Yukarı Çık
.
18 Ekim 2019 Cuma 13:18:28
104 kez okundu.
Ölü bulundu

Kafamızı karıştırdılar” Soruşturmanın iki gün daha uzayacağı bilgisi üzerine daha önce oğlunun yanlarında kaldığı bir yakınına işlemler ve avukat tutup olayın araştırılması için vekalet verdiğini anlatan baba Çokluk, “Vekalet fakslandıktan hemen sonra konsolosluktan tekrar aradılar, ‘Eğer çocuğunuzu otopsi yapılmasını istemiyorsanız hemen bu akşam uçağıyla gönderebiliriz’ dediler. Bizde zaten bir hafta geçmiş, daha da bekletmemek için tamam dedik. Bir de o an kafamızı karıştırdılar. ‘Üzerinden babaya verilmek üzere mektup çıktı’ dediler” diye konuştu. Olayı araştırdıklarını ifade eden Çokluk, oğlunun üzerinden çıkan mektubun yıllar önce ufak kız kardeşinin okul ödevi için ağabeyine gönderdiği mektup olduğunu ve oğlunun da anı diye sakladığını öğrendiklerini söyledi.

Baba Çokluk, “Onu bize sanki öyleymiş gibi lanse ettiler. Kafamız karıştı, vekalet verdik otopsi yapılmasın, cenazemiz gönderilsin diye” dedi. “Çok darp edilmiş” Cenazenin aynı gece Frankfurt’tan yollandığını belirten Çokluk, “Kardeşlerim karşıladı, İstanbul Ataşehir Savcısı cenazeyi görünce büyük ihtimalle trafik kazası, arabayla vurulmuş diye tespit koymuş. Fakat ayak tırnağı bile sökülmüş çocuğun, vücudunun çoğu yerlerinde çok büyük darplar var, kırıklar var. Çok işkence çektirmişler çocuğa. Beni sokmadılar, burada yıkanırken de dayanamazsın dediler. Kefenledikten sonra yüzünü açtılar, yüzünde çok fazla yoktu, arka kısımlar, kafatası falan kırıkmış. Onları pamukla tampon yapmış hoca sabit dursun diye. Çok darp edilmiş çocuk. Biz bu işten çok şüpheliyiz, ne oldu, nasıl öldürüldü? Her gün arıyoruz,

Alman makamları henüz hiçbir bilgi vermiyorlar, konsolosluk öyle diyor” şeklinde konuştu. Eğitim hayatını birinciliklerle bitiren Mert’in master için gittiği Almanya’da son haftası olduğunu ifade eden baba Çokluk, “Son bir sunumu vardı, 9 Ekim’de heyete sunum yapıp 10-15 günlüğüne izne gelecekti Türkiye’ye. Ondan sonra da Hollanda Delft Üniversitesinde doktoraya başlayacaktı 1 Kasım’da. Sağ olsaydı bugünlerde izinde, yanımızda olacaktı. Bizde onu merakla, heyecanla beklerken maalesef cesedini getirdik. 1,85 boyunda ceylan gibi bir evlattı” dedi. “ODTÜ’de iki bölüm birden bitirdi” Oğlunun üstün başarılarla dolu bir eğitim hayatı olduğunu anlatan Bekir Çokluk, “ODTÜ’de iki üniversite birden bitirdi. Elektrik elektronik ve matematik bölümünü. Matematik bölümünde hep dönem birincisiyim baba diyordu, elektrik elektronikte de ilk 5’in, ilk 10’un içindeyim diyordu. Çok başarılı bir öğrenciydi. Bilgisayar eğitimleri üzerine masterını Almanya’da yaptı, maalesef son sunumunda kaybettik. Tahmin ediyorum ki 9 Ekim’de sunum yapacaktı, ‘Kitap haline getiriyorum’ dedi tezlerini. Herhalde o tezlerine ulaşıldı, ben ondan şüpheleniyorum” diye konuştu. “Başka Mertler öldürülmesin” Bekir Çokluk, “Bu işin arkasının bırakılmaması lazım. Daha başka Mertler öldürülmesin. Şüpheli bir ölüm. Zaten ölüm raporunda da doğal olmayan ölüm diye yazıyor. Gece saat 03.30’da öldürülmüş, ertesi sabah yaya trafiğine kapalı tren istasyonunda çocuğun cesedi bulunuyor. Oradaki Türklerden edindiğimiz bilgilere göre aynı istasyonda cesedin bulunduğu dakikalarda yangın çıkıyor. İki duran trenden bir tanesinde yangın çıkıyor. İtfaiyeler yangını söndürüyorlar. Belki de çocuğun cesedini de yanan trene koyup yakmak mı istediler, yani her şeyden şüpheliyiz” dedi

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.