|
AKSA fabrikası Türk ekonomisine yıllardan beri büyük katkılarda bulundu.Açıldığı yıllarda binlerce insan burdan ailesinin ekmek parasını çıkarttı.İlk yıllarda binlerce insan çalışırken modern teknolojiye geçilerek insan gücü sayısı azaltıldı.Direkt AKSA kadrosunda çalışan insanlar hatırı sayılır maaş alırken artık burada taşaronlar çalıştırılarak modern köleler iş başı yaptı.
Şuanda AKSA dünyanın yedinci harikasını kurdu.Bu dünyanın yedinci harikası tabiri sanatsal veya tarihsel bir harika değil.Türkiyeyi dünyanın yedinci karbon elyafı üreticisi yaptı.Ne kadar öğünsek azdır.Zira karbon elyafı denilen şey artık demirdende önemli bir konuma geçti.Eskiden demir bir ülkenin gücü ve ekonomisini simgelerdi.Şimdi bunu yerini karbon elyafı alıyor.Vatana millete hayırlı olsun.Türkiyenin bu konuda dünya devleri arasına girmesine hepimiz sevindik,gururlandık.
Aylardan beri Yalova gündemini meşgul eden Termik santral,Aksa fabrikası yönetcileri tarafından Karbon elyafı ile özdeşlendirildi.Yani Karbon elyafının üretilmesi için olmazsa olmaz hale getirildi.
Yalova için aş hale getirilen Termik santral hiçte karbon elyafı üretiminin olmazsa olmazı olmadığını AKSA yönetimi ortaya koydu.Geçtiğimiz günlerde başbakanımızın katıldığı toplantıda AKSA bu ürünün üretimini gerçekleştirdi.Başbakanda bunda tanıklık yaptı.
AKSA kendi söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını kendisi ortaya koydu.Ortada termik santral yokken fabrika karbon elyafını ürettiğini açıkladı. Peki bu termik santral yokken bu üretim nasıl gerçekleşti ? Enerji nasıl sağlandı.?
Bu soruların cevabı gayet basit.Zaten Aksa kendi enerjisini üretiyor.Kendine lazım olan enerjiyi kendi kaynaklarından elde ettikten sonra arta kalanıda devlete dolayısı ile vatandaşa satıyor.Yani para kazanıyor.
O halde AKSA nın termik santral kurma hevesi daha çok para kazanmaktan ödeye giden bir yatırım değil.Bugün temiz enerji dediğimiz doğalgazdan zaten ihtiyacı olan elektiği elde ediyor.Yani bu santralin kurulmasında kamunun bir menfaati yok.Eğer kamu menfaati yoksa neden bütün dünyaca çevre katili olarak gösterilen termik santralin kurulması kabul ettirilmeye çalıştırılıyor.?
Bu santralin kurulması kamu yani halkın ekonomsine ne katkı sağlanacak? Koskoca hiç.Akkök Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Dinçkök, “Mevcut yatırımlarımıza ek olarak enerji santralı kuracağız" Bu kelimeler bilhassa Ömer Dinçkök tarafından açıklandı.Daha çok elektrik üretimi ve devlete daha çok elektrik satma ve AKSA fabrikası yıl sonunda ne kadar kar ettiğini açıklayacak hepsi o kadar.
Napolyon deli dolu derler ama adam paranın gücünü ve kazanma hırsını ta o zaman görmüş ve para... para... demiş.
Kömür yurt dışından getirilecek.Yani yerli kömür kullanılmayacak.Kömür ocaklarında daha fazla insan çalıştırılmayacak..Yerli kömür kullanılsa kükürt oranı fazla olduğu için bacadan daha çok zehir çıkacak.Bu zehiri azaltmak için termik santrale daha fazla para harcayıp teknoloji getirmek lazım.Oysa yüksek kalorili ithal kömür getirilerek teknolojik yatırıma ne gerek var.
Yalovalı başını kuma gömmüş.En üst bürökratlar eşlerini Aksa da işe sokmuş.Meclis üyelerini tüyü bitmemiş oğullarını buradan aylığa bağlamış.Partilerin yetkilileri dolaylı ve dolaysız yönden bağlanmış. Halkın dili ve kulağı olan basının bir vakitler vatan,millet ve Sakarya diyen köşe yazarları,patronları AKSA ilgili sansürü uygulamış.Herkes susturulmuş.
Napolyon ne demiş; Para.. para.. para. AKSA Yalova halkını takmıyor.Biliyorlarki
İşler Ankara’da bitiyor.Yalova da sesi çıkacaklarla küçük bir bağlantı.
Ondan sonra da “kim takar Yalova halkını”
Geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda bir haber yayınladık.Haber öyle berber dükkanı açma,yaşlılar yurdunu ziyaret eden Yalova siyasetçilerinin haberi değildi.Haber bırakın Yalovayı 72 milyonu ilgilendiren bir haberdi.Daha çok insan okusun ve kes,kopyala,yapıştır haberi yapılsın diye günlerce internet gazetesinde tuttuk.Belki haberi olmayan meslektaşlarımız kullanır dedik.Günlerce bekleyen haberi kimse araklamadı.Hadi yerel basın temsilcileri bayram seyran ilanlarını aldıkları AKSA dan değirmenin suyu kesilir diye korktular.Ya ulusal basın temsilciler ! Onlarda piyasada yoktu.
