
20 YILDIR KAPSAMLI RESTORASYON YOK
Köşkte en son büyük çaplı restorasyonun 2006 yılında yapıldığı biliniyor. Aradan geçen yaklaşık 20 yıllık süreçte ise yalnızca sınırlı müdahaleler gerçekleştirildi. Bu durum, yapının hem dış hem iç bölümlerinde belirgin deformasyonlara yol açtı.
İSKELE PARÇALANIYOR, CEPHE DÖKÜLÜYOR
Son gözlemler, köşkün özellikle dış alanlarında ciddi sorunlar olduğunu ortaya koyuyor:Deniz tarafındaki iskele yapısının yer yer parçalandığı, Dış cephedeki boyaların döküldüğü ve yüzeylerde yıpranma oluştuğu, Ahşap aksamda deformasyonların arttığı dikkat çekiyor.
İÇ MEKÂNDA BOZULMA DERİNLEŞİYOR
Sorunlar sadece dış cepheyle sınırlı değil. İç mekânda da: Duvarlarda nem kaynaklı kabarma ve dökülmeler, Yer yer yüzey bozulmaları ve estetik kayıplar, Tarihi dokuyu tehdit eden deformasyonlar gözlemleniyor.
Uzmanlar, bu tür belirtilerin gecikmiş müdahale durumunda daha büyük yapısal sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
BÜROKRASİ ENGELİ YILLARDIR AŞILAMIYOR
Restorasyon sürecinin gecikmesinin arkasında ise çok katmanlı bir yapı bulunuyor.
Yalova Belediyesi uygulamadan sorumlu,
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ise onay sürecini yürütüyor.Ancak proje onaylarının uzun sürmesi, revizyon süreçleri ve ihale aşamaları Anıtlar Yüksek Kurulundan yıllardan beri verilmeyen onay nedeniyle çalışmalar bir türlü sahaya yansımıyor.
2021’DE HASAR GÖRDÜ, ONARIM GECİKTİ
2021 yılında yaşanan fırtına sonrası köşkün özellikle çevresindeki alanlarda hasar oluşmasına rağmen, bu hasarın ardından hızlı bir restorasyon süreci başlatılamadı. 2025 yılına kadar somut bir ilerleme sağlanamaması, kamuoyunda tepkilere neden oldu.
SORUMLULUK VAR, ÇÖZÜM YOK
Uzmanlara göre en büyük sorun, birden fazla kurumun sürece dahil olması ancak net bir sorumluluk zincirinin oluşmaması. Bu durum, acil müdahale gerektiren bir kültür varlığında bile sürecin ağır işlemesine yol açıyor.
ZAMAN DARALIYOR
2026 itibarıyla restorasyon sürecinin başlatıldığı belirtilse de, mevcut tablo gecikmenin ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.Yürüyen Köşk artık sadece bir tarih mirası değil, aynı zamanda zamanla yarışan bir yapı.Gecikilen her gün, kaybın büyümesi anlamına geliyor.