Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

130 TON HAMSİ, YALOVA’YA NE KAZANDIRDI?

Yalova'da sezonun ilk 5 gününde 130 ton hamsi avlanmasına rağmen yüksek fiyatlar tepki çekiyor. Vatandaşlar, balık fiyatlarını düşürecek şeffaf bir piyasa için yıllardır gündemde olan balık hali ve mezat sisteminin kurulmasını talep ediyor.

Haber Giriş Tarihi: 08.09.2026 17:42
Haber Güncellenme Tarihi: 08.09.2026 17:44
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bolge.com.tr
130 TON HAMSİ, YALOVA’YA NE KAZANDIRDI?

Denizden balık fışkırıyor, Yalovalı pahalı balık yiyor! “Balık hali neden yok, vatandaş neden ucuz balık yiyemiyor?”

Yalova'nın denizi bu sezon adeta bereket saçıyor. 1 Eylül'de başlayan av sezonunun ilk 5 gününde Yalovalı balıkçılar 130 ton hamsi avladı. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri de balıkların karaya çıkış noktalarında denetimlerini sürdürüyor.

Buraya kadar güzel…

Ama şimdi Yalova halkının sorması gereken çok daha önemli bir soru var:

130 TON BALIK TUTULDU DA YALOVA HALKI NE KAZANDI?

Yalova'nın denizinden 130 ton hamsi çıkıyor.

Peki Yalovalı vatandaş ucuz hamsi yiyebiliyor mu?

Yalova'da balıkçılık yapan tekneler avlarını Yalova’da Kurulu, güçlü bir toptan balık hali ve mezat sistemi üzerinden değerlendirebiliyor mu?

Balığın fiyatını belirleyen mekanizmanın içinde Yalova'nın balıkçısı yeterince söz sahibi mi?

Yoksa Yalova'nın balığı başka merkezlerde işlem görüp ekonomik değeri başka yerlere mi gidiyor?

İşte asıl mesele burada.

BALIK BOL, FİYAT NEDEN CEP YAKIYOR?

30 Ağustos tarihli Yalova Balık Pazarı fiyatlarında; İstavrit: 200 TL,Hamsi: 250 TL,Sardalya: 250 TL

Tekir: 300 TL,Mezgit: 500 TL,Çupra: 500 TL,iLevrek: 550 TL, olarak yer aldı.

Elbette balık fiyatları günlük av miktarına, hava şartlarına, balığın boyuna, nakliye ve diğer maliyetlere göre değişebilir.

Ancak ortada vatandaşın anlamakta zorlandığı bir tablo var:

Yalova denizinden tonlarca balık çıkıyor, ama vatandaş tezgâha geldiğinde hâlâ yüksek fiyatlarla karşılaşıyor.

İşte burada Yalovalının sormaya hakkı var:

“Biz niye ucuz balık yiyemiyoruz?”

“Denizimizde balık bolken neden balık fiyatları düşmüyor?”

“Yalova'nın balığı neden Yalova'da daha güçlü bir rekabet ortamında satılmıyor?”

ÜÇ-BEŞ KİŞİNİN ELİNDE Mİ?

Vatandaş arasında zaman zaman “Yalova'da balık piyasası birkaç kişinin kontrolünde” şeklinde eleştiriler dile getiriliyor.

Bu iddianın hukuken ve ekonomik olarak ayrıca ortaya konulması gerekir. Ancak burada asıl tartışılması gereken başka bir nokta var:

Bir piyasada yeterli sayıda alıcı ve satıcı bulunuyor mu?

Çünkü rekabetin güçlü olmadığı bir ortamda fiyat oluşumu konusunda soru işaretleri doğabilir.

Nitekim Yalova'daki balıkçılık sektöründen yapılan açıklamalarda da geçmişte “tekelleşme” tartışması gündeme gelmişti.

İşte tam bu noktada balık hali ve mezat sistemi önem kazanıyor.

Çünkü mesele herhangi bir balıkçıyı suçlamak değil.

Mesele, fiyatın birkaç kişinin pazarlığıyla değil, mümkün olduğunca şeffaf ve rekabetçi bir piyasa mekanizmasıyla oluşmasını sağlamak.

YALOVA'NIN BALIK HALİ NEREDE?

Asıl çarpıcı soru ise burada.

Yalova'da yıllardır balık hali ve mezat kurulması konuşuluyor.

Üstelik bunun için yer de tartışılmış değil; Dereağzı, yani Samanlı Balıkçı Barınağı bölgesi, yıllardır gündemde.

Yalova Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hasan Artuk, 2025'te yaptığı açıklamada balık mezatının kurulmasının uzun yıllardır gündemde olduğunu, Dereağzı bölgesinin çıkış noktası olarak planlandığını ve proje konusunda kurumlar arası sorunların bulunduğunu açıkladı.

Yani mesele:

“Yer yok.”

değil.

“Balık yok.”

hiç değil.

“Balıkçı yok.”

o da değil.

O zaman neden hâlâ gerçek anlamda bir balık hali ve mezat sistemi yok?

