ATATÜRK’ÜN ÇINARLARINA BÖYLE Mİ BAKILIYOR?

Atatürk'ün talimatıyla 1930'da dikilen ve 1997'de anıt ağaç olarak tescillenen Yalova-Termal yolundaki tarihi çınarların budanma biçimi, sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarla tartışma konusu oldu.

Haber Giriş Tarihi: 08.10.2026 00:45
Haber Güncellenme Tarihi: 08.10.2026 00:48
https://www.bolge.com.tr

Yalova-Termal yolundaki koruma altındaki tarihi çınarlar yeniden gündemde: Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar tartışma yarattı.

Yalova ile Termal arasında uzanan tarihi Çınarlı Hıyaban, bu kez asırlık çınarların budanma biçimiyle gündemde. Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, yol boyunca bulunan bazı tarihi çınarların ana dallarının büyük ölçüde kesildiği ve ağaçların doğal taç yapılarının ciddi biçimde küçültüldüğü görülüyor.

Özellikle bazı ağaçlarda kalın ana dalların gövdeye yakın bölümlerinden kesildiği, kesim noktalarında büyük dal kütüklerinin bırakıldığı görülürken, fotoğraflar sosyal medyada “Koruma altındaki anıt çınarlar böyle mi budanır?” tartışmasını başlattı.

ATATÜRK DÖNEMİNDE DİKİLDİ

Yalova'nın en önemli tarihi ve doğal miraslarından biri olan Çınarlı Hıyaban'ın geçmişi Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanıyor.

Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarına göre, 1930 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Yalova-Termal yolu üzerinde çınar ağaçlandırması gerçekleştirildi.

Fidanların Teşvikiye ve Kocadere'den getirildiği, 1930 yılının Şubat ve Mart aylarında yol boyunca dikim yapıldığı belirtiliyor.

Yaklaşık 12 kilometrelik güzergâh boyunca oluşturulan çınar dizisi, yıllar içerisinde Yalova'nın simge görüntülerinden biri haline geldi.

Dönemin anlayışıyla yol boyunca oluşturulan bu yeşil koridor, bugün yalnızca bir yol kenarı ağaçlandırması değil, Cumhuriyet'in ilk dönemlerinden günümüze ulaşan canlı bir tarih mirası niteliğinde.

2 BİN 250 ÇINAR DİKİLDİ

Resmî kayıtlara göre başlangıçta güzergâha yaklaşık 2 bin 250 çınar ağacı dikildi.

Aradan geçen yaklaşık bir asır içerisinde bazı ağaçlar çeşitli nedenlerle yok olurken, ayakta kalan yaşlı çınarlar bugün Çınarlı Hıyaban'ın tarihi dokusunu oluşturmaya devam ediyor.

Bu nedenle yol üzerindeki her yaşlı çınarın yalnızca bir ağaç olarak değil, Yalova'nın Cumhuriyet döneminden kalan doğal ve kültürel mirasının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

1997'DE KORUMA ALTINA ALINDILAR

Çınarlı Hıyaban'ın önemi yalnızca tarihinden kaynaklanmıyor.

Yalova-Termal yolu üzerindeki çınarlar, 14 Mayıs 1997 tarih ve 4491 sayılı Koruma Kurulu kararıyla “Korunması Gereken Anıt Ağaçlar” olarak tescil edildi.

Dolayısıyla bu ağaçlara yapılacak müdahaleler, sıradan yol kenarı ağaçlarının bakımından farklı bir hukuki ve teknik çerçevede değerlendiriliyor.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN FOTOĞRAFLAR GÜNDEME GETİRDİ

Son günlerde sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, Çınarlı Hıyaban'daki bazı çınarların nasıl budandığı konusunda soru işaretlerine neden oldu.

Bazı ağaçların;

büyük ve kalın ana dallarının kesildiği, gövdeye yakın bölgelerde büyük kesim yüzeyleri oluşturulduğu, dalların uçlarında kalın kütükler bırakıldığı, bazı ağaçların doğal taç yapısının önemli ölçüde küçültüldüğü görülüyor.

Bu görüntüler üzerine sosyal medyada “Anıt ağaçlarda budamanın sınırı nedir?”, “Bu işlem ağaçları korumak için mi yapıldı?” ve “Tescilli çınarların budama işlemleri hangi rapora göre gerçekleştirildi?” soruları gündeme geliyor.

KORUMA MEVZUATI NE DİYOR?

Anıt ağaçlar konusunda tek başına bütün Türkiye'deki budama işlemlerini düzenleyen bir “Ağaç Budama Yönetmeliği” bulunmuyor. Ancak tescilli anıt ağaçlar, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili koruma mevzuatı kapsamında değerlendiriliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 666 sayılı İlke Kararı da anıt ağaçların tanımı ve korunmasına ilişkin temel düzenlemeler arasında bulunuyor.

Bu nedenle tescilli anıt ağaçlarda yapılacak müdahalelerin, ağacın korunması ve yaşatılması amacıyla bilimsel ve teknik değerlendirmelere dayanması önem taşıyor.

YALOVA'NIN YAŞAYAN TARİHİ

Bugün Yalova-Termal yolu boyunca uzanan çınarlar, yalnızca gölge sağlayan ağaçlar değil.

Yaklaşık 12 kilometrelik bir tarihi güzergâhı, Cumhuriyet'in ilk yıllarından bugüne taşıyan yaşayan bir miras niteliğindeler.

1930 yılında Atatürk döneminde dikilen, başlangıçta yaklaşık 2 bin 250 çınardan oluşan bu tarihi doku, 1997 yılında da koruma altına alındı.

Şimdi sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarla birlikte kamuoyunun sorduğu soru ise oldukça basit:“Bu tarihi çınarlar korunarak mı budanıyor, yoksa budama sırasında ağacın doğal yapısına zarar mı veriliyor?”

Bu sorunun en net cevabı ise bilimsel raporların, ağaç bazlı risk analizlerinin ve ilgili Koruma Kurulu kararlarının kamuoyuyla paylaşılmasıyla verilebilir.

Çünkü yaklaşık bir asır önce dikilen bu çınarlar, bugün yalnızca Yalova'nın değil, Cumhuriyet tarihinin yaşayan tanıkları. Koruma altındaki, özellikle anıt ağaç statüsündeki yaşlı çınarlar, normal bir yol kenarı ağacı gibi “tepeden kısaltılarak” budanmamalıdır. Esas amaç ağacı küçültmek değil, sağlığını ve güvenliğini koruyarak mümkün olduğunca doğal formunu yaşatmaktır.

Anıt çınarda doğru yaklaşım

Kuru dallar alınır.Kırılmış veya çatlamış dallar alınır.Hastalıklı, mantarlı veya böcek zararı bulunan dallar gerektiğinde temizlenir.Can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan dallar, teknik değerlendirme sonucunda uygun yerden çıkarılır.Ağacın doğal taç yapısı mümkün olduğunca korunur.Büyük ana dallar gereksiz yere gövdeden kesilmez.

Devrilme veya büyük dal kırılması riski varsa yalnızca dal kesmek yerine destekleme ve çelik halatla bağlama gibi rehabilitasyon yöntemleri de kullanılabilir. Bakanlığın anıt ağaç rehabilitasyon uygulamalarında bu yöntemler açıkça yer alıyor.Kök çevresindeki asfalt, beton veya diğer sert zeminlerin ağacın gelişimini engellediği durumlarda bunların kaldırılması ve toprak iyileştirmesi de bakımın parçası olabilir.