Saim Çotuk
Email : saimcotuk@hotmail.com


Araplardan bu korku ne ?

İnsan oğlu “hayır”a hayır demesini bilmeli,”hayır”a “evet” denen işlerin hiçbir zaman yerine getirilemediği malumdur.Türkiye AK Parti iktidarı gelinceye kadar orta doğu da ve NATO toplantılarında hep güç odaklarının isteklerine boyun  eğdi.”Hayır” demesini beceremedi.

Papyonlu hariciyeciler Erdoğanın tabiri ile “ Monşerlerin” bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın şeklindeki çalışmaları neticesinden Türkiye etliye sütlüye dokunmadı.Nedense Türkiye de Araplaşma korkusu ile yaşandı.Araplarla ticari ilişkilere girmek her ne hikmetse öcü gibi gösterildi.Oysa bizi Orta doğuda Araplardan uzaklaştırmak isteyen Amerikalılar,İngilizler ve Fransızlar hep oralarda olup petrol zengini ülkelerin paralarını ülkelerine çektiler.İngilteredeki o lük şatoların,Amerikadaki şirketlerin sahipleri hep Araplar aldı.Bize “tü kaka “ denilen Araplara daha dün İngiliz düşesi bacak arasını açmadımı.Sırf Arapın paralarını almak için.Bir Arap zengini Türkiye de ev,arazi ve bir şirket satın alırsa yarın bu varlıklarını sırtına yükleyip ülkesinemi götürecek ?

Neden bu kadar Araplardan korkuyoruz.? Türklerin Araplaşacağını ortaya yayanlar şunları bilsinki Türk halkı hiçbir zaman kazandığı Cumhuriyet haklarından vaz geçmez.Türkün en hassas konusu,Bayrağı,hürriyeti ve namusudur.Bunları kolay kolay kimseye vermez.

AK Parti iktidarının tenkid edilecek çok konusu var.Hatta bu nedenlerle emanet aldığı oyları önümüzdeki seçmlerde geri verecek.Ama Türk halkı şunu kabul etmelidir.Arap ülkeleri ile girişilen ilişkileri çoğumuzu memnun ediyor.Asırlarca idare ettiğimiz Orta doğu ülkelerine Türkler yeniden dönmüştür.Bu çoğumuzun gururu olmuştur.

Yıllarca kaçak güreştiğimiz orta doğuda varlığımız her geçen gün artıyor.Artık Türkiye de monşer dış ilişkileri yok.Dünya basınında gündeme gelen ama son günlerde iktidardan kuyruk acısı olan malum yayın grubu yayınları tarafından görülmeyen haberlerde” Türk hariciyesinin uyanması ve ellerinde çantaları ile dünyanın dört bir köşesine mal satmaya çalışan iş adamı ve siyasetçiden bahsediyor.Türkiye son on yılında  basamakları koşarak çıkmıştır.Ekonomisi hızla büyüyerek çoğu ülke tarafından gıpta ile bakılıyor hatta hazinesini tamtakır bırakan yaldızlı ülkeler tarafından inceleniyor.

Türkiye; kabuğunu ABD ve müttefiklerine, Irak işgalinde “hayır” diyerekten kabuğunu kırdı.İşte bu tarihten sonra Türkiye zorlu bir ülke olacağını gösterdi. Türkiye daha sonra komşu ülkelerle sınırları kaldırmış ve ülkeler ve o ülkelerin halklarının saygınlığını kazanmıştır. Türkiye; İran'ın nükleer programına ilgi gösterip, bu sorunu çözmeye kalkışmasaydı, İsrail'e kızmamış ve onunla geleneksel ilişkilerini hep koruyup  Gazzede yaşama hakları ellerinden alınan insanların haklarını savunmasaydı.Türkiye Müslüman halkların yaşadığı coğrafyada yıldız olarak yükselmeseydi bu kadar tepki çekermiydi.? AB ülkelerinin isteklerine hep 'Yes sir' deyip onların PKK ile müşterek çalışmasına evetmi deseydi., Türkiye son on yılda kabuğunu kırıyor.Dünyayı kontrol eden ülkeler tarafından suni rahatsızlıklar pompalanmaya başladı.Önce Baykal’ı sildiler.Silmeleri gerekiyordu.Çünkü uyuyan dev uyanmıştı.Onu uyandıranlar bertaraf edilmeliydi.Onun içinde AKP yi devirecek bir mualefet lazımdı.Bu Baykal ile olması imkansızdı.Yeni bir seneryo ve yeni bir baş rol oyuncusu gerekiyordu ve gereği yerine getirildi.Şimdi sırada Erdoğan var. Daha düne kadar Erdoğan’ı Amerika yarattı diyenlerden ses çıkmıyor.

