
Yalova Atatürk Stadyumu'nda oynanan 12 Bingölspor–MKE Ankaragücü karşılaşması, sahadaki 1-0'lık sonuçtan çok stadyumla ilgili tartışmalarla gündeme geldi.
Lig Kırmızı Grup'ta mücadele eden 12 Bingölspor, sezonun ikinci haftasında Yalova Atatürk Stadyumu'nda konuk ettiği MKE Ankaragücü'nü 1-0 yenerek sezonun ilk galibiyetini aldı.
Ancak karşılaşma öncesinde Ankaragücü taraftarlarının deplasman tribününe alınmaması, Yalova'da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Taraftarlara, tribünde “çökme riski” bulunduğu gerekçesiyle izin verilmediği belirtilirken, aynı statta karşılaşmanın diğer tribünlerde seyircili olarak oynanması kamuoyunda tepki yarattı.
Ve şimdi sorulması gereken asıl soru şu:
Sadece misafir takım tribünü mü çöküyor?
Eğer bir tribün, taraftarın can güvenliği açısından “çökme riski” taşıdığı gerekçesiyle kullanıma kapatılıyorsa, aynı stadyumun diğer bölümleri nasıl güvenli kabul ediliyor?
Eğer stadyum güvenliyse, Ankaragücü taraftarları neden tribüne alınmadı?
Yok eğer tribünde gerçekten can güvenliğini tehdit edecek bir risk varsa, diğer tribünlerde seyircili maç oynanmasına kim, hangi teknik rapora dayanarak izin verdi?
Bu soruların cevabı kamuoyuna açık ve net biçimde verilmelidir.
2020'DE VERİLEN SÖZ NE OLDU?
Üstelik Yalova Atatürk Stadyumu'nun fiziki durumu bugün ilk kez tartışılmıyor.
Dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 22 Ağustos 2020'de Yalova'ya geldiğinde stadyumla ilgili önemli bir açıklama yapmıştı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın resmi internet sitesinde yayımlanan haberde Bakan Kasapoğlu'nun şu sözlerine yer verilmişti:
“İçinde gerek kafeler, kitap kafeler, gerek antrenman salonları, gerekse stadın her anlamda yenilenmesi noktasında önemli bir çalışmamız var.”
Bakanlık açıklamasında ayrıca şehir stadyumunun modern hale getirilmesi için çalışmaların hızla sürdüğü belirtilmişti.
Aradan 6 yıl geçti.
Peki ne oldu?
2020'de “stadın her anlamda yenilenmesi” için çalışma yapılacağı açıklanan Yalova Atatürk Stadyumu, bugün hâlâ tribün güvenliği tartışmalarıyla gündeme geliyor.
Üstelik mesele artık yalnızca estetik, konfor veya modernizasyon meselesi değil.
İddia doğruysa mesele doğrudan seyirci güvenliği meselesidir.
Bugün Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Osman Aşkın Bak'a soruyoruz:
Yalova Atatürk Stadyumu'nun yenilenmesi için 2020'de açıklanan proje ne oldu?
Proje hazırlandı mı?
İhale yapıldı mı?
Ödenek ayrıldı mı?
Neden hayata geçirilmedi?
Ve en önemlisi:
Taraftar alınmayacak kadar riskli olduğu belirtilen bir tribünün bulunduğu stadyumda, diğer tribünlerde seyircili maç oynanmasına hangi teknik değerlendirme sonucunda izin verildi?
Yalova kamuoyu bu soruların cevabını bekliyor.
Çünkü ortada son derece basit ama cevaplanması gereken bir çelişki var:
Bir tribün seyirci için tehlikeliyse, aynı stadyumun geri kalanı nasıl güvenli?
Yok eğer stat genel olarak güvenliyse, Ankaragücü taraftarı neden tribüne alınmadı?
Bu soruların cevabı verilmeden “güvenlik tedbiri” denilip geçilmesi, kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini gidermeye yetmez.
Yalova'nın yıllardır konuşulan yeni ve modern stat ihtiyacı da bu olayla birlikte yeniden gündeme gelmiş durumda.
2020'de verilen sözlerin üzerinden altı yıl geçti.
Kafeler, kitap kafeler, antrenman salonları ve “stadın her anlamda yenilenmesi” vaat edildi.
Bugün ise konuştuğumuz şey:
Tribüne seyirci alınmaması ve “çökme riski” iddiası.
Sayın Bakan…
Biraz da Yalova'ya bakın.
Çünkü Yalova artık yeni bir vaat değil, verilmiş sözlerin hesabını ve stadyumun güvenliği konusunda açık bir cevap istiyor.