Haberin konusu ise depremde zarar gören insanların açmış oldukları tazminat davasıydı.İddia demiyorum.Olay iddia olmaktan çıkmış ve Türk adaleti kelle başına tazminat olarak sadece 1500 lira ödemeye mahkum etmişti Aksa’yı.
Yani iki koyun parası.Zarar görenlerin zararı iki koyuna bağlandı.Kendilerinin hayatının Türk adaleti tarafından bu kadar ucuza bağlanmasına içerleyen bu vatandaşlarımız bakmışlar Türk adaletinde hayatlarının değeri 1500 lira konuyu AHİM e götürmüşler.
AHİM de kendi halkının adelet kararını veren Türkiye’ye “ Hop didik ağbi” demiş.
Sadece 186 davadan birkaçı için 143.000 Euro cezayı kesivermiş Türkiyeye.
Bu paracık sadece birkaç kişi için kesilen ceza.Devamı yüklü bir şekilde yolda.
Kesilen ceza yanlış anlamayın AKSA ya kesilmiş değil.Kesilen ceza Türkiye Cumhuriyetine.Yani bana ve sizlere.
Hani esnafına,tüccarına daha doğrusu vergisini ödeyemeyenlere tefeci faizi uygulayan Türkiye Cumhuriyetine.Hani “ verdiğiniz vergiler size yol,su,hastane diyen Türkiye Cumhuriyetine.Devlet vergisini vermeyenlere aslan kesilirken haybeden ödeyeceği paraları AKSA dan alması da imkansız.Yasalar böyle.Tüyü bitmemiş yetimin paraları AKSA yüzünden ödenecek.Yani bize yol,su,elektrik olarak geri dönecek diye alınan vergilerden gidecek.
İşte bu haber maalesef yerel basın ve ulusal basın tarafından görülmek istenmedi.Görmek isteyen meslektaşlarımız da patronu tarafından sansürlendiği için kullanamadı.
Eğer bir şehrin söz söyleme ve icra etme yetkilerine sahip insanları kendilerini ve yakınlarını akçeli işler içine sokarsa Ne konuşabilirler ne de görevlerini yapabilirler.Ne gözleri görür,ne kulakları duyar,ne de dudakları konuşur,nede parmakları haber yapmak için klavyeye basar.
İşte Yalovanın hali bu.Benim kabullenemediğim ise bir vakitler vatan millet Sakarya diyenler neden üç beş kuruşluk menfaat için susarlar.Bu ilişki içine girenler hem sağcı hemde solcu görünüşünde olanlar.
İşte Türkiye ye binlerce euro ceza kestiren AKSAnın gözü duymuyor.Parasına daha çok para katmak için Kömürle çalışan termik santral kurmaya çalışıyor.Bu termik santralde 85 kişinin çalışacağını kendileri açıkladılar.Peki karbon elyafında kaç kişiyi çalıştıracaklar? 100-200-300 kişimi? Yoksa 1000 kişimi.Ey Yalovalılar üç beş kuruş için susmayın.Bu santralin kurulmasında hiçbir kamu menfaati yok.Tek menfat sağlayan ise AKSA patronları olacak. Geçenlerde mahkemeler UNESCO'nun 'Biyosfer Rezerv Alanı' ilan ettiği Artvin'deki Macahel'e (Camili Vadi) HES kurulmasında 'kamu yararı yok' dedi. Bölgenin korunması için çıkarılması gereken yönetmelik de beş yıldır bekliyor.
RİZE/İSTANBUL - UNESCO’nun ‘Dünya Biyosfer Rezerv Alanı’ ilan ettiği Macahel’de Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu bile istemeden hidroelektrik santral izni verildi. İzin mahkemeye takıldı.
Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Macahel’e (Camili Vadisi) sekiz HES birden kurulmak isteniyor. Bunlardan 5.05 megavatlık Düzenli HES projesi için Rize 1. İdare Mahkemesi nisan ayında yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Kararın ardından bilirkişi raporu da açıklandı. İçlerinde KTÜ’den mimarlık, mühendislik ve şehir bölge planlanma uzmanlarının da yer aldığı 12 kişilik heyet, özetle şöyle dedi: ‘Projeyle vadideki 11 ufak derenin 10 kilometrelik tünellerle santrallara taşınması planlanıyor. Macahel, ekolojik ve biyolojik açıdan çok değerli bölge. HES projeleri, sürdürülebilir planlama anlaşıyına uygun değil, projelerde kamu yararı yok.’ Kararı veriliyor.
Orda kurulmak istenen su ile çalışan elektrik santrali.Zararı ekolojik olacak.Oysa artık yerleşim alanları içinde kalmış,yani burnunun dibinde bir Taşköprü beldesi altı kilometre uzakta 90 bin nufuslu şehir merkezi,bacadan çıkacak zehirlerin bir lodosla gideceği Orhangazi ve İznik ovası.
İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.Eşleri 2-3 bin lira alacak diye bürokratlar, oğulları 1500 lira aylık alacak diye bazı meclis üyeleri susmamalı.
Artık” susma, sustukça sıra sana gelecek” demek yetmeyecek.Susarsak bırakın sıranın size gelmesini geleceğimiz doğmadan yok olacak.
|