DEREAĞZI'NDAKİ KAMU BİNASI NEDEN DEĞERLENDİRİLMİYOR?

Daha da dikkat çekici olanı, geçmişte Dereağzı'ndaki kamuya ait binanın balık haline dönüştürülmesi önerisinin gündeme gelmiş olması.

Yani Yalova'da yıllardır tartışılan konu için vatandaşın önünde çok basit bir soru var:

Kamuya ait bir bina ve balıkçılık faaliyetinin bulunduğu Dereağzı varken neden burası modern bir balık hali ve mezat merkezine dönüştürülmüyor?

Bunun önünde hukuki, teknik veya imar açısından bir engel varsa açıklansın.

Mali engel varsa ne kadar para gerektiği söylensin.

Yetki sorunu varsa hangi kurumun sorumlu olduğu açıklansın.

Ama artık “balık hali yapılacak” denilerek yıllar geçirilmesin.

HAL KURULURSA KİM KAZANACAK?

Burada yalnızca balıkçı kazanmayacak.

Yalova Belediyesi kazanacak.

Toptan ticaretin Yalova'da gerçekleşmesiyle belediyenin çeşitli gelir kalemleri ve ekonomik hareketlilik artabilir.

Yalova ekonomisi kazanacak.

Balığın yanında buz, kasa, nakliye, depolama, soğuk hava, işçilik ve lojistik gibi yan sektörler gelişebilir.

Balıkçı kazanacak.

Ürününü daha organize ve şeffaf bir piyasada satışa sunabilir.

Vatandaş kazanabilir.

Daha fazla alıcının ve satıcının bulunduğu rekabetçi bir sistem, fiyat oluşumunda şeffaflığı artırabilir.

Ve en önemlisi:

Yalova'nın denizinden çıkan ekonomik değer Yalova'da kalabilir.

EREĞLİ'DE VAR, YALOVA'DA NEDEN YOK?

Yalova'nın hemen yanı başındaki Karamürsel Ereğli'de balık mezatı yapılırken, Yalova yıllardır kendi mezatını konuşuyor.

Burada vatandaşın kafasının karışması son derece normal:

“Ereğli bunu yapabiliyor da Yalova neden yapamıyor?”

Yalova'nın denizinde balık tutuluyor.

Yalova'da balıkçı tekneleri var.

Yalova'da tüketici var.

Yalova'da balık ticareti var.

Dereağzı'nda balıkçılık altyapısı var.

Eksik olan ne?

SİYASETÇİLERE DE SORUYORUZ: NEDEN BEKLİYORUZ?

Yalova'nın AK Parti'den iki milletvekili Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol. AK Parti'nin güncel milletvekili listesinde iki isim de Yalova milletvekili olarak yer alıyor.

O halde siyaset kurumuna da şu sorular yöneltilmeli:

Yalova'nın balık hali neden hâlâ yok?

Dereağzı'ndaki alan neden değerlendirilmiyor?

Mezat projesinin önündeki engel nedir?

Finansman gerekiyorsa ne kadar?

Kamu kurumları arasında sorun varsa neden çözülmüyor?

Yalova'nın milletvekilleri bu konuyu neden Ankara'nın gündemine taşımıyor?

Ve bu soru yalnızca AK Parti milletvekillerine değil, Yalova Belediyesi'ne, Tarım ve Orman Bakanlığı'na, ilgili kamu kurumlarına ve bütün siyasi partilerin Yalova temsilcilerine sorulmalı.

Çünkü bu, parti meselesinden önce Yalova'nın ekonomik meselesidir.

VATANDAŞ ARTIK ŞUNU SORMALI

Yalova'nın denizinden 130 ton hamsi çıkmış.

Gurur verici.

Ama haberin sonunda sadece: “Denizden hamsi fışkırıyor. Demek yetmez.

“130 ton hamsi tutuldu. Peki bundan benim cebime ne girdi?”

“Neden ucuz balık yiyemiyorum?”

“Neden balık piyasasında daha güçlü bir rekabet yok?”

“Yalova'nın balığı neden Yalova'da mezat edilmiyor?”

“Yıllardır konuşulan balık hali neden yapılmıyor?”

Çünkü denizden balık çıkması tek başına ekonomik başarı değildir.Asıl başarı, o balığın ekonomik değerini Yalova'da tutabilmektir.

VALİ USTA AÇIKLADI

Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, 1 Eylül'de 2026-2027 balıkçılık sezonunun açılışında yaptığı açıklamada, Yalova'da 1.632 ticari balıkçı ve 146 resmi balıkçı gemisinin faaliyet gösterdiğini söyledi. Usta ayrıca kentte 2 bin 51 amatör balıkçı, 8 su ürünleri kooperatifi ve 8 balıkçı barınağı bulunduğunu açıkladı. Vali Usta, 2025 yılında yaklaşık 3 bin ton balık üretildiğini ve bundan yaklaşık 600 milyon liralık gelir elde edildiğini de belirtti.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.