Günde 60-70 hastaya bakarak hasta başına 4-5 dakika ayırabilen doktorlar ve diğer sağlık çalışanları tüm ülkede olduğu gibi Yalova’da greve gitti.
Devlet hastanesi ve sağlık ocaklarını kapsayan grev nedeni ile çok sayıda hastanın randevusu iptal edildi.
Zaten randevu almakta zorluk çeken hastalar bu duruma tepki gösterirken doktorlar, ”öncelikli sorunumuz hastalarımıza yeterli vakit ayıramamız.
Doktor başına hasta sayısı fazla. Hastanın adını öğrenmeden 5 dakika bitiyor. Teşhiste zorlanıyoruz. Bunun yanı sıra hemen hemen her gün bir sağlık çalışanı saldırıya uğruyor. Cezalar caydırıcı değil” diyen, Dr. Deniz Uysal, ”hekimlerin en zor sınavlarda üstün başarılar göstererek bugünlere geliyor. Bizler, gecesini gündüzüne katıp, tıp ilmini öğrenmek için gençliğini feda etmiş, hastalara şifa vermek için uzun ve zorlu eğitimlerden geçerek mesleğini yapmaya hak kazanmış, ilmini ardından gelen tıbbiyelilere aktarmak için ölene kadar okumuş ve okutmuş, ülkenin en çalışkan çocuklarıyız
‘HAYATINI BU MESLEĞE ADAYANLARIZ’..
Özlük haklarının sürekli ellerimizden alındı. Lise yıllarından itibaren ana yuvasından, baba ocağından ayrılarak, ilim-irfan için yatılı okulların soğuk yurtlarında büyüyenleriz. Biz hekimler; kampüsü hastane olan üniversitelerde, 18 yaşında, dil-din-ırk-ideoloji fark etmeksizin, insanı insan olduğu için korumaya, önce zarar vermeyeceğim diyerek ant içenleriz. Biz hekimler; savaşta, salgında, depremde, selde, yangında önce hastam diyerek, hastasını canı ve cananının önüne koyarak büyük fedakârlıklarla hayatını bu mesleğe adayanlarız.
HERGÜN ŞİDDET VAR
Bizler; özlük hakları sürekli elinden alınan, her gün hakarete, şiddete, darba maruz kalan, dövülen, sövülen, canına kastedilen ve sonunda öldürülenleriz. Bizler; haksız malpraktis yasası yüzünden, hata ile tıbbi komplikasyon ayrımı yapılmadan, milyonlarca liralık tazminatların suçlamaları ile mesleğine küsen, küstürülenleriz. 3-4 dakika arayla hasta baktırılmaya zorlanan, dünya tıp nosyonunun gerektirdiği kalitede hastalarını göremeyen, duyamayan, dinleyemeyen, hastalarına dokunamayan, hastalarını muayene edecek zamanı dahi verilmeyen hekimleriz.
Bizler; hekimliğin onurlu duruşunu, bu mesleğin manevi saygınlığını ve itibarını artık hissedemeyenleriz. Bizler; sağlık sistemindeki problemleri anlatmak için defalarca konuşan, bağıran, fakat nihayetinde, doğruları söylediğimiz için dokuz köyden kovulur gibi kapı dışarı edilenleriz.
‘BAYRAM YAPMIYOR; YAS TUTUYORUZ’..
Biz hekimler, 14 Mart’ta bayram yapmıyor, yas tutuyor. Bizler artık kendimizi öksüz-yetim, dışlanmış, ezilmiş ve hakarete uğramış görmek istemiyoruz. Fakat bütün bunlar olurken, biz yine de hiçbir yere gitmiyoruz. Anamızdan-babamızdan, eşimizden-çocuğumuzdan ayrı kalırken. Bizler, ‘giderlerse gitsinler!’ denmeyi hak edecek ne yaptık?
