12:41
Haber Güncellenme Tarihi: 11.08.2024 12:41
Kaynak:
IGF
İSTANBUL (İGFA) - Telefon numaralarını ezberlemiyor, randevularımızı akıllı telefonların takvimine kaydediyoruz. Dijital cihazlara ve internete olan aşırı güven bilgileri hafızalarımızda tutma yeteneklerimizin zayıflamasına yani “Dijital amnezi”ye neden oluyor.
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekâ ve dijital araçların bilişsel işlevleri nasıl etkilediğini değerlendirdi.
Prof. Dr. Burhan Pektaş, teknolojinin hayatımızın her alanına nüfuz ettiği bir çağda, yapay zekanın (AI) ve dijital araçların bilişsel işlevlerimizi, özellikle de hafızayı geliştirip güçlendirmediği konusundaki tartışmanın her zamankinden daha fazla önem taşıdığına işaret ederek, “Günlük görevlerimizi yönetmek için akıllı telefonlara, akıllı asistanlara ve yapay zeka destekli uygulamalara giderek daha fazla güvendikçe, önemli bir soru ortaya çıkıyor: Bu teknolojiler bilişsel yükümüzü azaltarak mı bize yardımcı oluyor yoksa bizi aşırı bağımlı hale getirerek doğal hafızamıza mı zarar veriyor?” dedi.
Teknoloji savunucularının, dijital araçların ve yapay zekanın, rutin görevleri verimli bir şekilde yerine getirerek ve bilgiye anında erişim sağlayarak hafızamızın üzerindeki yükü azaltmak için tasarlandığını ileri sürdüklerini kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Örneğin dijital takvimler, hatırlatıcılar ve not alma uygulamaları, sürekli zihinsel hokkabazlığa gerek kalmadan programları, görevleri ve önemli tarihleri yönetmemize yardımcı olur. Bu, bireylerin daha karmaşık ve yaratıcı görevlere odaklanmasına olanak tanır ve potansiyel olarak üretkenliği ve zihinsel refahı artırır.” diye konuştu.
Prof. Dr. Burhan Pektaş, teknolojiye aşırı güvenmenin doğal hafıza işlevlerimize zarar verebileceğine dair endişelerin arttığına vurgu yaparak, “Bilişsel bilim insanları ve psikologlar, dijital bağımlılığın bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneğimiz üzerindeki potansiyel olumsuz etkisi konusunda alarma geçti. ‘Dijital amnezi’ veya ‘Google etkisi’ olarak bilinen olgu, insanların internette kolayca arayabilecekleri bilgileri hatırlama olasılıklarının daha düşük olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ve teknolojinin hafıza üzerindeki etkisi, hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olan çok yönlü bir konudur. Bu araçların bilişsel yükümüzü inkar edilemez bir şekilde azaltıp üretkenliği artırmasına rağmen, bunların doğal hafıza yeteneklerimizi aşındırma potansiyeline dair geçerli bir endişe var. Teknoloji gelişmeye devam ettikçe onu akıllıca kullanmak ve bilişsel sağlığı destekleyen uygulamaları sürdürmek çok önemlidir. Sonuçta amaç, bilgi ve verimlilik arayışımızda teknolojinin koltuk değneği değil, yardımcı olarak hizmet ettiği bir denge kurmak olmalıdır.” dedi.
Dikkat ve hafıza arasındaki ilişkinin bilişsel psikolojinin temel bir yönü olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Burhan Pektaş, şöyle devam etti:
“Dikkat, bilgiyi kodlamak, depolamak ve almak için çok önemlidir; hafıza ise etkili bir şekilde çalışmak için dikkat süreçlerine dayanır. Dikkat ve hafızanın birbirine bağlanmasını sağlayan ‘kodlama’, ‘depolama’, ‘geri alma’, ‘dikkat ve çalışma belleği’ şeklinde birçok yolu vardır. Dikkat, hafıza sürecinin kritik bir bileşenidir ve bilginin nasıl kodlandığını, saklandığını ve alındığını etkiler. Bireyler, dikkat süreçlerini anlayarak ve optimize ederek hafıza yeteneklerini ve genel bilişsel performanslarını geliştirebilirler.”
