
Çınarcık açıklarında peş peşe sarsıntılar: 7 saatte 14 mikro deprem
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde hayatını kaybeden binlerce kişi bir kez daha anılırken, Marmara Denizi’nde dikkat çeken bir mikro deprem hareketliliği yaşandı. Kandilli Rasathanesi verilerine göre İstanbul Adalar, Pendik ve Yalova’nın Çınarcık açıklarında 18 Ağustos sabahından öğle saatlerine kadar 14 küçük ölçekli sarsıntı kaydedildi.
Saat 06.22’de başlayan hareketlilik, 13.40’a kadar devam etti. Depremlerin büyüklükleri 0.7 ile 1.9 arasında değişti.
ÇINARCIK AÇIKLARINDA PEŞ PEŞE SARSINTILAR
Kandilli Rasathanesi kayıtlarına göre hareketlilik saat 06.22’de Çınarcık açıklarında meydana gelen 1.6 büyüklüğündeki depremle başladı.
Bunun ardından saat 06.26’da Adalar’da 1.2, 06.28’de Çınarcık açıklarında 1.8 ve 06.40’ta yine Çınarcık açıklarında 1.5 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi.
Saat 07.04’te Çınarcık açıklarında 1.4 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelirken, dört dakika sonra Adalar’da 1.9 büyüklüğünde yeni bir sarsıntı kayıtlara geçti.
Marmara’daki hareketlilik sabah boyunca sürdü. Saat 09.00’da Adalar’da 1.8, 09.03’te Çınarcık açıklarında 1.4 ve 09.51’de yine Çınarcık açıklarında 1.1 büyüklüğünde depremler meydana geldi.
ÖĞLE SAATLERİNE KADAR SÜRDÜ
Saat 10.40’ta Adalar’da 1.0, 10.44’te 0.7 ve 11.05’te 0.8 büyüklüğünde üç ayrı mikro deprem kaydedildi.
Saat 13.01’de Adalar’da 0.9 büyüklüğünde bir sarsıntı daha meydana gelirken, saat 13.40’ta İstanbul Pendik Kurtdoğmuş’ta 1.2 büyüklüğünde bir deprem kayıtlara geçti.
Böylece 18 Ağustos günü saat 06.22 ile 13.40 arasında yaklaşık 7 saat 18 dakikada 14 ayrı sarsıntı kaydedilmiş oldu.
KANDİLLİ KAYITLARINDAKİ 14 SARSINTI
06.22 – Çınarcık açıkları: 1.6 büyüklüğünde, 6.2 km derinlik
06.26 – Adalar: 1.2 büyüklüğünde, 11.3 km
06.28 – Çınarcık açıkları: 1.8 büyüklüğünde, 5.7 km
06.40 – Çınarcık açıkları: 1.5 büyüklüğünde, 10.7 km
07.04 – Çınarcık açıkları: 1.4 büyüklüğünde, 12.0 km
07.08 – Adalar: 1.9 büyüklüğünde, 8.6 km
09.00 – Adalar: 1.8 büyüklüğünde, 11.2 km
09.03 – Çınarcık açıkları: 1.4 büyüklüğünde, 12.8 km
09.51 – Çınarcık açıkları: 1.1 büyüklüğünde, 5.4 km
10.40 – Adalar: 1.0 büyüklüğünde, 20.6 km
10.44 – Adalar: 0.7 büyüklüğünde, 14.5 km
11.05 – Adalar: 0.8 büyüklüğünde, 11.2 km
13.01 – Adalar: 0.9 büyüklüğünde, 13.3 km
13.40 – Kurtdoğmuş-Pendik: 1.2 büyüklüğünde; kayıtta derinlik 0.0 km olarak yer aldı.
17 AĞUSTOS’UN ACISI, MARMARA’NIN GERÇEĞİ
Sarsıntıların 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünün hemen ardından yaşanması, Marmara’nın deprem gerçeğini yeniden gündeme taşıdı.
1999 depreminde binlerce insan hayatını kaybetmiş, Marmara Bölgesi ağır bir yıkımla karşı karşıya kalmıştı. Aradan geçen 27 yıla rağmen bölgenin deprem riski, özellikle İstanbul ve çevresindeki aktif faylar nedeniyle gündemdeki önemini koruyor.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür de 17 Ağustos’un yıl dönümü öncesinde yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, asıl hedefin depremi önceden tahmin etmekten çok deprem dirençli kentler oluşturmak olması gerektiğine dikkat çekti.
Görür, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirterek uzun vadeli ve kararlı bir hazırlık sürecinin önemini savundu.
14 MİKRO DEPREM, BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?
Marmara’da aynı gün içerisinde kaydedilen 14 küçük sarsıntı doğal olarak “Daha büyük bir deprem geliyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.
Ancak yalnızca bu mikro depremlere bakılarak büyük bir depremin yaklaştığını söylemek bilimsel olarak mümkün değil.
Aktif fayların bulunduğu bölgelerde küçük depremler sık görülebiliyor. Bir sarsıntının “öncü deprem” olup olmadığı da ancak daha büyük bir deprem meydana geldikten sonra geriye dönük olarak değerlendirilebiliyor.
Dolayısıyla Kandilli Rasathanesi’nin söz konusu kayıtları, tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamaz.
Ancak tablo başka bir gerçeği değiştirmiyor:
Marmara aktif bir deprem bölgesi.
17 Ağustos’un acısının 27’nci yılında Çınarcık açıklarında peş peşe kaydedilen sarsıntılar, deprem riskini ortadan kaldırmıyor; tam tersine Yalova başta olmak üzere Marmara’daki yapı güvenliği, afet hazırlığı ve kentsel dönüşüm konularının yeniden ve ciddi biçimde ele alınması gerektiğini hatırlatıyor.