
İznik Gölü kıyısında bulunan 70 milyon yıllık deniz canlısı fosili, yalnızca İznik'in değil, Yalova'nın da milyonlarca yıl önce Tetis Okyanusu'nun etkisi altında şekillenen jeolojik geçmişine ışık tuttu. Uzmanlara göre bugün Marmara'nın iki yakası, bir zamanlar aynı dev okyanusun parçasıydı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, İznik Gölü'nün güneyindeki Narlıca Mahallesi sahilinde yaptığı incelemelerde yaklaşık 70 milyon yıllık bir pekten (tarak midyesi) fosili bulduklarını açıkladı.
Yıldız, fosilin bölgenin milyonlarca yıl önce sığ denizel bir ortam olduğunu gösteren en önemli kanıtlardan biri olduğunu belirtti.
Göl Ayağı Deresi çevresinde incelemelerde bulunan Yıldız, hem İznik Gölü'ndeki su seviyesindeki düşüşü hem de ortaya çıkan jeolojik bulguları değerlendirdi. Bulunan fosilin, Marmara Bölgesi'nin milyonlarca yıl öncesine uzanan denizel geçmişini gözler önüne serdiğini ifade etti.
PEKİ, BU FOSİLİN YALOVA İLE NE İLGİSİ VAR?
Aslında oldukça büyük...
Çünkü jeoloji uzmanlarına göre yaklaşık 100 ila 70 milyon yıl önce bugünkü Yalova, İznik, Gemlik ve Bursa'nın önemli bölümü Tetis (Neo-Tetis) Okyanusu'nun etkisi altındaydı.
İznik'te gün yüzüne çıkan 70 milyon yıllık fosil, yalnızca o bölgenin değil, Yalova'nın da aynı denizel sistem içinde yer aldığını gösteren önemli jeolojik ipuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
MİLYONLARCA YIL ÖNCE YALOVA BİR ADAYDI! BUGÜN YÜRÜDÜĞÜNÜZ TOPRAKLAR BİR ZAMANLAR TETİS OKYANUSU'NUN ORTASINDAYDI
Bugün Marmara Denizi'nin kıyısında huzurlu bir şehir olarak bildiğimiz Yalova, milyonlarca yıl önce tamamen farklı bir coğrafyanın parçasıydı.
Jeolojik araştırmalara göre yaklaşık 100 ila 70 milyon yıl önce, bugünkü Türkiye henüz tek parça bir kara değildi. Bölgenin büyük kısmı Tetis (Neo-Tetis) Okyanusu adı verilen dev bir okyanusla kaplıydı.
YALOVA, TETİS'İN ORTASINDA YÜKSELEN BİR KARA PARÇASIYDI
Jeologların Armutlu Masifi olarak adlandırdığı kayaç topluluğu, Yalova'nın jeolojik temelini oluşturuyor.
Araştırmalara göre Armutlu Masifi, Tetis Okyanusu döneminde çevresi denizlerle çevrili yükselmiş bir kara parçası veya ada yayı sisteminin önemli bölümlerinden biri olarak varlığını sürdürüyordu.
Bugünkü Yalova, Armutlu, Çınarcık ve Termal, milyonlarca yıl önce derin denizlerle çevrili bu yükselmiş kara alanının üzerinde bulunuyordu.
Başka bir ifadeyle, bugün araç kullandığımız yolların, evlerimizin ve şehir merkezinin bulunduğu alanların çevresinde bir zamanlar uçsuz bucaksız bir okyanus uzanıyordu.
YALOVA'NIN DAĞLARI MİLYONLARCA YILLIK TARİHİ SAKLIYOR
Armutlu Yarımadası'ndaki metamorfik kayaçlar ve çevrede görülen denizel tortullar, bölgenin jeolojik geçmişine ışık tutuyor.
Bölgede bulunan deniz canlılarına ait fosiller ile kireçtaşı oluşumları, Yalova'nın bir dönem Tetis Okyanusu'nun etkisi altında bulunduğunu gösteren önemli kanıtlar arasında yer alıyor.
Jeologlar, Armutlu Masifi'ni yalnızca Marmara Bölgesi'nin değil, Türkiye'nin de en yaşlı jeolojik birimlerinden biri olarak değerlendiriyor.
İZNİK GÖLÜ İLE GEMLİK KÖRFEZİ BİR ZAMANLAR BİRLEŞİYORDU
Yalova'nın jeolojik geçmişindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri de bugünkü İznik Gölü ile Gemlik Körfezi arasındaki eski bağlantı.
Jeolojik araştırmalar, geçmişte Karsak Boğazı üzerinden Marmara Denizi'nin sularının İznik Havzası'na kadar ulaşabildiğini gösteriyor.
Yani bugün birbirinden tamamen ayrı görünen İznik Gölü ile Gemlik Körfezi, binlerce yıl önce aynı deniz sisteminin parçalarıydı.
TETİS KAPANDI, ANADOLU DOĞDU
Yaklaşık 50 milyon yıl önce, Afrika ve Arap levhalarının kuzeye doğru hareket ederek Avrasya levhasına çarpmasıyla Tetis Okyanusu kapanmaya başladı.
Bu büyük tektonik süreç sonunda Anadolu yükseldi; Alpler, Toroslar ve Himalayalar gibi dağ kuşakları oluştu.
Daha sonraki milyonlarca yıl içinde ise Kuzey Anadolu Fay Sistemi, Marmara Denizi'ni, İzmit ve Gemlik körfezlerini, İznik Havzası'nı ve Yalova'nın bugünkü görünümünü şekillendirdi.
YALOVA SADECE DOĞASIYLA DEĞİL, JEOLOJİK MİRASIYLA DA EŞSİZ
Yalova bugün kaplıcaları, ormanları ve Marmara kıyılarıyla tanınıyor. Ancak bilim insanlarına göre kentin en büyük zenginliklerinden biri, 100 milyon yılı aşan jeolojik geçmişi.
Bugün sahilde yürüyen, Armutlu Dağları'na bakan ya da Termal'in şifalı sularında dinlenen herkes, aslında bir zamanlar Tetis Okyanusu'nun ortasında yükselen kadim bir kara parçasının üzerinde bulunuyor.
İznik kıyısında bulunan 70 milyon yıllık pekten fosili, yalnızca geçmişte burada deniz bulunduğunu göstermiyor; aynı zamanda Yalova'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan olağanüstü jeolojik hikâyesini de yeniden gündeme taşıyor. Bu yönüyle Yalova, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, Marmara'nın jeolojik evrimini anlamak açısından da Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olma özelliğini taşıyor.