Yalova Shipyard, 484,4 milyon TL'lik yatırımla kapasitesini yıllık 200 gemiye çıkarmayı hedefliyor. Proje kapsamında 350 metrelik yeni yüzer havuz yapılacak; ancak 350 bin m³'lük dip taramasının çevreye etkileri tartışma konusu.
Haber Giriş Tarihi: 02.10.2026 08:56
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2026 08:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bolge.com.tr
350 metrelik dev yüzer havuz, 300 bin DWT’luk gemiler ve yılda 200 gemi hedefi… Projenin diğer tarafında ise 350 bin metreküplük dip taraması var
Altınova’daki Yalova Shipyard, 484,4 milyon TL’lik büyüme projesiyle yıllık gemi bakım-onarım kapasitesini 100’den 200’e çıkarmayı hedefliyor. Projenin merkezinde 350 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğinde yeni bir yüzer havuz bulunuyor. Ancak yatırım büyürken, Yalova kamuoyunun önünde yanıt bekleyen önemli sorular da bulunuyor: Yaklaşık 350 bin metreküp dip malzemesi nereye gidecek? İçeriğinde ağır metal veya petrol türevi var mı? Deniz ekosistemi nasıl korunacak? Ve Yalova bu dev yatırımdan ekonomik olarak ne kazanacak?
Yalova'nın Altınova ilçesindeki tersanecilik faaliyetlerine yeni bir yatırım daha ekleniyor.
Yalova Gemi Tersanecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Yalova Shipyard), tersane alanının genişletilmesi, yeni yüzer havuz yapılması ve dip taraması içeren proje için ÇED sürecini başlattı.
Toplam yatırım bedeli 484 milyon 400 bin TL olarak açıklanan proje kapsamında tersanenin yıllık gemi bakım-onarım kapasitesinin 100 gemiden 200 gemiye çıkarılması hedefleniyor.
350 METRELİK DEV YÜZER HAVUZ
Projenin en dikkat çekici bölümü 350 metre uzunluğunda ve 75 metre genişliğindeki Yüzer Havuz-2.
Yeni havuzla birlikte büyük gemilerin havuzlanması, yüzey hazırlığı, boya, söküm, sac yenileme, şaft ve dümen operasyonlarının daha yüksek kapasiteyle yapılması planlanıyor.
Proje tamamlandığında tersanenin 300 bin DWT ve 350 metre uzunluğa kadar gemilere hizmet verebilmesi hedefleniyor.
TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ BÜYÜK HAVUZLARLA AYNI ÖLÇEK
350 metrelik yeni havuz, Türkiye'deki büyük yüzer havuzlarla aynı sınıfta yer alacak.
İstanbul Tuzla'da yaklaşık 350 metre uzunluğunda ve 65 metre genişliğinde bir yüzer havuz bulunuyor. Ancak Yalova'daki proje 75 metre genişliğiyle daha geniş bir havuz öngörüyor.
Dünyada ise özellikle Çin'deki büyük tersanelerde 300 bin DWT sınıfındaki gemilere hizmet veren 350-360 metre uzunluğunda yüzer havuzlar bulunuyor.
Bu açıdan Yalova projesi, Altınova'nın daha büyük tonajlı gemilerin bakım-onarımında uluslararası ölçekte rekabet edebilme hedefini ortaya koyuyor.
RIHTIMLAR DA DERİNLEŞTİRİLECEK
Proje kapsamında deniz tabanında da önemli bir değişiklik yapılacak.
Rıhtım-2 ve Rıhtım-3 önündeki mevcut 12 metrelik derinliğin 16 metreye, Rıhtım-1 önündeki 5 metrelik derinliğin ise 7,5 metreye çıkarılması planlanıyor.
Bunun için dip taraması gerçekleştirilecek.
Ve projenin çevresel açıdan en fazla sorgulanması gereken bölümlerinden biri de burada başlıyor.
350 BİN METREKÜP DİP MALZEMESİ TARANACAK
ÇED kapsamında yaklaşık 22 bin 298 metrekarelik alanda 350 bin metreküp dip malzemesinin taranması planlanıyor.
Rakam oldukça büyük.
Dolayısıyla mesele yalnızca denizin derinleştirilmesi değil.
Deniz tabanından çıkarılacak 350 bin metreküp malzemenin içinde ne olduğu ve nereye götürüleceği de büyük önem taşıyor.
