|
Güç iktidar sahibinde mi yoksa muhalefet edende mi.Türkiyede olursa suç muhalefette,güç muhalefette.Bu sadece TÜRKİYEYE has bir anlayış.Bütün bilgiler (devlet,istihbarat )kimdedir diye yoldan geçene sorsanız,hep bir ağızdan bağırırlar İKTİDARDA diye.Referandum yapılış biçimini sorsanız orada da şöyle denilir.Bir konu hakkında halka sorulur ve onaylama veya ret edilmesi istenir derler.Bu son yollarda Avrupa ülkelerinde bolca gözlenmiştir. Bizim yöneticilerimiz her zaman muhalefeti suçlar ve karmaşık bir çok farklı konuyu halkoyuna sunarlar.Hükümet etmek nedir o konu bilinmiyor.Yada biliniyorda becerilemiyor.Kaabiliyetsiz,ehliyetsiz yöneticilerle bu kadar oluyor.ÖSSM kurulu hergün televizyonlarda milletten özür dilemektedir.Bu da gösteriyor ki devlet kimlerin elinde.
Hükümet etmek hükmederek etrafını kayırmak kollamak olarak biliniyor herhalde ki;iktidar sahipleri hep öyle yapıyor.İnsanların zayıf yönleri bulunur yada daha önce insanlar muhtaç noktaya getirilir ve o zayıf noktalarından vuruluyor.İnsanlar fakir fukara bırakılıp sadaka kültürü uygulanarak onların oyları alınıyor . Zayıf noktalarından tahrik edilerek oyları alınıyor
12 eylül mağdurları da böyle yöntemlerle aldatılmak istenmekte galiba.12 eylülde tuzu kuru olanlar şimdiler de mağdur olanları tahrik ederek oylarına talipler.12 eylülde konseyin etrafında dönenler şu an iktidardalar.ÜLKÜCÜ MUSTAFA PEHLİVANOĞLU ajitasyonu ile ülkücülerin oylarına talip olmak mantığı da böyle gelişti herhalde.20.07.2010 günü meclis televizyonunu seyretmeyenler çok şey kaçırdılar.Orada bir konuşmacının ne şekilde rol yaptığı gözlenseydi bütün mesele anlaşılırdı.Çok güzel hazırlanmış bir senorya.Son yıllar da ağlama modası aldı başını gidiyor.Baş ağlayıcı da ABD de.Çok merak ediyorum neden ağlarsınız.Yüzünüzde o duygu belirtileri görülmüyor ki.Ağlamak dudaktan gözden olmaz.YÜREKTEN olur.ÖZDEN gelir.Ruh olmayan beden ölüdür.Katlar,yatlar,gemiler,villalarla elde edebilirsiniz.kanunları çıkarınız için düzünlüyübilirsiniz.Milletin önünde ancak rol yaparak kandırarak yolunuzu bulabilirsiniz.Uyuyan vekillerinizle hazırladığınız ANAYASA HAPINI yutturmaya niyetlisiniz ama olmayacak galiba.Önce süre kısalttınız olmadı.Alelacele taslak hazırlandı olmadı.Elinizde bir seçenek var TÜRK MİLLETİNİ aldatmak,kandırmak.
Mecliste 7 şehit için bir cümle ile geçiştir oylarına talip olduğunu ÜLKÜCÜLER için AĞLA.Olmuyor sayın yetkili.Neden mi.Sen ağlayarak duygu seli içinde rahmetliyi yad ederken grubun kimi alkışlıyor.Haksız yere asılan rahmetli Mustafa’yı mı.Asanları mı.Rol yaptığını gönülden destekledikleri için konuşmacıyı mı.Bu sahne bile rol diyor.
Bakınız değişiklik konusunda açıklayıcı konuşmalar yok.Sloganlar.şarkılar,nakaratlar.Haydi gelin neyi ve hangi konuyu oylayacağınıza siz karar verin aziz TÜRK MİLLETİ.Referanduma destek için sahneye sürülenlere bir bakınız.Evetçilere bir bakınız. Bazı televizyon kanallarında koro halinde kurgulanmış haber proğramlarına.Alenen sırıtıyor yapmacık roller.Bir takım sivil toplum kuruluşlarına.Dışarıdan destek ve akıl alan bir kısım STK lar.Türk milletinin oyuna gidiliyor fakat halkımız konudan habersiz.Bir kısım medyada bir kısım sözde aydınlar destekçi.Kanal kanal dolaşıyorlar veya dolaştırılıyorlar.Bunlar enteresan gelmiyor mu sizlere.
Baş yönetici, G-20 Zirvesi ardından Grup Toplantısında konuşuyor.
"Terörle mücadelede yegane sorumluluk hükümete ait değildir.
Yegane sorumluluk güvenlik güçlerinin de değil, en az onlar kadar muhalefetin,tüm siyasi partilerin,sivil toplum kuruluşlarının,kanaat önderlerinin ve medyanın bu alanda sorumluluğu var." diyor. Sorumluluk; en sorumlusunca ummana atılıyor, sahibini arıyor!
Baş yönetici hükümetinin TSK' nın yabancı ülkelere gönderilmesi için istediği yetkinin TBMM'de reddedildiği, Amerika'nın bir Bağımsızlık Gününü daha kutladığı 4 Temmuz 2003'te; Süleymaniye'de yaptığı baskında, Türk Özel Kuvvet Birliğinin elleri arkalarında kelepçeli,başları çuvallı 11 askeri hafızalardan silinmiyor.
Bu olayla mesleki sorumsuzluğu kanıtlanmış zamanın Paşası terörle mücadele idraki ve iradesi bir yana, Türkiye'nin ABD'ye diplomatik bir nota vermesi gereğine karşı Başbakan'ın sözleri hiç unutulmuyor: "Nota, müzik notası değildir!"
"Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, sinesinde yetişerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri, çok iyi incelemek dikkatinden, bir an vazgeçmesin!"Mustafa Kemal Atatürk
|