Bilginin bol ve kolay ulaşılabilir olduğu günümüz dünyasında, akılda tutulması gereken en önemli şeyin, eleştirel düşünmenin ahlaki değerler çerçevesinde uygulanması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bilgi güvenilirliğini değerlendirmek, bilgiyi analiz etmek ve yorumlamak, etik şekilde uygulamak, yapıcı diyaloglara girmek, sürekli öğrenmeye ve adaptasyona açık olmak, ahlaki değerleri bütünleştirmek bu süreçte kritik öneme sahiptir. Bilgi çağında başarılı olabilmek için, eleştirel düşünmeyi ahlaki temellerle birleştirerek, bilgiyi sorumlu ve etik bir şekilde kullanmak gereklidir. Bu yaklaşım hem bireysel hem de toplumsal düzeyde fayda sağlayacak bilinçli kararlar almayı mümkün kılar.” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dijital araçlar hafıza için destek mi, tehdit mi?
Teknolojiye aşırı güvenmenin doğal hafıza işlevlerimize zarar verebileceğine dair endişelerin arttığını ifade eden uzmanlar, dijital bağımlılığın bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneğimiz üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti.
İSTANBUL (İGFA) - Telefon numaralarını ezberlemiyor, randevularımızı akıllı telefonların takvimine kaydediyoruz. Dijital cihazlara ve internete olan aşırı güven bilgileri hafızalarımızda tutma yeteneklerimizin zayıflamasına yani “Dijital amnezi”ye neden oluyor.
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekâ ve dijital araçların bilişsel işlevleri nasıl etkilediğini değerlendirdi.
Prof. Dr. Burhan Pektaş, teknolojinin hayatımızın her alanına nüfuz ettiği bir çağda, yapay zekanın (AI) ve dijital araçların bilişsel işlevlerimizi, özellikle de hafızayı geliştirip güçlendirmediği konusundaki tartışmanın her zamankinden daha fazla önem taşıdığına işaret ederek, “Günlük görevlerimizi yönetmek için akıllı telefonlara, akıllı asistanlara ve yapay zeka destekli uygulamalara giderek daha fazla güvendikçe, önemli bir soru ortaya çıkıyor: Bu teknolojiler bilişsel yükümüzü azaltarak mı bize yardımcı oluyor yoksa bizi aşırı bağımlı hale getirerek doğal hafızamıza mı zarar veriyor?” dedi.
HAFIZAMIZIN ÜZERİNDEKİ YÜKÜ AZALTMAK İÇİN Mİ TASARLANDILAR?
Teknoloji savunucularının, dijital araçların ve yapay zekanın, rutin görevleri verimli bir şekilde yerine getirerek ve bilgiye anında erişim sağlayarak hafızamızın üzerindeki yükü azaltmak için tasarlandığını ileri sürdüklerini kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Örneğin dijital takvimler, hatırlatıcılar ve not alma uygulamaları, sürekli zihinsel hokkabazlığa gerek kalmadan programları, görevleri ve önemli tarihleri yönetmemize yardımcı olur. Bu, bireylerin daha karmaşık ve yaratıcı görevlere odaklanmasına olanak tanır ve potansiyel olarak üretkenliği ve zihinsel refahı artırır.” diye konuştu.
Prof. Dr. Burhan Pektaş, teknolojiye aşırı güvenmenin doğal hafıza işlevlerimize zarar verebileceğine dair endişelerin arttığına vurgu yaparak, “Bilişsel bilim insanları ve psikologlar, dijital bağımlılığın bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneğimiz üzerindeki potansiyel olumsuz etkisi konusunda alarma geçti. ‘Dijital amnezi’ veya ‘Google etkisi’ olarak bilinen olgu, insanların internette kolayca arayabilecekleri bilgileri hatırlama olasılıklarının daha düşük olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ve teknolojinin hafıza üzerindeki etkisi, hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olan çok yönlü bir konudur. Bu araçların bilişsel yükümüzü inkar edilemez bir şekilde azaltıp üretkenliği artırmasına rağmen, bunların doğal hafıza yeteneklerimizi aşındırma potansiyeline dair geçerli bir endişe var. Teknoloji gelişmeye devam ettikçe onu akıllıca kullanmak ve bilişsel sağlığı destekleyen uygulamaları sürdürmek çok önemlidir. Sonuçta amaç, bilgi ve verimlilik arayışımızda teknolojinin koltuk değneği değil, yardımcı olarak hizmet ettiği bir denge kurmak olmalıdır.” dedi.