DENİZİN DİBİNDEKİ KİRLİLİK SUYA KARIŞACAK MI?
Dip taraması sırasında deniz tabanındaki sediment hareketlenecek.
Bu işlem sırasında suyun bulanıklığının artması ve dipte bulunan malzemenin su kolonuna karışması söz konusu olabilir.
Özellikle sediment içerisinde geçmişten kaynaklanan ağır metaller, petrol türevleri veya başka kirleticiler bulunması halinde çevresel risk farklı bir boyut kazanabilir.
Bu nedenle en kritik soru şu:
350 BİN METREKÜP SEDİMENTİN ANALİZİ YAPILDI MI?
Eğer yapıldıysa;
Ağır metal değerleri nedir?
Petrol ve hidrokarbon kalıntısı var mı?
Sedimentin ne kadarı temiz, ne kadarı kirlenmiş durumda?
Kirli olduğu belirlenen malzeme nasıl bertaraf edilecek?
Bu soruların cevapları kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalı.
DENİZ CANLILARI NE OLACAK?
Dip taraması yalnızca çamurun yer değiştirmesi anlamına gelmiyor.
Deniz tabanında yaşayan canlıların yaşam alanları da tarama sırasında doğrudan etkilenebilir.
Midyeler, kabuklular, dip canlıları ve diğer bentik organizmaların bulunduğu habitatların bir bölümü tarama nedeniyle ortadan kalkabilir.
Ayrıca tarama sırasında oluşabilecek bulanıklık, suya giren ışık miktarını azaltabilir ve sedimentin akıntılarla tarama bölgesinin dışına taşınmasına neden olabilir.
Bu nedenle çalışmanın hangi mevsimde yapılacağı, balıkların yumurtlama dönemlerinin dikkate alınıp alınmadığı ve bulanıklığın nasıl kontrol edileceği de önemli.
ASIL SORU: 350 BİN METREKÜP NEREYE GİDECEK?
Yalova kamuoyunun bilmesi gereken en önemli konulardan biri de bu.
Denizden çıkarılacak yaklaşık 350 bin metreküp malzeme nereye taşınacak?
Kara alanına mı?
Denizde belirlenen bir döküm alanına mı?
Başka bir bölgeye mi?
Bu malzemenin taşınması sırasında çevreye yayılmasını önlemek için hangi önlemler alınacak?
Eğer malzeme kirliyse, bertaraf yöntemi ne olacak?
Bunların ÇED sürecinde açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.
PEKİ YALOVA NE KAZANACAK?
Yatırımın ekonomik tarafı da en az çevre boyutu kadar önemli.
Tersanenin yıllık hizmet kapasitesi 100 gemiden 200 gemiye çıkarılacak.
Peki bu büyümenin Yalova'ya ekonomik karşılığı ne olacak?
Kaç kişi yeni iş sahibi olacak?
Yeni istihdamın ne kadarı Yalova'dan sağlanacak?Yalova'daki şirketlerden ne kadar mal ve hizmet alınacak?
200 geminin bakım ve onarım faaliyetlerinin Altınova esnafına ve Yalova ekonomisine yıllık katkısı ne kadar olacak?
Yatırımın Yalova'ya bırakacağı ekonomik değer için ölçülebilir bir hedef var mı?
Bunlar kamuoyunun sorması gereken sorular.
DAHA FAZLA GEMİ, DAHA FAZLA ATIK
Gemi sayısının iki katına çıkması yalnızca ekonomik hareketlilik anlamına gelmiyor.
Bakım ve onarım faaliyetleriyle birlikte boya atıkları, yağlı atıklar, atık sular, metal ve sac atıkları, yüzey hazırlama atıkları gibi çeşitli atıkların miktarında da artış meydana gelebilir.
Bu nedenle tersanenin kapasitesi 100 gemiden 200 gemiye çıkarken atık yönetimi ve çevre denetiminin de aynı oranda güçlendirilmesi gerekiyor.
YATIRIM BÜYÜK, SORULAR DA BÜYÜK
Ortada önemli bir yatırım var.484,4 milyon TL yatırım.
350 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğinde yüzer havuz.
300 bin DWT'a kadar gemilere hizmet hedefi.Yıllık 200 gemilik bakım-onarım kapasitesi.
Bunlar Altınova açısından ciddi bir ekonomik kapasite artışı anlamına gelebilir.
