Millet olarak kendimizi hep maço olarak tanıtırız.Acaba öylemiyiz?Evde erkeğin lafı geçer deriz.Acaba öylemiyiz?
Millet olarak lafla peynir gemimizi yürütür dururuz.
“Lafla paynir gemisi yürütülmez” deyimini hep kullanırız ama nereden türediğini çoğumuz bilmez.
Bu deyim aşağıdaki hikayeden türemiş.Aynen bu günkü Türk milletinin yaşamına uyuyor
Hikaye şöyle :
Rivayete göre bir zamanlar İstanbul’da, Edirneli Aksi Yusuf adında bir peynir tüccarı varmış. Madrabaz ve cimri biri olup Trakya’dan getirttiği peynirleri İstanbul’da satar, artanını da deniz yolu ile İzmir’e gönderirmiş. İzmir’de peynir fiyatları yükseldikçe elinde ne kadar mal var ise gemilere yükletir fakat taşıma bedelini peşin vermek istemeyerek, kaptanları yalanları ile oyalar dururmuş. “Hele peynirler sağ salim varsın, istediğin parayı fazla fazla veririm” diye vaatlerde bulunurmuş. Birkaç kez aldanan tüccar gemi kaptanlarında birisi, yine İzmir’e doğru yola çıkmak üzereyken diklenmiş: -Efendi, tayfalarıma para ödeyeceğim. Geminin kalkması için masrafım var. Parayı peşin ödemezsen Sarayburnu’nu bile dönmem. Aksi Yusuf her zamanki gibi, -Hele peynirler sağ salim varsın… demeye başlamadan, kaptan: -Efendi lafla peynir gemisi yürümez. Buna kömür lazım, yağ lazım … diyerek parasını almış. Parayı ödemek zorunda kalan Aksi Yusuf gün akşama kadar sayıklayıp durmuş: “Lafla peynir gemisi yürümez ha! Diye diye.
Kahve köşelerinde veyahut iki kişi bir araya geldiğimiz zaman hep fikirler üretir.Hayat şartlarından çektiğimiz çileleri anlatırız.İsyanları oynarız.Hep laflarla kaf dağlarını aşarız.
Hükümete isyan ederiz.Ama sadece isyan ederiz.O kadar da kalır.
Hakkımızı hukukumuz aramayız.
Gazete sayfalarını internetten beleşten okurken şu Yunanistana imreniyorum.Ülke iflas etmiş.Parasız kalan her devlet her yerde olduğu gibi zengine dağil fakire saldırır.İflas eden Yunanistan açığını kapatmak için bir dizi önlemler aldı.Maaşlarda kesinti ve ek zamlar yaptı.
Yapılan zamlar bizim yanımızda devede kulak kalır.
Türk halkı olarak ben bildim bileli hep böyle olur.Yaş az çok atmışa geldi.Yani atmış seneden beri gelen hükümetler hep üstümüze çıkmış.Şöyle hafızamı bir zorluyorum.Ama bir türlü hatırlayamıyorum.Hiç bir zaman Türk halkı vergiden veyahut diğer zamlardan yollara dökülmemiş.Hep kuzu gibi olmuş.Yunan halkına imreniyorum dedim.Çünkü adamlar bir kemer sıkmaya girdiler halk sokaklara döküldü.Haklarını aramak için mücadelesini yapıyorlar.
Neden biz millet olarak kuzu gibiyiz diye kendime soruyorum.Hep laflarla kendizi oyalayıp yerlerde sürünüyoruz.
Türkİye İstatistik Kurumu(TUİK) önceki gün enflasyon rakamların açıkladı... Buna göre yıllık enflasyon %10.13 aylık ise %1.45 çıktı... 2 aylığı ise %3.32 olarak açıklandı Tabii bunlar masa başı hesaplamaların sonucunda ortaya çıkan rakamlar. Bu arada hükümet 2009 sonunda 2010 yılı enflasyon beklentisini %5.3 olarak açıkladı.
Ancak kimse bu rakamlara inanmıyor. Etiketler adeta uçmuş. Birbirleriyle yükselme yarışı içindeler. Onlar yarışırken vatandaş bırakın kiloyu gramla, cebindeki para kadar almaya başlamış. Zaten etiketlerin çoğunda kilo değil, yarım kilo 250 gram fiyatları yer alıyor.
Özellikle dar gelirli bütçesine uygununu bulmak için ordan oraya koşturuyor. Ucuzu ararken ter döken işçi memur emekli, Esnafta pahalıktan şikayetçi. Birçoğu kepenklerini koca gün içinde siftah yapmadan kapatıyor.
Vatandaşın 'Olmazsa olmazı' sınıfına giren 30 ihtiyaç Elektrik,doğalgaz,et,süt,kira,su,toplu taşıma,akaryakıt,,ilaç gibi sayacağımız zaruri tüketim maddelerinin Ortalaması yüzde 38.53 çıktı. Rakam bırakın 2 aylığını yıllığına bile yanaşmadı. Yani masa başı ile sokak arasındaki fark büyüktü... Hükümet ise enflasyonu düşürmekle övünüyordu. Ama masadaki değil, mutfaktaki enflasyonu düşürmek önemli. Çünkü vatandaşın canını oradaki rakamlar yakıyor.
İşte bu gerçekler yaşamın parçası olarak karşımıza çıkarken Hükümetin çıkıp” Türkiye ekonomisi iyiye gidiyor.Türkiye dünyada krizi en rahat bir şekilde atlatıyor.Dünya Türkiyeye gıpta ile bakıyor.Kriz bizi teyet geçti diyenlere nah geçti diyorum.Teğet ancak kendilerine yandaş olanlara,Mısır fabrikası açanlara ,gemicikle uğraşanlara rahat geçiyor.
Türkiye de insanlar açlıkla boğuşuyor.Daha geçtiğimiz günlerde Devletin kurumu çıkıp” Yalovayı batakta olan iller arasında ilklere oturttu.Halkın %99 u icra köşelerinde uğraşıyor.
Oysa bizi yöenetenler halkı gerçek gündemden uzaklaştırmak içim bir gün PKK lıları,Kuzey Irakı,Ergenekonu, Ülkesinin ordularını yönetmiş paşaları tutuklayarak veyahut AB krizi,Bugün ise USA daki Ermeni yasa tasarısı ile oyalıyor.
Şu saydıklarımın onda biri ile karşı karşıa olan bir Yunanistana bakınız.İnsanlar sokaklarda.
Seslerini duyurmaya çalışıyor.Neden Türk milleti bu kadar uysal.?
Bir çocuk bile açlığını ağlayarak dile getirirken neden biz hala öz de değil lafta kalıyoruz.Bunu anlamış değilim. |