HEKİM-SEN olarak her gün biraz daha kan kaybeden hekimlik mesleğine hak ettiği değeri tekrar kazandırmak için bu gidişe dur diyoruz. Yirmi bini aşkın hekim üyemizin tek yürek sesiyle taleplerimizi milletimize ve yöneticilerimize bildiriyoruz. Sağlıkta şiddet olaylarına verilen cezalar caydırıcı olmalı, sağlıkta şiddet CMK’ya eklenmeli ve TCK’da katalog suçlara dahil edilmelidir. Malpraktis davalarına karşı hekimler de hakimler gibi korunmalı ve tazminatlar devlet tarafından ödenmelidir. 36 saatlik mesai yasaklanmalıdır. 36 saat mesainin tespiti halinde sorumlular hakkında idari ve adli tahkikat yapılmalıdır. Hekimlerin çalışma koşulları insan ve çalışan haklarına uygun şekilde tekrar düzenlenmelidir ve hekimlerin görüşü alınarak kapsamlı reformlar gerçekleştirilmelidir. Acilen caydırıcı önlemler alınarak mobbinge maruz kalan kişiler korunmalıdır. Hak edilenin çok altında olan maaşlar ve emekli aylıkları, hakkaniyetli bir şekilde ve hiçbir performans kriterine bağlanmadan güncellenmelidir. Ağız ve diş sağlığı merkezlerinin/hastanelerinin problemli çalışma koşulları ve diş hekimlerinin ek ödeme performans kriterleri düzeltilmelidir. Aile hekimlerinin ceza yönetmeliği iptal edilmelidir. Hukuksuz görevlendirmeler durdurulmalı, görevlendirmelere uygun tazminatlar tanımlanmalı ve ödenmelidir. İnsan sağlığının önemi dikkate alınarak hekimlerimize gereken değer verilmeli ve hekimlik mesleğine itibarı geri kazandırılmalıdır. Dedi
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bıçak kemiğe dayandı
‘BAYRAM YAPMIYOR; YAS TUTUYORUZ’..
Günde 60-70 hastaya bakarak hasta başına 4-5 dakika ayırabilen doktorlar ve diğer sağlık çalışanları tüm ülkede olduğu gibi Yalova’da greve gitti.
Devlet hastanesi ve sağlık ocaklarını kapsayan grev nedeni ile çok sayıda hastanın randevusu iptal edildi.
Zaten randevu almakta zorluk çeken hastalar bu duruma tepki gösterirken doktorlar, ”öncelikli sorunumuz hastalarımıza yeterli vakit ayıramamız.
Doktor başına hasta sayısı fazla. Hastanın adını öğrenmeden 5 dakika bitiyor. Teşhiste zorlanıyoruz. Bunun yanı sıra hemen hemen her gün bir sağlık çalışanı saldırıya uğruyor. Cezalar caydırıcı değil” diyen, Dr. Deniz Uysal, ”hekimlerin en zor sınavlarda üstün başarılar göstererek bugünlere geliyor. Bizler, gecesini gündüzüne katıp, tıp ilmini öğrenmek için gençliğini feda etmiş, hastalara şifa vermek için uzun ve zorlu eğitimlerden geçerek mesleğini yapmaya hak kazanmış, ilmini ardından gelen tıbbiyelilere aktarmak için ölene kadar okumuş ve okutmuş, ülkenin en çalışkan çocuklarıyız
‘HAYATINI BU MESLEĞE ADAYANLARIZ’..
Özlük haklarının sürekli ellerimizden alındı. Lise yıllarından itibaren ana yuvasından, baba ocağından ayrılarak, ilim-irfan için yatılı okulların soğuk yurtlarında büyüyenleriz. Biz hekimler; kampüsü hastane olan üniversitelerde, 18 yaşında, dil-din-ırk-ideoloji fark etmeksizin, insanı insan olduğu için korumaya, önce zarar vermeyeceğim diyerek ant içenleriz. Biz hekimler; savaşta, salgında, depremde, selde, yangında önce hastam diyerek, hastasını canı ve cananının önüne koyarak büyük fedakârlıklarla hayatını bu mesleğe adayanlarız.
HERGÜN ŞİDDET VAR
Bizler; özlük hakları sürekli elinden alınan, her gün hakarete, şiddete, darba maruz kalan, dövülen, sövülen, canına kastedilen ve sonunda öldürülenleriz. Bizler; haksız malpraktis yasası yüzünden, hata ile tıbbi komplikasyon ayrımı yapılmadan, milyonlarca liralık tazminatların suçlamaları ile mesleğine küsen, küstürülenleriz. 3-4 dakika arayla hasta baktırılmaya zorlanan, dünya tıp nosyonunun gerektirdiği kalitede hastalarını göremeyen, duyamayan, dinleyemeyen, hastalarına dokunamayan, hastalarını muayene edecek zamanı dahi verilmeyen hekimleriz.
Bizler; hekimliğin onurlu duruşunu, bu mesleğin manevi saygınlığını ve itibarını artık hissedemeyenleriz. Bizler; sağlık sistemindeki problemleri anlatmak için defalarca konuşan, bağıran, fakat nihayetinde, doğruları söylediğimiz için dokuz köyden kovulur gibi kapı dışarı edilenleriz.
‘BAYRAM YAPMIYOR; YAS TUTUYORUZ’..