Dikkat ve hafıza arasındaki ilişkinin bilişsel psikolojinin temel bir yönü olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Burhan Pektaş, şöyle devam etti:
“Dikkat, bilgiyi kodlamak, depolamak ve almak için çok önemlidir; hafıza ise etkili bir şekilde çalışmak için dikkat süreçlerine dayanır. Dikkat ve hafızanın birbirine bağlanmasını sağlayan ‘kodlama’, ‘depolama’, ‘geri alma’, ‘dikkat ve çalışma belleği’ şeklinde birçok yolu vardır. Dikkat, hafıza sürecinin kritik bir bileşenidir ve bilginin nasıl kodlandığını, saklandığını ve alındığını etkiler. Bireyler, dikkat süreçlerini anlayarak ve optimize ederek hafıza yeteneklerini ve genel bilişsel performanslarını geliştirebilirler.”
Bilginin bol ve kolay ulaşılabilir olduğu günümüz dünyasında, akılda tutulması gereken en önemli şeyin, eleştirel düşünmenin ahlaki değerler çerçevesinde uygulanması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bilgi güvenilirliğini değerlendirmek, bilgiyi analiz etmek ve yorumlamak, etik şekilde uygulamak, yapıcı diyaloglara girmek, sürekli öğrenmeye ve adaptasyona açık olmak, ahlaki değerleri bütünleştirmek bu süreçte kritik öneme sahiptir. Bilgi çağında başarılı olabilmek için, eleştirel düşünmeyi ahlaki temellerle birleştirerek, bilgiyi sorumlu ve etik bir şekilde kullanmak gereklidir. Bu yaklaşım hem bireysel hem de toplumsal düzeyde fayda sağlayacak bilinçli kararlar almayı mümkün kılar.” diye konuştu.
Kaynak: IGF
En Çok Okunan Haberler
ANNE VE BABA HAYATINI KAYBETTİ, 3 YAŞINDAKİ OĞULLARI YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR
Yalova Çınarcık NATO Yolu'nda iki motosikletin çarpışması sonucu Mustafa ve Yaren Sezer hayatını kaybetti, 3 yaşındaki oğulları Alparslan Sezer ağır yaralandı. Diğer sürücü Ömer Burhan Sevinç ise hafif yaralı olarak emniyete götürüldü.
YENİ AŞAMA! İMAR PLANLARI ASKIYA ÇIKIYOR
Güney Marmara Otoyolu projesinin imar planı değişiklikleri 16 Temmuz 2026'da askıya çıkarıldı. Toplam 78 km uzunluğundaki projeye 16 Ağustos 2026'ya kadar itiraz edilebilecek. Yalova ve Kocaeli'yi bağlayacak hat, ulaşımı hızlandırmayı hedefliyor.
15 Temmuz
15 Temmuz
15 TEMMUZ: BİR MİLLETİN YAZDIĞI DESTAN
Yalova Valiliği, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü mezarlık ziyareti, Mevlid-i Şerif, demokrasi yürüyüşü ve resmî anma törenlerini içeren bir program düzenleyecek. Tüm vatandaşlar davetli.
Yabancı uyruklu kaçakçılar yakalandı
Yalova'nın Çiftlikköy ilçesinde jandarma tarafından durdurulan bir araçta, Suriye'den kaçak getirilen 500 ml akrep zehri ele geçirildi. F.C.A., I.A. ve A.A. hakkında kaçakçılıkla mücadele kapsamında adli işlem başlatıldı.
Görev değişimi
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yönetim değişikliğine gidildi. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seçkin Özcan, 15 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla hastanenin yeni başhekimi olarak görevlendirildi.