Ancak aynı anda;
350 bin metreküp dip malzemesinin nasıl yönetileceği,deniz tabanındaki canlıların nasıl korunacağı,bulanıklığın ve sediment taşınımının nasıl kontrol edileceği,olası kirleticilerin nasıl bertaraf edileceği,
gemi sayısındaki artışla oluşacak atıkların nasıl yönetileceği soruları da cevaplanmalı.
“BU YATIRIM YALOVA’YA NE KAZANDIRACAK, YALOVA’NIN DENİZİNE NE GETİRECEK, NE GÖTÜRECEK?”
Çünkü mesele yalnızca 350 metrelik dev bir yüzer havuzun Altınova'ya gelmesi değil.
Mesele, bu yatırımın Yalova ekonomisine bırakacağı değer ile çevre üzerinde oluşturabileceği etkinin birlikte değerlendirilmesi.
ÇED süreci tam da bu nedenle yalnızca yatırımın önünü açan teknik bir işlem olarak değil, Yalova'nın ekonomik ve çevresel geleceğinin hangi koşullarda şekilleneceğinin ortaya konulduğu süreç olarak izlenmeli.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YALOVA NE KAZANACAK, ÇEVRE NE ÖDEYECEK?
Yalova Shipyard, 484,4 milyon TL'lik yatırımla kapasitesini yıllık 200 gemiye çıkarmayı hedefliyor. Proje kapsamında 350 metrelik yeni yüzer havuz yapılacak; ancak 350 bin m³'lük dip taramasının çevreye etkileri tartışma konusu.
350 metrelik dev yüzer havuz, 300 bin DWT’luk gemiler ve yılda 200 gemi hedefi… Projenin diğer tarafında ise 350 bin metreküplük dip taraması var
Altınova’daki Yalova Shipyard, 484,4 milyon TL’lik büyüme projesiyle yıllık gemi bakım-onarım kapasitesini 100’den 200’e çıkarmayı hedefliyor. Projenin merkezinde 350 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğinde yeni bir yüzer havuz bulunuyor. Ancak yatırım büyürken, Yalova kamuoyunun önünde yanıt bekleyen önemli sorular da bulunuyor: Yaklaşık 350 bin metreküp dip malzemesi nereye gidecek? İçeriğinde ağır metal veya petrol türevi var mı? Deniz ekosistemi nasıl korunacak? Ve Yalova bu dev yatırımdan ekonomik olarak ne kazanacak?
Yalova'nın Altınova ilçesindeki tersanecilik faaliyetlerine yeni bir yatırım daha ekleniyor.
Yalova Gemi Tersanecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Yalova Shipyard), tersane alanının genişletilmesi, yeni yüzer havuz yapılması ve dip taraması içeren proje için ÇED sürecini başlattı.
Toplam yatırım bedeli 484 milyon 400 bin TL olarak açıklanan proje kapsamında tersanenin yıllık gemi bakım-onarım kapasitesinin 100 gemiden 200 gemiye çıkarılması hedefleniyor.
350 METRELİK DEV YÜZER HAVUZ
Projenin en dikkat çekici bölümü 350 metre uzunluğunda ve 75 metre genişliğindeki Yüzer Havuz-2.
Yeni havuzla birlikte büyük gemilerin havuzlanması, yüzey hazırlığı, boya, söküm, sac yenileme, şaft ve dümen operasyonlarının daha yüksek kapasiteyle yapılması planlanıyor.
Proje tamamlandığında tersanenin 300 bin DWT ve 350 metre uzunluğa kadar gemilere hizmet verebilmesi hedefleniyor.
TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ BÜYÜK HAVUZLARLA AYNI ÖLÇEK
350 metrelik yeni havuz, Türkiye'deki büyük yüzer havuzlarla aynı sınıfta yer alacak.
İstanbul Tuzla'da yaklaşık 350 metre uzunluğunda ve 65 metre genişliğinde bir yüzer havuz bulunuyor. Ancak Yalova'daki proje 75 metre genişliğiyle daha geniş bir havuz öngörüyor.
Dünyada ise özellikle Çin'deki büyük tersanelerde 300 bin DWT sınıfındaki gemilere hizmet veren 350-360 metre uzunluğunda yüzer havuzlar bulunuyor.
