Verileri ne kadar takip ediyoruz?

İzmit Körfezi'nde yapılan araştırma, Marmara'nın doğusundaki fay sisteminin sanılandan karmaşık olduğunu ortaya koydu. Binlerce mikrodepremin kaydedildiği çalışma, Yalova'yı da kapsayan deprem modellerinin güncellenmesine katkı sağlayacak.

Haber Giriş Tarihi: 10.08.2026 06:46
Haber Güncellenme Tarihi: 10.08.2026 06:48
https://www.bolge.com.tr

İzmit Körfezi'ndeki Yeni Araştırma Yalova İçin Ne Anlama Geliyor? Bilim İnsanları Fay Sisteminin Sanılandan Daha Karmaşık Olduğunu Ortaya Koydu

Marmara Denizi'nin doğusunda, olası büyük İstanbul depremi açısından kritik öneme sahip İzmit Körfezi'nde gerçekleştirilen yeni bilimsel araştırma, yalnızca bölgeyi değil Yalova'yı da yakından ilgilendiriyor. Deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerle yaklaşık 10 ay boyunca yapılan ölçümler, Marmara'nın doğusundaki aktif fay sisteminin bugüne kadar düşünülenden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.

Deniz tabanında binlerce mikrodeprem kaydedildi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü öncülüğünde; Japonya Deniz-Yer Bilimleri ve Teknolojisi Ajansı (JAMSTEC), Gebze Teknik Üniversitesi ve Tokyo Üniversitesi'nin katkılarıyla yürütülen araştırmada, Eylül 2023'te İzmit Körfezi'nin deniz tabanına 8 okyanus tabanı sismometresi yerleştirildi.

Yaklaşık 10 ay boyunca kesintisiz kayıt yapan cihazlar, büyüklüğü 0,2'ye kadar düşen ve insanlar tarafından hissedilmeyen binlerce mikrodepremi kayıt altına aldı.

Hareketlilik tek bir fay hattıyla sınırlı değil

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise mikrodepremlerin yalnızca Kuzey Anadolu Fayı'nın ana kolunda meydana gelmediğinin belirlenmesi oldu.

Elde edilen veriler, kuzey ve güney fay kolları ile bu kolları birbirine bağlayan kırık zonlarında da yoğun mikrodeprem kümelenmeleri bulunduğunu ortaya koydu.

Bilim insanlarına göre bu durum, Marmara'nın doğusunda gerilimin tek bir fay üzerinde değil, birbiriyle bağlantılı çok sayıda aktif fay segmenti arasında paylaşıldığını gösteriyor.

Yalova neden yakından ilgilenmeli?

İzmit Körfezi ile Yalova, aynı Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin doğu Marmara bölümünde yer alıyor. Körfezdeki fayların davranışını anlamaya yönelik her yeni bilimsel veri, Yalova'nın deprem tehlikesinin değerlendirilmesi açısından da büyük önem taşıyor.

Uzmanlara göre bu çalışma, Yalova'nın deprem riskinin arttığını göstermiyor. Ancak Marmara Denizi'nin doğusundaki fay ağının sanılandan daha karmaşık olduğunu ortaya koyarak, Yalova'yı da kapsayan deprem tehlike modellerinin daha ayrıntılı hazırlanmasına katkı sağlayacak yeni bilgiler sunuyor.

Özellikle Yalova açıklarında Marmara Denizi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun farklı segmentlerinin birbirleriyle nasıl etkileştiğinin anlaşılması, gelecekte yapılacak bilimsel çalışmalar açısından önemli bir veri kaynağı olacak.

Depremin zamanı hakkında bir tahmin değil

Araştırmayı yürüten bilim insanları, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açmaması için önemli bir uyarıda bulunuyor.

Çalışmada tespit edilen yoğun mikrodeprem aktivitesi, "büyük deprem yaklaştı" ya da "depremin zamanı belli oldu" anlamına gelmiyor.

Araştırmanın amacı; Marmara Denizi'nin doğusundaki aktif fay sisteminin davranışını daha yüksek çözünürlükle ortaya koymak, faylar arasındaki etkileşimi anlamak ve deprem tehlike analizlerinin bilimsel doğruluğunu artırmak.

Yalova için en önemli mesaj

Uzmanlara göre Yalova, zaten uzun yıllardır Marmara Bölgesi'nin yüksek deprem tehlikesi taşıyan illeri arasında yer alıyor. Yeni araştırma bu gerçeği değiştirmiyor; ancak risk değerlendirmelerinin yalnızca tek bir fay hattına odaklanılarak yapılamayacağını gösteriyor.

İzmit Körfezi'nden elde edilen yeni veriler, Marmara'nın doğusundaki fay sisteminin birbirini etkileyen çok sayıda aktif segmentten oluştuğunu ortaya koyarken, Yalova'nın da içinde bulunduğu bölge için daha ayrıntılı deprem senaryolarının hazırlanmasına bilimsel katkı sağlayacak nitelikte görülüyor.

Bilim insanları, bu tür çalışmaların asıl amacının depremin zamanını tahmin etmek değil; Marmara'nın karmaşık fay yapısını daha iyi anlayarak can ve mal kaybını azaltacak doğru planlamalara bilimsel zemin hazırlamak olduğunun altını çiziyor.