Biz hekimler, 14 Mart’ta bayram yapmıyor, yas tutuyor. Bizler artık kendimizi öksüz-yetim, dışlanmış, ezilmiş ve hakarete uğramış görmek istemiyoruz. Fakat bütün bunlar olurken, biz yine de hiçbir yere gitmiyoruz. Anamızdan-babamızdan, eşimizden-çocuğumuzdan ayrı kalırken. Bizler, ‘giderlerse gitsinler!’ denmeyi hak edecek ne yaptık?
HEKİM-SEN olarak her gün biraz daha kan kaybeden hekimlik mesleğine hak ettiği değeri tekrar kazandırmak için bu gidişe dur diyoruz. Yirmi bini aşkın hekim üyemizin tek yürek sesiyle taleplerimizi milletimize ve yöneticilerimize bildiriyoruz. Sağlıkta şiddet olaylarına verilen cezalar caydırıcı olmalı, sağlıkta şiddet CMK’ya eklenmeli ve TCK’da katalog suçlara dahil edilmelidir. Malpraktis davalarına karşı hekimler de hakimler gibi korunmalı ve tazminatlar devlet tarafından ödenmelidir. 36 saatlik mesai yasaklanmalıdır. 36 saat mesainin tespiti halinde sorumlular hakkında idari ve adli tahkikat yapılmalıdır. Hekimlerin çalışma koşulları insan ve çalışan haklarına uygun şekilde tekrar düzenlenmelidir ve hekimlerin görüşü alınarak kapsamlı reformlar gerçekleştirilmelidir. Acilen caydırıcı önlemler alınarak mobbinge maruz kalan kişiler korunmalıdır. Hak edilenin çok altında olan maaşlar ve emekli aylıkları, hakkaniyetli bir şekilde ve hiçbir performans kriterine bağlanmadan güncellenmelidir. Ağız ve diş sağlığı merkezlerinin/hastanelerinin problemli çalışma koşulları ve diş hekimlerinin ek ödeme performans kriterleri düzeltilmelidir. Aile hekimlerinin ceza yönetmeliği iptal edilmelidir. Hukuksuz görevlendirmeler durdurulmalı, görevlendirmelere uygun tazminatlar tanımlanmalı ve ödenmelidir. İnsan sağlığının önemi dikkate alınarak hekimlerimize gereken değer verilmeli ve hekimlik mesleğine itibarı geri kazandırılmalıdır. Dedi
En Çok Okunan Haberler
DİP SESLER ÖZEL TEKNİKLERLE TEMİZLENDİ
Ünlü şarkıcı Güllü'nün ölümüyle ilgili soruşturmada kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşının gözaltına alındığı, TÜBİTAK'ın ses kayıtları incelemesi sonrası Güllü'nün pencereden itilerek öldürüldüğü ortaya çıktı. Şüpheliler yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandı.
Kırım Ahali Cumhuriyeti’nin 108. Yılı Yalova Üniversitesi’nde Anıldı
Kırım Ahali Cumhuriyeti'nin 108. yılı, Yalova Üniversitesi'nde anıldı. Programda, Kırım Ahali Cumhuriyeti'nin tarihsel önemi vurgulanarak, döneminin öncü anayasası ve demokratik seçimler hakkında bilgi verildi. Etkinliklerde tarihsel belgeler sunuldu.
Uyanmadı, Camı Kırdılar
Bağcılar TEM yan yolda aracında uyuyakalan Yalovalı sürücü, tüm müdahalelere rağmen uyanmayınca itfaiye tarafından aracın camı kırılarak çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
ÇİFTLİKKÖY’DE TOPRAĞA VERİLECEKLER
Başakşehir’de meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden Yalçın ve Emel Tınaz çifti, geride tarifsiz bir acı bıraktı. Çiftlikköy’ün sevilen isimleri olan Tınaz ailesinin vefatı, Yalova’da derin bir üzüntüye yol açtı
“Fay var ama enerji yok”
Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Sözcü TV'de Marmara'daki deprem senaryolarını değerlendirdi. Üşümezsoy, Adalar Fayı'nın büyük bir deprem yaratacak yeterli enerjiye sahip olmadığını belirtti. Harita üzerinden riskli bölgeleri göstererek dikkat edilmesi gereken noktaların bilimsel verilerle ele alınması gerektiğini vurguladı.
iLK ETKİLENEN ÜNİVERSİTE OLDU
Yalova'da su kalitesi şüpheleri üzerine üniversitenin yemekhane hizmetlerinde değişikliğe gidildi. 8 Aralık 2025'ten itibaren öğle yemeklerinde kumanya verilecek, akşam yemekleri durdurulacak. Kuraklık nedeniyle şebeke suyu sağlık standartlarını karşılamıyor.