Bu açıdan Yalova projesi, Altınova'nın daha büyük tonajlı gemilerin bakım-onarımında uluslararası ölçekte rekabet edebilme hedefini ortaya koyuyor.
RIHTIMLAR DA DERİNLEŞTİRİLECEK
Proje kapsamında deniz tabanında da önemli bir değişiklik yapılacak.
Rıhtım-2 ve Rıhtım-3 önündeki mevcut 12 metrelik derinliğin 16 metreye, Rıhtım-1 önündeki 5 metrelik derinliğin ise 7,5 metreye çıkarılması planlanıyor.
Bunun için dip taraması gerçekleştirilecek.
Ve projenin çevresel açıdan en fazla sorgulanması gereken bölümlerinden biri de burada başlıyor.
350 BİN METREKÜP DİP MALZEMESİ TARANACAK
ÇED kapsamında yaklaşık 22 bin 298 metrekarelik alanda 350 bin metreküp dip malzemesinin taranması planlanıyor.
Rakam oldukça büyük.
Dolayısıyla mesele yalnızca denizin derinleştirilmesi değil.
Deniz tabanından çıkarılacak 350 bin metreküp malzemenin içinde ne olduğu ve nereye götürüleceği de büyük önem taşıyor.
DENİZİN DİBİNDEKİ KİRLİLİK SUYA KARIŞACAK MI?
Dip taraması sırasında deniz tabanındaki sediment hareketlenecek.
Bu işlem sırasında suyun bulanıklığının artması ve dipte bulunan malzemenin su kolonuna karışması söz konusu olabilir.
Özellikle sediment içerisinde geçmişten kaynaklanan ağır metaller, petrol türevleri veya başka kirleticiler bulunması halinde çevresel risk farklı bir boyut kazanabilir.
Bu nedenle en kritik soru şu:
350 BİN METREKÜP SEDİMENTİN ANALİZİ YAPILDI MI?
Eğer yapıldıysa;
Ağır metal değerleri nedir?
Petrol ve hidrokarbon kalıntısı var mı?
Sedimentin ne kadarı temiz, ne kadarı kirlenmiş durumda?
Kirli olduğu belirlenen malzeme nasıl bertaraf edilecek?
Bu soruların cevapları kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalı.
DENİZ CANLILARI NE OLACAK?
Dip taraması yalnızca çamurun yer değiştirmesi anlamına gelmiyor.
Deniz tabanında yaşayan canlıların yaşam alanları da tarama sırasında doğrudan etkilenebilir.
Midyeler, kabuklular, dip canlıları ve diğer bentik organizmaların bulunduğu habitatların bir bölümü tarama nedeniyle ortadan kalkabilir.
Ayrıca tarama sırasında oluşabilecek bulanıklık, suya giren ışık miktarını azaltabilir ve sedimentin akıntılarla tarama bölgesinin dışına taşınmasına neden olabilir.
Bu nedenle çalışmanın hangi mevsimde yapılacağı, balıkların yumurtlama dönemlerinin dikkate alınıp alınmadığı ve bulanıklığın nasıl kontrol edileceği de önemli.
ASIL SORU: 350 BİN METREKÜP NEREYE GİDECEK?
Yalova kamuoyunun bilmesi gereken en önemli konulardan biri de bu.
Denizden çıkarılacak yaklaşık 350 bin metreküp malzeme nereye taşınacak?
Kara alanına mı?
Denizde belirlenen bir döküm alanına mı?
Başka bir bölgeye mi?
Bu malzemenin taşınması sırasında çevreye yayılmasını önlemek için hangi önlemler alınacak?
Eğer malzeme kirliyse, bertaraf yöntemi ne olacak?
Bunların ÇED sürecinde açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.
PEKİ YALOVA NE KAZANACAK?
Yatırımın ekonomik tarafı da en az çevre boyutu kadar önemli.
Tersanenin yıllık hizmet kapasitesi 100 gemiden 200 gemiye çıkarılacak.
Peki bu büyümenin Yalova'ya ekonomik karşılığı ne olacak?
Kaç kişi yeni iş sahibi olacak?
Yeni istihdamın ne kadarı Yalova'dan sağlanacak?Yalova'daki şirketlerden ne kadar mal ve hizmet alınacak?
200 geminin bakım ve onarım faaliyetlerinin Altınova esnafına ve Yalova ekonomisine yıllık katkısı ne kadar olacak?