Erdoğan ve ekibinin görev aldığı yıllara bakalım.İktidar içerden çok dışarda.Onlar içeri kapanıklığın ülkeye bir faydasının dokunmayacağını anlayarak ekonomik ve siyasal olarak globelleşen bir Türkiye yaratmanın peşindeler.

Bu ülke iktidarı ve Cumhurbaşkanlığı makamını alan ve Ankara’dan kımıldamayan çok yönetici görmüştür.

Gelecek seçimlerde AK Partinin tek başına iktidara gelmesi imkansız. Hatalarının cezasını çekecek.AK Parti ülke ekonomisini Kemal Derviş proğramına sadık kalarak düzeltti.Ama bu arada hayatı karartılan emekli,işçi,memur ve küçük esnaf vardı.Halklar olmayınca ülkelerde olamayacağını düşünmeyen İktidar bu saydıklarımızın nefretini kazandı.Büyük ümitlerle verdikleri oyları haram etmeye başladı.Eğer Ülke ekonomisi düzelmiş ise bunun kahramanı hükümet değil Türk halkıdır.İflas eden Yuanistan’a bakalım.Orda yaşayan emekliler ve çalışanlar yılda altı maaş ikramiye alıyordu.Ülke iflas ettiğini duyurup altı ikramiyeyi beşe düşürdüğünü açıklıyor, insanlar yollara dökülüyor.Oysa Türkiye de bırakın ikramiye almayı çoğunluk eve ekmek götüremiyor ve “gıkı” çıkmıyor.Yani Türk halkı hep ya sabır çekiyor.Ama nereye kadar sabır çekecek? Bu sabır görünüşe göre tetbir alınmazsa seçimlerde patlayacak.

Almanya,İngiltere,İspanya,Portekiz,Macaristanda vergi oranları birkaç puan arttırılıyor,millet yollara dökülüyor.Ya Türkiye de yaşayanlardan gece karısınla ilişkiye girdi diye vergi alınacak hale geldi.Yine ya sabır çekiyoruz.O halde ülke ekonomisini düzelten

 kim ?.Hükümetmi? Yoksa Türk halkımı? Türk halkı onurlu yaşama mücadelesi veriyor.Kan kusuyor ama dışarı karşı kızılcık şerbeti içtim diyor.Ama kan kustuğunu seçimlerde göstereceğe benziyor.AK Parti büyük oynuyor.Oynaması gereken rol de bu.AB nin aşağılamasına,Türkiyenin liderliğine hayır diyenlere çelme koyması insanları gururlandırıyor.

Türk halkı dışarıya karşı ABD ve NATO'nun talimatları ile iç ve dış politikasını şekillendiren bir Türkiye, ABD ve NATO'nun darbe ve  askeri müdahaleleri ile perişan edilen bir  Türkiye , ABD, İsrail ve diğer karanlık güçlerin başrol oynadığı iç savaş provalarının ve sağ-sol, Alevi-Sünni, Kürt-Türk ve benzeri kanlı çatışmaların yaşandığı bir Türkiye, Batılılar tarafından tespit edilen, demokrasi ve insan haklarından yoksun ve aşağılanmış bir Türkiye,Komşuları ile dargın olan bir Türkiye, ilkesiz, kişiliksiz ve onursuz bir Türkiye istemiyor.

Bu halk iktidar tarafından insanca yaşamak için Yaşayacak kadar bir emekli maaşı

Daha az vergi

Yandaşlarını zengin etmeyen iktidar

Mükellefi ile barışık bir vergi düzeni

Hesaplarına el koymayan maliye

Katılım payı diye kesinti yapmayan sosyal güvenlik kurumu

Mahkemeleri iktidarın konrolü altına almayacak bir anayasa değişikliği

Ulus devleti müdafa eden aydınlarını,askerini içeri atmayan bir adalet

Ulusal kaynaklarını koruyan ve onları yok pahasına satmayan bir iktidar

Çocuklarının askerde ölmesini engelleyecek İsrail gibi kararlı bir otorite istiyor.

İşte seçimlerde Türk halkı bunları arayacak.

.

 

 


928 defa okundu.
Yorum Ekle
Yazıcıya Yolla
Arkadaşına Gönder
Word Olarak Kaydet
12.06.2010