Yatırımın Yalova'ya bırakacağı ekonomik değer için ölçülebilir bir hedef var mı?
Bunlar kamuoyunun sorması gereken sorular.
DAHA FAZLA GEMİ, DAHA FAZLA ATIK
Gemi sayısının iki katına çıkması yalnızca ekonomik hareketlilik anlamına gelmiyor.
Bakım ve onarım faaliyetleriyle birlikte boya atıkları, yağlı atıklar, atık sular, metal ve sac atıkları, yüzey hazırlama atıkları gibi çeşitli atıkların miktarında da artış meydana gelebilir.
Bu nedenle tersanenin kapasitesi 100 gemiden 200 gemiye çıkarken atık yönetimi ve çevre denetiminin de aynı oranda güçlendirilmesi gerekiyor.
YATIRIM BÜYÜK, SORULAR DA BÜYÜK
Ortada önemli bir yatırım var.484,4 milyon TL yatırım.
350 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğinde yüzer havuz.
300 bin DWT'a kadar gemilere hizmet hedefi.Yıllık 200 gemilik bakım-onarım kapasitesi.
Bunlar Altınova açısından ciddi bir ekonomik kapasite artışı anlamına gelebilir.
Ancak aynı anda;
350 bin metreküp dip malzemesinin nasıl yönetileceği,deniz tabanındaki canlıların nasıl korunacağı,bulanıklığın ve sediment taşınımının nasıl kontrol edileceği,olası kirleticilerin nasıl bertaraf edileceği,
gemi sayısındaki artışla oluşacak atıkların nasıl yönetileceği soruları da cevaplanmalı.
“BU YATIRIM YALOVA’YA NE KAZANDIRACAK, YALOVA’NIN DENİZİNE NE GETİRECEK, NE GÖTÜRECEK?”
Çünkü mesele yalnızca 350 metrelik dev bir yüzer havuzun Altınova'ya gelmesi değil.
Mesele, bu yatırımın Yalova ekonomisine bırakacağı değer ile çevre üzerinde oluşturabileceği etkinin birlikte değerlendirilmesi.
ÇED süreci tam da bu nedenle yalnızca yatırımın önünü açan teknik bir işlem olarak değil, Yalova'nın ekonomik ve çevresel geleceğinin hangi koşullarda şekilleneceğinin ortaya konulduğu süreç olarak izlenmeli.
En Çok Okunan Haberler
Mansart Kat Uygulamasıyla Binalar 7 Kata Çıktı
Yalova Belediyesi, Mansart kat düzenlemesiyle şehir merkezinde 7 kata kadar yapılaşmanın önünü açtı. Ömür Bayar, düzenlemenin amacının ruhsatsız yapılaşmayı önlemek ve kentsel dönüşümü hızlandırmak olduğunu belirtti.
Alt yapıya yatırım....
UEDAŞ; Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale'de 158 noktada altyapı güçlendirme, bakım ve kapasite artırma çalışması başlattı. 1700 personelle yürütülen çalışmalarla bölgenin artan enerji ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.
KİMLER FRANSIZ KALDI?
Yalova'da Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta başkanlığında yapılan İRAP Çalıştayı'nda, siyasi parti temsilcilerinin yer almaması İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir'in tepkisini çekti. Kendir, afet hazırlığının kafe açılışlarından daha önemli olduğunu vurguladı.
YALOVA’DA DEPREM MASASINA KİMLER FRANSIZ KALDI?
Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta başkanlığındaki İRAP Çalıştayı'na siyasi parti temsilcilerinin katılmaması tepki çekti. İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir, afet hazırlığının kafe açılışlarından daha önemli olduğunu belirterek eleştirilerde bulundu.
"Zor olan kalıp mücadele etmektir”
CHP Yalova'nın tanınan isimlerinden Güsen Büker, sosyal medyadaki yorumlara yanıt vererek partide kalma nedeninin koltuk değil, Cumhuriyet değerleri ve Atatürk'ün mirasına olan bağlılığı olduğunu belirtti ve mücadeleye devam edeceğini vurguladı.
Ben koltukçu değilim
CHP'nin Yalova'daki tanınmış isimlerinden Güsen Büker, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Atatürk'ün mirasına bağlılık nedeniyle partide kalmaya devam ettiğini belirterek, 'Gitmek kolaydır, asıl zor olan kalıp mücadele etmektir' dedi.